Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

ASKER KİŞİNİN EV EŞYALARINA VERİLEN ZARARLAR

ÖZETİ:

Oturmakta olduğu lojmanın çatı onarımı sırasında, yağmur sularının evine girmesi sonucu ev eşyaları zarar gören davacı subayın zararının, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerekir.

Davacı, 02 Nisan 2004 tarihinde Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği ve 06 Nisan 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Balıkesir Ordudonatım Okulu ve Eğitim Merkezi Gazi Osmanpaşa Lojmanları Tural Apartmanı Daire 9’da ikamet etmekte iken, 04 Ocak 20004 günü çatı onarımı nedeniyle tüm kiremitlerin kaldırıldığı bir sırada yağmur sularının kalorifer borularının betonla birleştiği yerdeki boşluklardan lojmanına girdiğini, eşi ile birlikte derhal su boşaltımı işine giriştiklerini ancak bu arada bir çok eşyasının zarara uğradığını, talebi üzerine 09 Ocak 2004 tarihinde lojmanın değiştirildiğini, çatı onarım işini üstlenen müteahhit firmanın adına tahsis edilen lojmanın plastik boyasını, temizliğini, eşyaların taşınması, halıların temizlettirilmesi, banyo giderinin onarım işlerini yaptırarak zararı karşıladığını, ancak mobilyalarında oluşan ve Balıkesir Umum Marangozlar Derneği tarafından tespit edilen toplam 395.000.000 TL. zararın karşılanmadığını, bu iş için 30.000.000 TL. ‘de bilirkişi ücreti ödendiğini, belirterek, lehine toplam 425.000.000 TL. maddi, her iki çocuğu için ayrı ayrı 100.000.00 TL., eşi için 200.000.000 TL. ve kendisi için 150.000.000 TL. olmak üzere toplam 550.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Balıkesir Ordudonatım Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı emrinde görevli olan davacının, Balıkesir garnizonunda bulunan ve mülkiyeti Milli Savunma Bakanlığı’na ait bulunan Gazi Osmanpaşa Lojmanları Tural Apartmanı Daire:9 adresinde ikamet ettiği, 04 Ocak 2004 tarihinde lojmanın çatı onarımı nedeniyle kiremitlerin kaldırıldığı bir sırada yağan yağmur sularının davacının oturduğu daireye girdiği ve ev eşyaların bir kısmına zarar verdiği, bunun üzerine davacıya 09 Ocak 2004 tarihinde Garnizon Komutanlığınca yeni bir lojman tahsis edildiği ve yeni lojmanının boya-badana, temizlik, onarım, su basması nedeniyle kirlenen halı ve kilimlerin yıkatılması işlerinin lojman onarımından sorumlu müteahhit firma tarafından yaptırıldığı ve masraflarının karşılandığı, ancak davacının mobilyalarında meydana gelen ve Balıkesir Umum Marangozları Odası tarafından tayin olunan bilirkişilerce tespit olunan toplam 395.000.000 TL. zararın karşılanmadığı, bu işlem için davacı tarafından ödenen 30.000.000 TL. bilirkişi ücreti de dikkate alındığında, davacının toplam maddi zararının 425.000.000 TL. olduğu anlaşılmıştır.

Davalı idarece, idari müracaatta bulundurulmaksızın açılan bu davada , 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ve 45 inci maddeleri uyarınca dava dilekçesinin görevli mercie tevdiine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen davalı idarenin, talep hakkında işlem tesis etmeyerek davanın reddi yönünde savunma yapması karşısında usul ekonomisi yönünden pratik bir fayda sağlamayacak bu talebe iştirak edilememiştir.

Davalı idarece, bu davaya bakma görevinin askeri idari yargıya ait olmadığı ileri sürülmüş ise de; mülkiyeti Milli Emlak’a ait olmakla beraber fiilen davalı Bakanlık bütçesine konan ödenekle bu Bakanlığın sorumluluğuna verilen bir kamu konutundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılan davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, benzer bir olayda Uyuşmazlık Mahkemesi, bu tip davalara bakma görevinin askeri idari yargıya ait olduğuna karar vermiştir. (Bkz.Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, 10.03.2003;E.2003/17, K.2003/16). Dava konusu olay bina malikinin sorumluluğu ile ilgili olduğundan, bu hususun incelenmesinde yarar görülmüştür.

Bilindiği üzere, yapı eseri malikinin sorumluluğu Borçlar Kanununun 58 nci maddesinde ifadesini bulan ve kusura dayanmayan bir sorumluluktur. Bu maddeye göre bir binanın ya da inşa eserinin maliki, o şeyin kötü yapılmasından ya da bakım noktasından doğan zararlar ile sorumlu tutulmuştur.

Yapı yada inşa eseri malikinin sorumluluğu için kusur gerekli olmadığı gibi kurtuluş kanıtı ileri sürülebilme olanağı da kendisine tanınmamıştır. Öyle ki, yapımda en iyi uzmanların kullandığını, bakım için de aynı biçimde davranıldığını, zarar meydana gelmemesi amacıyla tüm özeni gösterdiğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulamaz. Her ne kadar B.K.nun 58 inci maddesinde “Muhafaza kusurundan” deyimi kullanılmış ise de, burada söz konusu olan bakım noksanıdır. Malikin sorumlu tutulabilmesi için tesis ya da inşadaki bozukluğun ya da bakım noksanının, malikin kusurundan ileri gelmesi gerekli değildir. Bundan ötürüdür ki; malikin yapıdaki eksikliğin nedeni olan özensizliği, kusur derecesini bulmasa bile, meydana gelen zarardan malik sorumlu olacaktır. Bu bakımdan, zarar ile binanın kullanılması arasında illiyet bağının bulunması, sorumluluk için yeterlidir. (Mustafa Reşit KARAHASAN, Türk Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Cilt:1, s.732-734, İstanbul 2003)

Kanun koyucunun, Borçlar Kanununun 58 inci maddesiyle amaçladığı, bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenlere mümkün olduğu kadar dolaysız olarak zararlarını tanzim imkanı sağlamaktadır. Malik, gerçek kişi olabileceği gibi, özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir. (Nevzat KOÇ, Bina ve Yapı Eseri Maliklerinin Hukuki Sorumluğu, s.47, Ank. 1990). Söz konusu sorumluğunun şartları şunlardır. (Mustafa Reşit KARAHASAN, a.g.e, s.745-758)

1. Malik niteliğinin bulunması: B.K.nun 58 inci maddesi uyarınca sorumluluk yalnızca malike aittir. Bina kirada dahi olsa yine malik sorumlu tutulur.

2. Zararın meydana gelmesi: Yapı noksanından veya bakımındaki eksiklikten bir zarar meydana gelmelidir. Bu zarar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir.

3. İlliyet bağının bulunması: Malikin zarardan sorumlu tutulabilmesi için, zararın, yapı noksanından ya da bakımsızlıktan meydana gelmesi bir başka ifade ile zarar ile yapı noksanı veya bakımsızlık arasında nedensellik bağının bulunması zorunludur.

Bu açıklamalar ışığında dava konusu olayımıza dönüldüğünde, gerçek anlamda mülkiyeti milli emlake ait olmakla beraber, fiilen davalı Milli Savunma Bakanlığı bütçesine konulan ödenekle bu Bakanlığın bakım sorumluluğunda bulunan Balıkesir garnizonundaki askeri lojmanlarda oturan davacı subayın lojmanını, çatı onarımı sırasında yağmur sularının bastığı ve bir kısım eşyalarının zarara uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davalı idarece, söz konusu zararın müteahhit firmanın ihmali sonucu ortaya çıktığı, Bakanlığın bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de; yukarıda da izah edildiği üzere, yapı eseri maliki olan davalı idarece her türlü tedbirler alınmış olsa, idareye izafe edilebilecek bir kusur bulunmasa dahi, bakım hatasından kaynaklandığı şüphesiz olan mevcut zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır. Esasen sözü edilen zararın karşılanması, Anayasanın 125 inci maddesinde yer alan “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür” hükmünün de bir gereğidir.

Davacının mobilyalarında meydana gelen ve bilirkişi raporuyla da kanıtlanan zararının toplam 425.000.000 TL. olduğu kabul edilmiştir.

Ayrıca davacının olay nedeniyle duyduğu üzüntüsünü kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın oluş şekli, davacının statüsü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak takdiren kendisine uygun miktarda manevi tazminat verilmesi benimsenmiştir.

Davalı idarece, dava dilekçesinde davacı olarak eş ve çocukların bulunmadığı dolayısıyla sadece davacının talebi olan manevi tazminat miktarının karşılanması gerektiği belirtilmiş ise de; davacının ailesinin çektiği manevi üzüntüyü izah edebilmek için dava dilekçesinde böyle bir ayrıma gittiği ve neticede tek bir davacı olarak toplam 550.000.000 TL. manevi tazminat talebinde bulunduğu kanaatine varıldığından, bu iddiaya itibar olunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle;

Davacı …………….’a, istemi gibi 425.000.000 TL. (DÖRTYÜZYİRMİBEŞMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE

Dergi No:20
Karar Dairesi:AYİM.2.D.
Karar Tarihi:01.12.2004
Karar No: E.2004/359
Karar No: K.2004/896

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube