Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

DANIŞTAY

10. DAİRE

E. 2008/11098

K. 2012/389

T. 6.2.2012

• VAKIF ŞERHİNİN TERKİNİ ( Vakıf Şerhinin Terkini İstemiyle Açılan Davanın Adli Yargı Yerinde Kabul Edildiği ve Kararın Kesinleştiği - Aynı Davaya İdari Yargıda Bakılmayacağı/Davanın Reddine Karar Verileceği )

• ADLİ YARGININ GÖREV ALANI ( Vakıf Şerhinin Tapu Kayıtlarına İşlenmesinden Önceki Aşamaya İlişkin Uyuşmazlıklarda İdari Yargı Şerhin İdari Yoldan veya Mahkeme Kararı Üzerine Tapu Kayıtlarına İşlenmesinden Sonraki Aşamaya İlişkin Uyuşmazlıklarda Adli Yargı Yerinin Görevli Olacağı )

• YARGITAYCA ONANARAK ADLİ YARGIDA KESİNLEŞEN KARAR ( Vakıf Şerhinin Terkini İstemiyle Açılan Davanın Daha Önce Adli Yargı Yerinde Kabul Edildiği ve Kararın Kesinleştiği - Aynı Davaya İdari Yargıda Bakılmayacağı )

• YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ ( Vakıf Şerhinin Terkini İstemiyle Açılan Davanın Adli Yargı Yerinde Kabul Edildiği ve Kararın Kesinleştiği - Aynı Davaya İdari Yargıda Bakılmayacağı/Davanın Reddine Karar Verileceği )

3402/m.12

ÖZET : Dava, taşınmazın evveliyat kayıtlarında bulunan vakıf şerhinin yeni kayıtlara intikal ettirilmesine ve taviz bedeli karşılığı uğramış olduğu maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Olayda, vakıf şerhinin terkini istemiyle açılan davada verilen karardan ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu taşınmazın evveliyat kayıtlarında vakıf şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kayıtları tesis edildikten sonra alım, satım, ifraz, intikal gibi işlemler nedeniyle yeni tesis edilen tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesinin unutulmuş olması, daha sonra da olsa bu şerhin yeni kayıtlara idari yoldan işlenmesine engel olmamaktadır. Vakıf şerhinin tapu kayıtlarına işlenmesinden önceki aşamaya ilişkin işlemlerle ilgili uyuşmazlıklarda idari yargı vakıf şerhinin idari yoldan veya bir mahkeme kararı üzerine tapu kayıtlarına işlenmesinden sonraki aşamaya ilişkin uyuşmazlıklarda ise, adli yargı yeri görevlidir. İdari yoldan uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydına konulan vakıf şerhinin terkini istemiyle açılan davaya adli yargı yerince bakılmış, vakıf şerhinin terkini yolunda vermiş olduğu karar, Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşmiştir. İdare Mahkemesince; adli yargı yerinin kesinleşmiş kararı ile; davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.

İstemin Özeti : Erzurum 1. İdare Mahkemesince verilen 23.06.2008 tarih ve E:2006/111, K:2008/721 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Savunmasının Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Oltu Malmüdürlüğünün Savunmasının Özeti: Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Erkan Yılmaz

Düşüncesi: Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 23.6.2008 tarih ve E:2006/111, K:2008/721 sayılı kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin bölümünün onanmasına temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın usul hükümlerine uygun bulunmayan diğer bölümlerinin bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: Yalçın Macar

Düşüncesi: Dava, taşınmazın kök tapu kaydında bulunan vakıf şerhinin yeni kayda geçirilmesi ve yoksun kalındığı öne sürülen taviz bedeli karşılığı olarak 8664 TL`nın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Taşınmazın kök tapu kayıtlarında vakıf şerhinin bulunduğu konusunda davanın tarafları arasında çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kadastro ve ardından imar uygulaması sonunda kayıtları yenilenen Hazine adına kayıtlı iken 1979 yılında Oltu Belediyesi adına tescil edilen taşınmazın yeni tapu kaydına idari yolla vakıf şerhi konulamamasından kaynaklanmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava konusu taşınmazın evveliyat kayıtlarında mukataa şerhi bulunduğu halde, tapu tedavülleri ve tapulama işlemleri sırasında yeni tesis edilen tapu sicillerine bu şerhin verilmesinin unutulması, daha sonradan bu şerhin konulmasına engel değildir. Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun 13.11.1996 günlü, E.1996/4-560 K.1996/784 sayılı kararında da belirtildiği üzere, "...kayıt ve; belgelerden aslının vakıf taşınmaz mal olduğunun anlaşılması halinde, vakıf şerhinin intikal ( gitti) kayıtlarına sonradan işaret edilmiş bulunması veya dayanaksız olarak bu şerhin silinmesi yeni maliki bu mükellefiyetten yani taviz bedelini ödemekten kurtaramaz."

Bu açıklamaların yanı sıra davalı idarelerin davacının istemi üzerine 1993 yılında vakıf şerhini tapu kütüğüne geçirmesine karşılık, taşınmaz maliki tarafından açılan dava sonunda Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi`nce verilen ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen kararla, bu şerhin Kadastro Yasası uyarınca yapılan tespitin şerhsiz kesinleşmesinden sonra dayanak kayıtlara göre idare tarafından kayıt üzerinde düzeltme yapılamayacağı, bunun ancak mahkeme kararıyla gerçekleştirilebileceği gerekçesiyle yolsuz şerh olarak nitelendirilerek silindiği de dikkate alındığında, kesinleşen yargı kararı gereğince davacı idarenin vakıf şerhinin tescili için görevli ve; yetkili adli yargı yerine başvurması gerekirken, bu aşamada hem davalı idarelerden söz konusu şerhin yeni kayıtlara geçirilmesini istemesinin dayanağı olmadığı gibi, aslı vakıf olan taşınmazın yeni kayıtlarına geçmeyen vakıf şerhi nedeniyle malikin taviz bedeli ödeme yükü de ortadan kalkmadığından yoksun kalındığı öne sürülen taviz bedelinin tazmini isteminin de hukuksal dayanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, Erzurum İli, Oltu İlçesi, Kazım Karabekir Mahallesi, Göle Caddesi, 71 ada, 25 parsel sayılı taşınmazın evveliyat kayıtlarında bulunan vakıf şerhinin yeni kayıtlara intikal ettirilmesine ve taviz bedeli karşılığı uğramış olduğu 8.644,00 TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Erzurum 1. İdare Mahkemesince ifraz işlemine tabi tutulan ve; Maliye Hazinesi adına tescil edilen, evveliyat kayıtlarında vakıf şerhi bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazın, 19.11.1979 tarihinde Oltu Belediyesine satıldığı ve tapu kaydına vakıf şerhi işlenmeden taşınmazın Belediye adına tescil edildiği, davacının 8.8.1993 tarihli başvurusu üzerine idarece tapu kaydına re`sen vakıf şerhinin işlendiği, Belediyece vakıf şerhinin terkini istemiyle 3.3.1998 tarihinde davacıya karşı Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, evveliyat kayıtlarında vakıf şerhi olmakla birlikte satış suretiyle oluşan yeni bir mülkiyet durumunun ortaya çıkmasından sonra vakıf şerhi olmadan Belediye adına tescil edilen taşınmaza, sonradan idari yoldan vakıf şerhinin konulmasının mümkün olmadığı, şerhin ancak bir mahkeme kararı ile konulabileceği dolayısıyla idari yoldan konulan şerhin yolsuz tescil niteliğinde olduğu hususu belirtilerek idari yoldan konulan vakıf şerhinin terkinine 25.11.1998 tarihinde karar verildiği, bu kararın Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleştiği, yargı kararı uygulanmak suretiyle vakıf şerhinin terkin edildiği, ancak adli yargıdaki dava devam etmekte iken imar uygulaması sonucu uyuşmazlık konusu taşınmazın gittiği 348 ada, 4 parsel sayılı taşınmaza vakıf şerhinin konulduğu görüldüğünden, davanın 71 ada, 25 parselde kayıtlı taşınmaza vakıf şerhinin intikal ettirilmesine karar verilmesine ilişkin kısmının konusunun kalmadığına, kesinleşen yargı kararının uygulanması sonucunda taşınmazdaki vakıf şerhinin terkin edilmesi nedeniyle taviz bedeli kadar uğranıldığı ileri sürülen zararın, Yargıtay kararının davacıya tebliğ edildiği 08.03.1999 tarihinde öğrenildiği, bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması veya idareye başvurulması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 20.7.2000 tarihinde Oltu Tapu Sicil Müdürlüğüne yapılan başvuru üzerine 2.10.2000 tarihinde açılan davanın, tazminat davasına ilişkin kısmının Oltu Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden süresinde olmadığına, bu nedenle adı geçen Müdürlük yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine, tapu sicilinin düzgün tutulmamasından kaynaklanan zararın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli olduğundan, Oltu Malmüdürlüğü yönünden tazminat davasının görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan idare mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyize konu Mahkeme kararının davanın kısmen görev yönünden reddine ilişkin bölümünde, 2577 sayılı Yasanın 49 uncu maddesinde belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, mahkeme kararının bu kısmına yönelik olarak ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmemektedir.

Davacının, anılan mahkeme kararının uyuşmazlığın vakıf şerhinin intikaline karar verilmesine ilişkin kısmının konusunun kalmadığına, Oltu Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden tazminat isteminin süresinde olmadığına ilişkin kısımlarına yönelik temyiz istemlerine gelince;

Olayda, vakıf şerhinin terkini istemiyle açılan davada verilen karardan ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu taşınmazın evveliyat kayıtlarında vakıf şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Tapu kayıtları tesis edildikten sonra alım, satım, ifraz, intikal gibi işlemler nedeniyle yeni tesis edilen tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesinin unutulmuş olması, daha sonra da olsa bu şerhin yeni kayıtlara idari yoldan işlenmesine engel olmamaktadır.

Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin vakıf taşınmaz malları yönünden de uygulanacağına ( 2.4.2004 tarih ve E:2003/1, K:2004/1 sayılı karar) ilişkin kararı, 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 11. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12 nci maddenin 3 üncü fıkra hükümleri uygulanmaz" kuralı uyarınca sözü edilen içtihadın uygulanma olanağı ortadan kaldırılmıştır.

Tapu kayıtları üzerinde yapılacak tescil, terkin ve tashih işlemlerine ilişkin davaların görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girmektedir.

Evveliyat kayıtlarında vakıf şerhi bulunan taşınmazların oluşturulan yeni kayıtlarına, idari yoldan yapılan başvuru üzerine re`sen işlenen veya bir mahkeme kararı üzerine tapu kayıtlarına işlenen vakıf şerhinin kaldırılması istemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevlidir. Bir başka ifade ile vakıf şerhinin tapu kayıtlarına işlenmesinden önceki aşamaya ilişkin işlemlerle ilgili uyuşmazlıklarda idari yargı vakıf şerhinin idari yoldan veya bir mahkeme kararı üzerine tapu kayıtlarına işlenmesinden sonraki aşamaya ilişkin uyuşmazlıklarda ise, adli yargı yeri görevlidir.

Dava konusu olayda, evveliyat kayıtlarında vakıf şerhi olan, ancak değişik nedenlerle tapu kayıtlarına intikal ettirilmeyen vakıf şerhinin, davacının başvurusu üzerine idari yoldan 71 ada, 25 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarına intikalinin yapıldığı, bu şekilde tapu kaydına intikal ettirilen vakıf şerhinin terkini istemiyle açılan davada adli yargı yeri görevlidir. Nitekim idari yoldan uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydına konulan vakıf şerhinin terkini istemiyle açılan davaya adli yargı yerince bakılmış, vakıf şerhinin terkini yolunda vermiş olduğu karar, Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşmiştir.

Bu durumda, adli yargı yerinin kesinleşmiş kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın kaydındaki vakıf şerhinin terkin edilmiş olması karşısında, aynı taşınmazla ilgili olarak vakıf şerhinin, bu defa idari yargı kararı ile; yeniden tapu kayıtlarına intikal ettirilmesine olanak bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın adli yargının görevine girdiği hususu dikkate alındığında, vakıf şerhinin tapuya intikal ettirilmesine ve kesinleşen adli yargı kararı üzerine terkin edilen vakıf şerhinden dolayı taviz bedeli kadar uğranılan zararın tazmin edilmesine karar verilmesi istemiyle açılan bu davanın da görüm ve çözümü adli yargının görevinde bulunmaktadır.

İdare Mahkemesince; adli yargı yerinin kesinleşmiş kararı ile; uyuşmazlık konusu taşınmazın kaydındaki vakıf şerhinin terkin edilmiş olması hususu gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın vakıf şerhinin intikaline karar verilmesine ilişkin kısmının konusunun kalmadığı, davanın tazminata ilişkin kısmının Oltu Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden süresinde olmadığı yolunda verilen kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 23.06.2008 tarih ve E:2006/111, K:2008/721 sayılı kararının davanın görev yönünden reddine ilişkin bölümünün onanmasına, temyiz isteminin kısmen kabulü ile; kararın usul hükümlerine uygun bulunmayan diğer bölümlerinin bozulmasına, bozulan kısım için yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY: Uyuşmazlık konusu taşınmazın evveliyat kayıtlarında vakıf şerhinin bulunmasına karşın, bu şerhin tapu kayıtlarına intikal ettirilmemesi nedeniyle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla açılan davanın tazminata ilişkin kısmının görüm ve çözümü idari yargının görevinde bulunmaktadır.

Bu şerhin adli yargı kararı nedeniyle silinmiş olması bu davadaki görevli yargı yerini değiştirmeyecektir. Zira bu davanın bu kısmına ilişkin davacının iddiası, tapu idaresinin kendi yetki alanına giren ve idari faaliyet kapsamındaki bir idari görevini gerektiği gibi yerine getirmediği ve bu nedenle davacıyı zarara uğrattığı esasına dayanmaktadır. Mevzuatımızda tapu idaresinin idari nitelikteki faaliyetlerinden doğan davaların adli yargı mercilerinde görüleceğine dair özel bir yasal düzenleme olmadığına göre, bu tür davaların genel hükümlere göre idari yargı yerlerinde görüleceği tabidir.

Ayrıca tapu idaresinin zarara sebebiyet veren eylem veya işlemi yapma nedeninin adli yargı kararını uygulama kapsamında olup olmadığının idari yargı mercilerince değerlendirilmesine de hukuksal engel bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, temyize konu mahkeme kararının tazminata ilişkin kısmının esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacının tazminat isteminin Oltu Malmüdürlüğüne ilişkin kısmının görev yönünden reddine ve Oltu Tapu Sicil Müdürlüğüne ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine karar veren mahkeme kararının göreve ilişkin kısmını onayan, süre aşımına ilişkin kısmını görev yönünden bozan Daire kararına katılmıyorum.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube