Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
SÜLEYMANOĞLU V. TÜRKĐYE
(Basvuru no 38283/04)
KARAR
STRAZBURG
29 Ocak 2013
Đsbu karar Sözlesme’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen kosullar çerçevesinde kesinlesecek olup
bazı sekli değisikliklere tabi tutulabilir.
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
2
2
Süleymanoğlu v. Türkiye davasında,
Baskan
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Danutė Jočienė,
Peer Lorenzen,
Dragoljub Popovic,
András Sajó,
Isıl Karakas,
Paulo Pinto de Albuquerque,
ve Yazı isleri müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla olusturulan Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’nin (Đkinci Daire) 8 Ocak 2013 tarihinde gerçeklestirdiği kapalı müzakereler
neticesinde anılan tarihte asağıdaki kararı vermistir:
USUL
1. Davanın dayanağı, bir Türk vatandası olan Ayhan Süleymanoğlu’nun (« Basvuran
») Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması`na iliskin Sözlesmenin (« Sözlesme »)
34. maddesi uyarınca 26 Ağustos 2004’da Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde yaptığı bir
basvurudur (basvuru no: 38283/04).
2. Basvuran, Van`da avukat olan M.Z. Saylık tarafından temsil edilmektedir. Türk
hükümeti (« Hükümet ») kendi görevlisi tarafından temsil edilmistir.
3. 10 Eylül 2007 tarihinde basvuru Hükümete bildirilmistir. Ayrıca, Sözlesmenin 29/3.
maddesi uyarınca, dairenin davanın esası ve kabul edilebilirliği hakkında aynı zamanda
hüküm vermesine karar verilmistir.
4. Hükümet, görüslerini verilen süre dısında bildirmistir. Bu nedenle, 11 Mart 2008
tarihinde, Daire baskanı Đç tüzüğün 38. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu görüslerin Mahkeme
tarafından incelenecek dosyaya dâhil edilmeyeceğine karar vermistir.
OLAY VE OLGULAR
I. DAVANIN KOSULLARI
5. Basvuran 1973’te doğmustur ve Van’da ikamet etmektedir.
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
3
3
6. 15 Aralık 2000 tarihinde, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine Baskale (Van) Sulh
Ceza Mahkemesi hâkimi, basvuran gıyabında tutuklama kararı vermistir. Basvuran silahlı
çatısmaya katılmakla suçlanmıstır.
7. 2 Ocak 2001 tarihli iddianame ile Van Cumhuriyet Savcısı Ceza Kanunu’nun 464/1
maddesine dayanarak basvuran hakkında kamu davası açmıstır.
8. 23 Ocak 2003 tarihinde, Van Ağır Ceza Mahkemesi, basvuran gıyabında, atılı suçun
mahiyeti, niteliği ve mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak vermis olduğu
tutukluluk kararının devamına karar vermistir.
9. 4 Mart 2004 tarihinde, basvuran, Van`dan yaklasık 1600 km uzaklıkta olan Bursa
sehrinde yakalanmıs ve bu sehirde Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi önüne çıkarılmıstır. Hâkim,
basvuranın 15 Aralık 2000 tarihli hakkında tutuklama kararı verilmis olan kisi olduğunu
saptamıs ve bu nedenle Bursa Cezaevine gönderilmesine karar vermistir.
10.30 Mart 2004 tarihinde gerçeklestirilen durusmada Van Ağır Ceza Mahkemesi
basvuranın Bursa`daki tutukluluk halinden haberdar olarak, basvuranın Van`a sevki yönünde
karar vermistir.
11. 26 Nisan, 5 ve 24 Mayıs ile 9 Temmuz 2004 tarihlerinde, basvuran suçsuzluğunu
kanıtlamak amacıyla Van Ağır Ceza Mahkemesinden Van’a sevkini istemistir. Aynı zamanda
salıverilmeyi de talep etmistir.
12. 29 Nisan, 27 Mayıs ve 24 Haziran 2004 tarihlerinde yapılan durusmalarda, ağır
Van Ağır Ceza Mahkemesi heyeti basvuranın Van`a gönderilmesi kararını tekrarlamıs ve atılı
suçun mahiyeti, niteliği, mevcut delil durumu, tutuklu geçirilen süreyi dikkate alarak
tutukluluk halinin devamına karar vermistir.
13. Basvuranın katılmadığı 19 Temmuz 2004 tarihli durusmada ağır ceza mahkemesi,
basvuranın tahliyesine karar vermistir.
14. 6 Ekim 2005 tarihinde ağır ceza mahkemesi, Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasına
uygun olarak delil yetersizliğinden basvuran hakkında beraat kararı vermistir.
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK KURALLARI VE UYGULAMALARI
15. Eski Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın 108. maddesinde, “sanık tutuklama
müzekkeresi üzerine tutulduğunda derhal ve nihayet yirmi dört saat içinde yetkili hâkim
önüne çıkarılarak sorguya çekilir ve tutmanın devam edip etmeyeceği hakkında bir karar
verilir. Sanığı en yakın hâkim önüne getirmek için gerekli süre bu yirmi dört saatlik süreye
dâhil değildir. “ hükmü yer almaktadır.
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
4
4
16. Eski Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın 108. maddesinde “Sanık 108 inci maddede
gösterilen süre içinde yetkili hâkim önüne çıkarılamazsa aynı süre içinde tutulma yerine en
yakın sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. Sorguya çekilmede tutuklama müzekkeresinin geri
alındığı veya tutulan kimsenin tutuklama müzekkeresinde yazılan sahıs olmadığı anlasılırsa
sanık hemen salıverilir.”hükmü yer almaktadır.
HUKUKĐ DEĞERLENDĐRME
1. SÖZLESMENĐN 5. MADDESĐNĐN ĐHLALĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
17. Basvuran, Sözlesmenin 5 ve 6. maddelerini ileri sürerek gıyabında verilen
tutuklama kararı gereğince yakalanıp Bursa Cezaevi’ne konulması dolayısıyla yetkili
mahkeme önünde kendini müdafaa edememis olmaktan sikâyetçidir.
18. Ayrıca kendisine yöneltilen suçlara iliskin olarak ifadesinin alınması için hiçbir
sekilde Van`a getirilmemekten sikâyetçidir. Böylece, kendisine göre, hürriyetinden mahrum
edilmesinin yasallık durumunu yetkili bir mahkemeye inceletme hakkından yoksun bir sekilde
üç aydan fazla bir süre boyunca tutuklu kalmıstır.
19. Mahkeme bu sikâyetleri Sözlesmenin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ısığında
incelemeyi uygun görmüstür.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
20. AĐHM, basvurunun Sözlesme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında
dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. Diğer taraftan AĐHM, baska herhangi bir
kabul edilemezlik sebebine rastlamadığını ifade etmektedir. Bu nedenle, basvurunun kabul
edilebilir olduğuna karar vermektedir.
B. Esasa iliskin
21. Sözlesmenin 5. maddesinin 3. fıkrasına iliskin olarak Mahkeme, bu maddenin
sadece tutuklanan kimsenin yargı merciilerine erisim hakkını garanti altına almakla kalmayıp,
aynı zamanda önüne çıkarıldığı yargı merciine tutuklu lehindeki ya da aleyhindeki kosulları
inceleme; tutuklamayı haklı kılacak sebeplerin bulunması durumunda kararı hukuki kriterlere
uygun olarak verme, haklı sebeplerin bulunmaması durumundaysa salıverme kararı verme
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
5
5
zorunluluğu yüklediğini hatırlatmaktadır. Bir baska ifadeyle, Sözlesmenin 5. maddesinin 3
fıkrası, yargı merciilerine tutukluluğun yerindeliği hakkında inceleme yapma yükümlülüğü
(Aquilina v. Malta [GC], no 25642/94, § 47, CEDH 1999-III) ve tutukluluk hakkında haklı
nedenlerin bulunmadığı durumlarda salıverme kararı verme yükümlülüğü getirmektedir.
(Schiesser v. Đsviçre, 4 Aralık 1979, § 31, A serisi no 34, ve Assenov ve diğerleri v.
Bulgaristan, 28 Ekim 1998, § 146, Karar ve Hükümler Derlemesi 1998-VIII).
22. Mahkeme, Van sehrine sevk edilmeyi beklerken basvuran hakkında Bursa
Cezaevine alınma kararını veren Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin yetkisinin, dosyanın
incelenmesi ve olayın gerçeklestiği tarihteki yasal mevzuat dikkate alındığında Eski Ceza
Muhakemeleri Usulü Yasası’nın 109. maddesine göre yalnızca su iki durumda basvuranın
serbest bırakılmasına karar vermeyi kapsadığını tespit etmistir: tutuklama kararının
kaldırılması ve tutuklanan sahsın aranan kisi olmaması. Bir baska ifadeyle, Mahkemeye göre,
Bursa Sulh Ceza Mahkemesi hâkimi basvuran hakkında verilmis olan tutukluluk kararının
yerindeliği konusunda hukuken değerlendirme yapmaya yetkili değildir.
23. Ayrıca Mahkeme, söz konusu hâkimin, hakkında gıyabi tutuklama kararı verilmis
sahsın basvuran olduğunu teyit etmek için yalnızca kimliğini kontrol etmekle yetindiğini,
sahsın ifadesini almadığını ve tutukluluk kararının yerindeliğini incelemediğini tespit etmistir.
24. Yukarıda belirtilenlerin ısığında Mahkeme, basvuranın bu hâkim karsısına
çıkarılmasının Sözlesmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının gerekliliklerini yerine getirecek
nitelikte olmadığına karar vermistir.
25. Sonuç olarak mahkeme, basvuranın Sözlesmenin 5. maddesinin 3. fıkrası
bağlamında hâkim önüne çıkarılmadığı kanaatine varmıstır.
26. Bu nedenle, Mahkeme Sözlesmenin bu maddesinin ihlal edildiğine karar vermistir.
27. AĐHM, Sözlesme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasının, yakalama veya tutuklama
yoluyla özgürlüğünden yoksun bırakılan kisiye, özgürlüğünden yoksun bırakılmasının
“yasaya uygunluğunun” özünü olusturan usule ve esasa iliskin kosullar hakkında dava
açabilme hakkı tanıdığını yinelemektedir. Sözlesmenin 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca
yapılan yargılamalarda, Sözlesmenin 6. maddesinin 1. fıkrasınca hem ceza hem de hukuk
yargılamaları için öngörülen teminatların sağlanması her zaman gerekli olmasa da
(Reinprecht c. Autriche, no 67175/01, § 39, CEDH 2005-XII), bu madde bağlamında da
yapılan yargılamalar adli nitelik tasımalı ve özgürlükten mahrum bırakma durumlarında
basvuranlara uygun olan teminatlar verilmelidir (D.N. c. Suisse [GC], no. 27154/95, § 41,
CEDH 2001-III). Ayrıca, Sözlesme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, tutukluluğunun
gözden geçirilmesi esnasında, yapılan yargılamalarda “çekismeli yargı” ve “silahların
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
6
6
esitliği”( taraflar arasında, yani savcı ve tutuklu kisi arasında) ilkelerine riayet edilmesi
gerekmektedir (bkz. Nikolova –Bulgaristan [GC], no. 31195/96, §58, AĐHM 1999-II,).
Ulusal mevzuat bu gerekliliği farklı düzenlemelerle sağlayabilmektedir. Ancak Mahkemeye
göre, uygulanacak metot herhalde ilgili kisiye dava içeriğinden ve savcının görüsünden
haberdar olma ve bunlara etkin olarak itiraz etme imkânı sağlamalıdır (Lietzow Almanya`ya
karsı, no 24479/94, § 44, CEDH 2001-I). Bir uygulamanın Sözlesmenin 5. maddesinin 4.
fıkrasında bulunan gerekli teminatları sağlayıp sağlamadığını belirlemek için, gerçeklestiği
kosulların özel durumlarını göz önünde bulundurmak gerekmektedir. (Megyeri v. Almanya
karsı 12 Mayıs1992, § 22, seri A no 237-A).
28. Mahkeme ayrıca Sözlesmenin 5. maddesinin 4. fıkrasından kaynaklanan ilk
teminatın tutuklamaya karsı itiraz edilen hâkim tarafından dinlenilmek hakkına sahip olmak
olduğunu hatırlatmaktadır. Sözlesmenin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinde belirtilen
kosullara uygun olarak tutuklu bulunan sahıslar için Sözlesmenin 5. maddesinin 4. fıkrası
durusma yapılmasını gerektirmektedir (Nikolova, yukarıda belirtilmis, § 58, Reinprecht,
yukarıda belirtilmis, § 31, Svipsta v. Letoniya`ya,, no 66820/01, § 129, CEDH 2006-III, Włoch
v. Polonya,, no 27785/95, § 126, CEDH 2000-XI, Schöps v. Almanya, no 25116/94, § 44,
CEDH 2001-I, ve Bağrıyanık v. Türkiye, no 43256/04, § 50, 5 Haziran2007).
29. Mahkeme, somut olayda, basvuranın, tahliye taleplerini incelemek ve gerektiğinde
tahliyesine karar vermekle görevli tek mahkeme olan Van Ağır Ceza Mahkemesi huzuruna
hiçbir zaman çıkarılmadığını kaydetmektedir.
30. Bu tespit, Mahkeme’nin Sözlesmenin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlal edildiğine
karar vermesi için yeterlidir.
II. SÖZLESMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
31. Basvuran, maddi tazminat olarak 5000 Avro ve manevi tazminat olarak ise 15 000
Avro talep etmektedir.
32. Mahkeme, tespit edilen ihlal ve iddia edilen maddi zarar arasında bir nedensellik
bağı bulunmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla, bu talebi reddetmektedir. Buna karsılık,
basvuranın manevi bir zarara uğradığı kanısındadır. Mahkeme, hakkaniyete uygun olarak,
basvurana 6 500 Avro manevi tazminat verilmesinin uygun olduğuna karar vermistir.
33. Basvuran, yargılama masraf ve harcamaları için herhangi bir talepte
bulunmadığından, Mahkeme bu bağlamda ödeme yapılmasına gerek olmadığını
belirtmektedir.
SÜLEYMANOĞLU v. TÜRKĐYE
7
7
34. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi
kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklenerek elde edilecek oranın uygun olduğu
sonucuna varmaktadır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME OY BĐRLĐĞĐYLE,
1. Basvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözlesmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğine;
3. Sözlesmenin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlal edildiğine;
4. a) Sözlesmenin 44/2 maddesi uyarınca; davalı devletin basvurana kararın
kesinlestiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru
üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç
olmak üzere manevi tazminat olarak 6.500 Avro (altı bin bes yüz avro) ödemekle
yükümlü olduğuna,
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten baslayarak, ödemenin yapıldığı tarihe
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına esit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Diğer adil tazmin taleplerinin reddine karar vermistir.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube