Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(C) Zorunlu Savunman Görevlendirilen Sanık Hakkında Yargıtay 6. Ceza Dairesinin Kararı

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2012/6243

K. 2012/14162

T. 12.7.2012

• ZORUNLU SAVUNMAN GÖREVLENDİRİLEN SANIK ( Savunmana Ödenen Avukatlık Ücretinin Mali Geliri Bulunmadığı Anlaşılan Sanığa Yargılama Gideri Olarak Yükletilmesine Karar Verilemeyeceği )

• MALİ GELİRİ BULUNMAYAN SANIK ( Sanığın Savunmasını Yapmak Üzere Zorunlu Savunman Görevlendirildiği - Mali Geliri Bulunmayan Sanıktan Bu Ücretin Talep Edilemeyeceği )

• ADİL YARGILANMA HAKKI ( Avukatlık Ücretinin Mali Geliri Bulunmadığı Anlaşılan Sanığa Yargılama Gideri Olarak Yükletilmesine Karar Verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Düzenlenen Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Düzenlemeye Aykırı Olduğu )

• AVUKATLIK ÜCRETİNİN SANIĞA YARGILAMA GİDERİ OLARAK YÜKLETİLMESİ ( Sanığın Savunmasını Yapmak Üzere Zorunlu Savunman Görevlendirildiği/Sanığın Mali Geliri Bulunmadığı - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Aykırı Olduğunun Gözetileceği )

5271/m.150, 324, 325

5230/m.13

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/m. 6/3-c

ÖZET : Sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne açıkça aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : I- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY.nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;

Sanığın, yağma eylemini anneannesi olan ve aynı konutta ikamet ettiği yakınan Y.B`ye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının ( a )- ( d )- ( h ) bentlerine aykırı biçimde silahla, geceleyin ve konutta işlendiği halde uygulama sırasında ( d ) bendinin gösterilmemesi gösterilen teşdit gerekçesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir.

5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından, yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC.Anayasa`sının 90. Maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, hakim uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.

Bu açıklamalar ışığında;

Mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/3. maddesi uyarınca,sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık M.B. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümden “462.00 TL müdafii giderinin ” çıkarılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube