Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
 
11 Aralık 2012 tarihinde,
Baskan
Guimondi Raimondi,
Yargıçlar
Danute Jociene,
Peer Lorenzen,
Dragoljub Popovic,
Isıl Karakas,
Nebojsa Vucinic,
Paulo Pinto de Albuquerque,
ve Daire yazı isleri müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla olusturulan Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi (Đkinci Dairesi), yapılan müzakereler sonrasında referansları
ile basvuru tarihlerinin ekte yer aldığı basvuruları dikkate alarak asağıdaki kararı
vermistir:
OLAY VE OLGULAR
Türk vatandası olan basvuranların, isim, soy isim, doğum tarihi ve ikametgâhları ile
kendilerini temsil eden avukatların isimleri ekli listede sunulmaktadır.
A. Davanın kosulları
Basvurunun kendine özgü kosulları, taraflarca ifade edildiği sekilde, asağıdaki gibi
özetlenebilir:
Basvuranlara ait tasınmaz tapu kayıtları, mahkeme kararları doğrultusunda her
hangi bir tazminat ödenmeksizin, değisik tarihlerde Hazine lehine iptal edilmistir.
Kararlar, ihtilaf konusu mülklerin, hem Devlete ait orman arazisi (“2B” arazileri)
olmalarına hem de orman vasfını kaybetmeden evvel tespit islemlerinin
gerçeklesmesine dayanmaktadır. Sonuç olarak, tapu kayıtlarının basvuranlar yararına
düzenlenmesi hukuka uygun olmayıp bu sebepten ötürü iptal edilmeleri gerekiyordu.
B. Đlgili iç hukuk kuralları ve uygulamaları
1. Son içtihadı gelismeler
AĐHM tarafından orman arazileriyle ilgili alınan kararların ardından (bkz., diğerleri
arasından, Turgut ve diğerleri v. Türkiye, no 1411/03, 8 Temmuz 2008), Yargıtay içtihat
3
değistirmis ve dava konusu tasınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle
tapu kaydının iptal edilmesi durumunda; kisinin, devlet tarafından tutulan tapu
sicilinden doğan tüm zararlardan sorumlu olacağının düzenlendiği Medenî Kanun’un
1007. maddesine dayanarak, tazminat almasına imkan tanımaktadır. Yargıtay ayrıca,
tazminat davasının tapu kaydının iptal edilme tarihinden itibaren on yıl içerisinde
açılabileceğine karar vermistir.
AĐHM, Yargıtay’ın bu yeni içtihadına ve Altunay v. Türkiye (kabul edilebilirlik
kararı), no. 42936/07, §§ 21-27, 17 Nisan 2012) kararına atıfta bulunmaktadır.
2. Son yasal gelismeler
Millet Meclisi 18 Nisan 2012 tarihinde 6292 sayılı Kanunu (Resmi Gazetede
yayımlanmıs ve 26 Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe girmistir) kabul etmistir; bu
Kanunun 7. maddesi, tapuları iptal edilen “2B” arazilerinin son sahiplerine iade
edilmesini öngörmektedir.
Aynı madde, tasınmazın iade edilemeyeceği bazı durumları açıklamakta ve benzer
durumda, hak sahiplerine tasınmazları yerine, rayiç bedellerin ödenmesi gerektiğini ya
da rayiç bedellerine uygun tasınmazlar verilmesi gerektiğini düzenlemektedir.
SĐKÂYETLER
Basvuranlar, Sözlesme’nin 6.,13.,14. ve 17. maddelerini içeren çesitli hükümlerine
ve Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, tapu kayıtlarının tazminat
ödenmeden iptal edilmesini haksız ve adaletsiz bulduklarını ileri sürmektedirler.
HUKUKĐ DEĞERLENDĐRME
Mahkeme, ortaya konulan sorular ve olaylara iliskin davaların benzerliğine
dayanarak, Đçtüzüğü’nün 42. maddesinin 1. paragrafı uyarınca bu davaların
birlestirilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
Dava kosullarının hukuki nitelendirmesi konusunda yetkili olan AĐHM,
tarafların mahkemeye atfettiği nitelendirmeye bağlı değildir (bkz. diğerleri arasında,
Remzi Aydın v. Türkiye. no. 30911/04, § 44, 20 Subat 2007). Somut olayda Mahkeme
Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamında basvuranların sikâyetlerinin incelenmesi
gerektiği kanaatindedir.
4
Mahkeme daha önce de iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle benzer
basvuruları incelediğini ve kabul edilemez olduklarına karar verdiğini gözlemlemistir.
Bundan dolayı, iç hukuk yolları basvurular yapıldıktan sonra olusturulmus olsa
dahi Mahkeme, Medeni Kanunu’nun 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunun ve
ayrıca 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesince son olarak düzenlenen iade/tazminat
yolunun Sözlesme’nin 35. maddesinin 1. paragrafı bağlamında tüketilmesi gereken iç
hukuk yolları olusturduğunu değerlendirmistir (yukarıda anılan Altunay, §§ 30-38, ve
Arıoğlu v. Türkiye (kabul edilebilirlik kararı), no 11166/05, §§ 22-35, 6 Kasım 2012).
Mahkeme, somut olayda baska bir yaklasımda bulunmasını gerektiren hiçbir
kosulun bulunmadığını açıkça görmektedir.
Dolayısıyla Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle
basvuruların kabul edilemez olduklarına karar vermistir.
Bu gerekçelerle, AĐHM oybirliği ile,
Basvuruların birlestirilmesine ve kabul edilemez olduklarına karar vermistir.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube