Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

(C) KANUN YARARINA BOZMA YASA YOLU HAKKINDA YARGITAY 2. CEZA DAİRESİNİN KARARI

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2012/18317

K. 2012/15481

T. 30.5.2012

• KANUN YARARINA BOZMA YASA YOLU ( Hukuka Aykırılığın Sanığın Hukuki Durumunu Etkilemesi ya da Değiştirmesi Halinde Mümkün Olduğu - Karara Bağlanması Dahi Zorunlu Olmayan İhbar Niteliğindeki Suç Duyurusunun 5271S.K. Md. 309`un Tanımladığı Anlamda Bir Karar Olmadığı )

• SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA KARAR VERİLMESİ ( Bu Şekildeki İhbarın Esas İtibariyle Her Zaman ve Her Şekilde Yapılması Mümkün Bulunup Beraat Hükmünün Akabinde Karara Bağlanması Kanun Yararına Bozma Yasa Yoluna Konu Edilebilecek Bir Karar Olarak Kabul Edilmesini Gerektirmeyeceği )

• İHBAR NİTELİĞİNDEKİ SUÇ DUYURUSU ( Karara Bağlanması Dahi Zorunlu Olmayan İhbar Niteliğindeki Suç Duyurusunun 5271S.K. Md. 309`un Tanımladığı Anlamda Bir Karar Olmadığı - Bu Şekildeki İhbarın Esas İtibariyle Her Zaman ve Her Şekilde Yapılması Mümkün Bulunduğu )

5271/m.223, 309

ÖZET : Hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesi halinde mümkün olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonunda, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle, beraat kararı verilirken, suçun fail ya da faillerinin tespiti amacıyla suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Bu şekildeki ihbarın, esas itibariyle her zaman ve her şekilde yapılması mümkün bulunup, sanıklar hakkındaki beraat hükmünün akabinde, karara bağlanması, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecek bir karar olarak kabul edilmesini gerektirmeyecektir.

Karara bağlanması dahi zorunlu olmayan, ihbar niteliğindeki suç duyurusunun, 5271 Sayılı Yasanın 309.maddesinin tanımladığı anlamda bir karar olduğundan söz edilemez.

DAVA : Hırsızlık suçundan sanıklar E.T., A.T. ve A.A.`nın beraatlarına, karar kesinleştiğinde faîl ya da faillerin tespiti amacıyla Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına dair, AKSARAY 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve 2008/336 esas, 2011/859 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.04.2012 gün ve 2012/5433/19563 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2012 gün ve 2012/100112 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada elde edilen delillere göre adı geçen sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli her tür şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve bu haliyle sanıkların üzerlerine atlı suçu işlediklerinin sabit olmadığından bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlarına hükmedildikten sonra suçun fail ya da faillerinin tespiti amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucunda hangi durumlarda beraat kararına hükmedileceğinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 223/2. maddesinde gösterildiği, söz konusu maddenin ( b ) bendine göre "yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması" durumunda beraat kararı verilebileceği gibi ( c ) bendine göre "`yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" durumunda da beraat kararına hükmedilebileceğinin düzenlendiği, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması halinde gerçek fail ya da faillerin yakalanması için soruşturmaya devam olunmasının gerekliliği konusunda şüphenin bulunmadığı, ancak suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararının şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin ceza hukukuna hakim ilkenin bir sonucu olduğu, bu durumunda verilen beraat kararının ( b ) bendinde gösterilenden farklı olarak ortada başka fail ya da faillerin olabileceği anlamını taşımayacağı, hakkında yeterli delil bulunmadığından bahisle beraatına karar verilenler yönünden dahi yeniden başlatılan soruşturma sonucunda elde edilecek daha kesin ve inandırıcı delillerin aleyhlerine yeniden yargılama nedeni olarak kabulünün mevcut Ceza Muhakemesi hükümlerine göre olası bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılışekilde suçun fail ya da faillerinin tespiti amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR : Hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesi halinde mümkün olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonunda, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle, 5271 Sayılı Yasanın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilirken, suçun fail ya da faillerinin tespiti amacıyla suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Bu şekildeki ihbarın, esas itibariyle her zaman ve her şekilde yapılması mümkün bulunup, sanıklar hakkındaki beraat hükmünün akabinde, karara bağlanması, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecek bir karar olarak kabul edilmesini gerektirmeyecektir.

SONUÇ : Karara bağlanması dahi zorunlu olmayan, ihbar niteliğindeki suç duyurusunun, 5271 Sayılı Yasanın 309.maddesinin tanımladığı anlamda bir karar olduğundan söz edilemeyeceğinden, ( Aksaray ) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2011 gün ve 2008/336- 2011/859 sayılı kararına yönelik, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube