Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

                     İDARİ İŞLEMLERDEN DOĞAN TAZMİNAT DAVALARI

ÖZETİ:Davacının, hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla saptanan bir idari tasarrufla Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulundan çıkarıldığı, İdare ajanlarının hukuka aykırı güvenlik soruşturması sonucunu esas olarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koyduğu, davacının hukuka aykırı olarak hakkında tesis edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle hayata geç atılmasından kaynaklanan maddi zararının, idarece, hizmet kusuru esaslarına göre karşılanması gerektiği.

Davacı, 27.08.2010 tarihinde kayıt altına alınan ve AYİM 2’nci Dairesinin 16.09.2010 gün, 20108/954-932 E.K. sayılı kararı ile reddine karar verilen dava dilekçesi ile 20.10.2010 tarihinde sunduğu yenileme dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulunda 2’nci sınıf eğitimine devam ettiği sırada okul Disiplin Kurulunun kararı ile askeri öğrencilik için gerekli vasıfları taşımaması gerekçesi ile 04.02.2010 tarihinde okuldan ilişiğinin kesilmesine karar verildiğini, bu kararın iptali amacıyla açılan dava sonucunda AYİM 2’nci Dairesinin 18.05.2010 gün, 2010/193-655 E.K. sayılı kararı ile okuldan çıkarma işleminin iptaline karar verildiğini, bu şekilde hukuka aykırı olarak statüden çıkarılması nedeniyle maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürmüş ve 14.140 TL maddi tazminat ile 5.860 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2008-2009 eğitim döneminde Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu K.lığında askeri öğrenci olarak öğrenim görmeye başladığı, yaptırılan güvenlik soruşturmasının menfi sonuçlandığı değerlendirilerek okuldan çıkarılmasına karar verildiği, okuldan çıkarma kararının AYİM 2’nci Dairesinin 18.05.2010 gün, 2010/193-655 E.K. sayılı kararı ile sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine davacı vekili tarafından işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. T.C. Anayasasının 125’inci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasa’da belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin veya işlemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Bu şartlardan birinin yokluğu idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır. Bu nedenle ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem ve işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illiyetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse veya zarara yol açan eylem veya işlem idareye yüklenebilir nitelikte değilse, idarenin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır. Davacının, hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla saptanan bir idari tasarrufla Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulundan çıkarıldığı maddi bir vakıadır. İdare ajanlarının hukuka aykırı güvenlik soruşturması sonucunu esas olarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Davacının hukuka aykırı olarak hakkında tesis edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle hayata geç atılmasından kaynaklanan maddi zararının, idarece, hizmet kusuru esaslarına göre karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 27.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 11.121,00 TL. maddi tazminat hakedişinin mevcut olduğu bildirilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare tarafından; ödenen SGK primlerinin de maddi yarar kabul edilmesi gerektiği yönünde itiraz edilmiş, ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince fayda olmadığı değerlendirildiğinden itiraz dikkate alınmamış ve Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere uygun bulunan, hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda uygulama yapılmasına karar verilmiştir. Davacının olay nedeniyle duyduğu acı ve ıstırabı karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, davacının askerlik statüsü, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle ; 1. Davacı ….’ye hesap bilirkişi raporu uyarınca 11.121,00 TL. (ONBİRBİNYÜZYİRMİBİR TÜRK LİRASI) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 2. Davacı ......’ye takdiren, 3.000,00 TL. (ÜÇBİN TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 12 EKİM 2011 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (AYİM 2.D.,12.10.2011; E 2010/1236, K. 2011/1302)

Dergi No:27
Karar Dairesi:AYİM 2.D
Karar Tarihi:12.10.2011
Karar No: E 2010/1236
Karar No: K. 2011/1302

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube