Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
(H) MENFİ TESPİT İSTEMİ ( Hükme Dayanak Yapılan Bilirkişi Raporu Yargıtay Denetimine İmkan Verecek ve Sonuca Varacak Açıklıkta Olmadığından Konusunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Yargıtay Denetimine Elverişli Bir Rapor Alınıp Asıl ve Birleşen Dava Hakkında Karar Vermek Gerektiği

T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/4383

K. 2012/11654

T. 12.7.2012

• MENFİ TESPİT İSTEMİ ( Hükme Dayanak Yapılan Bilirkişi Raporu Yargıtay Denetimine İmkan Verecek ve Sonuca Varacak Açıklıkta Olmadığından Konusunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Yargıtay Denetimine Elverişli Bir Rapor Alınıp Asıl ve Birleşen Dava Hakkında Karar Vermek Gerektiği )

• BİLİRKİŞİ RAPORU ( Yargıtay Denetimine İmkan Verecek ve Sonuca Varacak Açıklıkta Olmadığından Konusunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Yargıtay Denetimine Elverişli Bir Rapor Alınıp Asıl ve Birleşen Dava Hakkında Karar Vermek Gerektiği - Menfi Tespit İstemi )

• ÇELİŞKİLİ KARAR ( Kararın Gerekçesiyle Hüküm Kısmı Çelişkili Olduğundan Asıl ve Birleşen Dava Hakkında Karar Vermek Gerektiği - Menfi Tespit İstemi )

2004/m.72

ÖZET : Dava, menfi tespit istemidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 8. sayfasının ilk paragrafında bu çeklerin hesaba dahil edilmediği bildirilmiş, akabinde ise yapılan hesaplamada toplama katmıştır. Mahkemece gerekçeli kararın 5. sayfasında bu bedelin dahil edilemeyeceği gerekçeye yazıldığı halde hüküm kısmında toplama katılarak karar verilmiştir. Hal böyle olunca kararın gerekçesiyle hüküm kısmı çelişkilidir. Öte yandan hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine imkan verecek ve sonuca varacak açıklıkta da değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, iddia, savunma, taraf vekillerinin rapora itirazları gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, asıl ve birleşen dava hakkında karar vermekten ibarettir.

DAVA : Taraflar arasındaki karşılıklı birleştirilen menfi tespit itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de: miktar itibariyle bu isteğin reddiyle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı M. A. davalı arasındaki 21.000,00 TL bedelli nakit destek kredisi için kefil olduğunu, müvekkilinin asıl borçluya olan kefaletinin sadece 25.12.2008 tarih 21.000,00 TL bedelli krediye dair olup bunun dışında hiçbir borç ve krediye kefaletinin söz konusu olmadığını, davalı banka tarafından Beyoğlu 4. Noterliği`nin 43975 yevmiye numaralı 12.5.2010 tarihli ihtarnamesinde müvekkilinin kefil olduğu krediden bakiye 12.384,13 TL borç kaldığının bildirildiğini, bu kredinin icra takibine konu olmakla beraber açtıkları davanın konusu olmadığını, müvekkilinin davalı bankaya çek yaprak bedellerinden dolayı bir borcu ve kefaleti bulunmadığını, davalı bankanın bunu bilmesine rağmen müvekkilinden çek yaprak bedeli istemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü`nün 2010/16550 E. sayılı dosyasında 37.281,60 TL müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı bankanın ağır kusurlu olması sebebiyle %100 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkiliyle dava dışı asıl borçlu M. A. ile 25.12.2008 tarihinde 100.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davacının sözleşmenin 2. maddesi gereğince bütün kredilere ve bankacılık işlemlerine kefil olmayı kabul ettiğini bildirerek açılan davanın reddiyle davacının %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.

Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2010/832 E. sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili tarafından davalının kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 2010/16550 E. sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2010/832 E. sayılı dosyasında davalı vekili, Kadıköy 1. İcra Hukuk mahkemesinin 2010/1422 E -2010/1350 K sayılı dosyasında açtıkları davada ödeme emrinin usulsüz olduğuna karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu bu sebeple usul hukuku açısından itirazın iptali davası açılamayacağını, davacının icra takibini Küçükçekmece İcra müdürlüğünde başlattığını, dosyanın yetki itirazıyla Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü 2010/16550 E sayılı dosyası ile 21.7.2010 tarihinde işlem görmeye başladığını, bu tarihe kadar olan ödemelerin alacaktan mahsubuyla davacının yeni bir takip talebi vermesi gerekirken davacının önceki takip talebindeki tutarlar üzerinden takibe devam ettiğini, müvekkilinin kefaletinin bulunduğu nakit destek kredisi yönünden borç ödenmekle davanın konusuz kaldığını, davacının çek yaprak bedellerine dair itirazın iptali talebinin de müvekkilinin çek yaprak bedellerine dair kefaletinin bulunmadığını bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine %100 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.

Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2010/832 E. sayılı dosyasında mahkemece, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle bu dava yukarda anılan Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2010/723 E. Sayılı dosyasında görülen davayla birleştirilip yargılamaya devam edilmiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taraflar arasında düzenlenen genel kredi ve teminat sözleşmesi içeriğinde bu hususlara dair açık bir hüküm bulunmadığı, genel nitelikli kredi sözleşmesinde çek hesabı açılmasına dair açık bir hüküm bulunmaması karşısında bankanın tazmin edilen çek yapraklarından nakde dönüşen alacağı ile çek yaprağı depo tutarını davacı karşı davalı M. A.`tan talep edemeyeceği, müteselsil kefil M. A.`ın takip tarihinden dava tarihine kadar yaptığı ödemelerin de dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davacının açtığı menfi tespit davasında Kadıköy 5.İcra Müdürlüğünün 2010/16550 Sayılı takip dosyasında takip konusu 1.584,54 TL asıl alacak, 2.433,09 TL işlemiş %99 temerrüt faizi, 121,65 TL bsmv olmak üzere toplam 4.139,28 TL dışında borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın takipte haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davacının tazminat talebinin reddine, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2010/832 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında, davalı borçlu tarafından takip tarihinden dava tarihine kadar yapıldığı saptanan 14.800 TL`lik ödeme yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığından bu kısma yönelik talebin reddine, davalının Kadıköy 5. İcra Müdürlüğü`nün 2011/16550 E. sayılı takip dosyasında itirazının kısmen iptaliyle davalının takip tarihiyle dava tarihi arasında yaptığı ödemeler de dikkate alınmak suretiyle 1.584,54 TL asıl alacak, 2.433,09 TL işlemiş faiz, 121,65 TL BSMV olmak üzere toplam 4.139,28 TL ye yönelik itirazının iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %99 oranında temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %40 oranında ( 633,81 TL ) inkar tazminatının davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Menfi tespit davasının davacısı M. A. açmış olduğu davada takip konusu yapılan asıl alacak miktarı olan 15.316,11 TL`nin içerisinde yer alan tahsil edilmiş çek bedeli tutarı olan 2.847,91 TL`den sorumlu tutulamayacağını da bildirmiştir. Nitekim davalı-birleşen dava dosyası davacısı banka keşide etmiş olduğu ihtarnamede, davacı-birleşen dava dosyası davalısı M. A.`ın taksitli ticari krediden dolayı 12.384,13 TL, tahsil edilen çek bedelleri olan 2.847,91 TL ve 81456414 numaralı hesaptan dolayı da 84,07 TL olmak üzere toplam 15.316,11 TL borcu olduğunu bildirmiştir.

Nitekim bilirkişi raporunda da davalı-birleşen dosya davacısı bankanın alacağı hesaplanırken tahsil edilen çek bedelleri de dahil edilmiştir.

Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 8. sayfasının ilk paragrafında bu çeklerin hesaba dahil edilmediği bildirilmiş, akabinde ise yapılan hesaplamada toplama katmıştır. Mahkemece gerekçeli kararın 5. sayfasında bu bedelin dahil edilemeyeceği gerekçeye yazıldığı halde hüküm kısmında toplama katılarak karar verilmiştir.

Hal böyle olunca yukarda yapılan açıklamalar da gözetildiğinde kararın gerekçesiyle hüküm kısmı çelişkilidir. Öte yandan hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine imkan verecek ve sonuca varacak açıklıkta da değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, iddia, savunma, taraf vekillerinin rapora itirazları gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınıp, asıl ve birleşen dava hakkında karar vermekten ibarettir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 12.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..  

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube