Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

Askeri Hizmetin Bünyesinden Doğan Diğer Zararlar

ÖZETİ:

Davacının birlik bölgesinde çevre düzenleme çalışması yapılması faaliyetinde görevli olduğu, çimlerin kenarındaki taşların dizilmesi esnasında taşın yere atılması sonucunda sıçrayan taş parçasının davacının sağ gözüne isabet ederek yaralandığı, bu sebeple uzuv tadili ve sabit eser meydana geldiği, davacının yaralanmasında idareye yüklenebilir kusur bulunmamakla birlikte, olayın hizmetin ifası sırasında meydana gelmiş olması sebebiyle olay ile hizmet arasında nedensellik bağı bulunduğundan, meydana gelen zararın, kusursuz sorumluluk ilkesine göre, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının, adalet, eşitlik ve hakkaniyet kurallarına uygun düşeceğinden, davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

 

Davacı vekili 24.04.2006 tarihinde AYİM’de kayda geçen dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 05.05.2005 tarihinde birlik komutanının verdiği emre istinaden taş kırma işini yapmakta iken sağ gözüne taş çarpması sonucunda yaralandığını, uygulanan tedaviye rağmen sağ gözünde görme yeteneğini kaybettiğini, GATA K.lığının 30.12.2005 tarihli sağlık raporunda müvekkilinin sınıfı görevini yapamayacağına işaret edildiğini, bu nedenle sınıfı görevini yapamama sebebiyle bu sınıfın sağladığı maddi imkanlardan mahrum kalacağını, örneğin paraşüt tazminatı alamayacağını, sakatlığı sebebiyle uğradığı zararların telafisi amacıyla 125.000 YTL maddi ve 25.000 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 150.000 YTL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının Genkur. Özel K.K.lığı Sivil Asker İşbirliği Alayı Doğal Afet Koruma Tb.2 nci Birlik K.lığı emrinde J.Astsb.Kd.Üçvş. olarak görev yapmakta iken 05.05.2005 tarihinde Kurtarma Köpek Kısmı Binası bölgesinde çevre düzenleme çalışması yapılması faaliyetinde görevli olduğu, saat 16.20 sıralarında bu amaçla yapılmakta olan çevre düzenlemesi çalışmaları sırasında çimlerin kenarındaki taşların dizilmesi esnasında taşın yere atılması sonucunda sıçrayan taş parçasının davacının sağ gözüne isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayı müteakip GATA K.lığı Acil Servisine sevk edilen davacının yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 30.12.2005 gün ve 2701 sayılı raporu ile “Sağ göz penetran yaralanma sekeli+maküler delik” teşhisiyle “B/9 F1 Sınıfı Görevini Yapamaz. TSK. SYY. KKK.na ait 2 nolu çizelgede (+) işaretli sınıflarda görev yapar. 15 (onbeş) gün iş ve gücünden kalmıştır. Hayati tehlike geçirmemiştir. Uzuv zaafı yoktur. Uzuv tadili vardır. Serbest eser vardır” kararı verildiği, davacı vekilinin 13.02.2006 tarihli dilekçesiyle davalı idareye müracaat ederek maddi-manevi tazminat isteminde bulunduğu, davalı idarenin cevap vermemek suretiyle istemi reddetmesi üzerine AYİM’de bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İdare hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 inci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla işlem veya eylem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu, idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise, yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.

Davacının Genkur. Özel K.K.lığı Sivil Asker İşbirliği Alayı Doğal Afet Koruma Tb.2 nci Birlik K.lığı emrinde J.Astsb.Kd.Üçvş. olarak görev yapmakta iken 05.05.2005 tarihinde Kurtarma Köpek Kısmı Binası bölgesinde çevre düzenleme çalışması yapılması faaliyetinde görevli olduğu, saat 16.20 sıralarında bu amaçla yapılmakta olan çevre düzenlemesi çalışmaları sırasında çimlerin kenarındaki taşların dizilmesi esnasında taşın yere atılması sonucunda sıçrayan taş parçasının davacının sağ gözüne isabet ederek yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayı müteakip GATA K.lığı Acil Servisine sevk edilen davacının yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 30.12.2005 gün ve 2701 sayılı raporu ile “Sağ göz penetran yaralanma sekeli+maküler delik” teşhisiyle “B/9 F1 Sınıfı Görevini Yapamaz. TSK. SYY. KKK.na ait 2 nolu çizelgede (+) işaretli sınıflarda görev yapar. 15 (onbeş) gün iş ve gücünden kalmıştır. Hayati tehlike geçirmemiştir. Uzuv zaafı yoktur. Uzuv tadili vardır. Serbest eser vardır” kararı verildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasında idareye yüklenebilir kusur bulunmamaktadır. Ancak olayın hizmetin ifası sırasında meydana gelmiş olması sebebiyle olay ile hizmet arasında nedensellik bağı bulunduğundan, meydana gelen zararın, kusursuz sorumluluk ilkesine göre, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının, adalet, eşitlik ve hakkaniyet kurallarına uygun düşeceğinden, davacının zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Davacının maddi zararının hesaplanması için re’sen seçilen bilirkişi tarafından tanzim olunup Mahkememize ibraz edilen 03.12.2007 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 34.299,00 YTL. maddi tazminat hak edişinin bulunduğu bildirilmiştir.

Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare tarafından, davacının sürekli olarak Özel Kuvvetler K.lığında çalışmayacağı yönünde, süresi içinde itiraz edilmiş, ancak davacının aksi bir durum olmadıkça emekli oluncaya kadar bu görevde kalacağı varsayılarak, esasen efor tazminatı talebi halinde daha yüksek miktarda tazminat hak edişi olabilecek davacının talebi ile sınırlı olarak Özel Kuvvetlerde görev yaptığında alacağı maaş ile Levazım sınıfında şu anda görev yaptı birliğinde alacağı maaş arasındaki fark hesap ettirilmiş, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına ve ilmi verilere uygun bulunan bilirkişi raporuna göre uygulama yapılmasına karar verilmiştir.

Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ıstırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, davacının askerlik statüsü, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesine hükmedilmiştir.

Açıklanan nedenlerle;

1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı …………..’a 34.299,00 YTL (OTUZ DÖRT BİN İKİ YÜZ DOKSAN DOKUZ YENİ TÜRK LİRASI) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,

2. Davacı ………….a takdiren ve istemi gibi 25.000YTL.(YİRMİ BEŞ BİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,

3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacıya Levazım sınıfı olarak maaş bağlandığı 15.08.2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDEDOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,

4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 05.05.2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12(YÜZDE ONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,

Dergi No:24
Karar Dairesi:AYİM 2.D.
Karar Tarihi:17.09.2008
Karar No: E. 2006/513
Karar No: K. 2008/893
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube