Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

İptal Davası Sonunda Verilen Kararı Takiben Açılan Tam Yargı Davası

ÖZETİ:

Davacının hukuka aykırılığı mahkeme kararıyla saptanan bir idari tasarrufla Uzman Jandarma Okulundan çıkarıldığı maddi bir vakıadır. İdare ajanlarının hukuka aykırı olarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Davacının hukuka aykırı olarak okuldan çıkarılmış olması sebebiyle duyduğu üzüntü sebebiyle maruz kaldığı manevi zararın idarece hizmet kusuru ilkesine göre karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

 

Davacı vekilinin 28.07.2008 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Uz.J.Okl. öğrencisi iken hakkında güvenlik soruşturması olumsuz çıkmış olması nedeni ile okulundan çıkarıldığını, bu işlemin iptali talebi ile açılan davanın kabul edilerek, davacının okuldan çıkarılma işleminin iptal edildiğini, hukuka aykırı bu işlem nedeni ile bir süre okuldan uzaklaştırılan davacının ailesine ve çevresine karşı küçük duruma düştüğünü belirterek hukuka aykırı olarak yapılan okuldan çıkarılma işlemi nedeni ile uğranılan manevi zararın davalı idarece tazminini talep etmiştir.

Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; davacının Uz.J.Okl.nda öğrenci iken disiplin puanının 16 ya düşmesi sebebi ile okul disiplin kuruluna sevk edildiği ve kurul kararı ile kalan 16 puanının tamamı kırılan davacının tüm disiplin puanlarını kaybetmesi sebebi ile Okul Disiplin Kurulu’nun 27.06.2007 tarihli kararı ile okuldan ilişiğinin kesildiği, davacının Uz.J.Okl.ndan çıkarılma işleminin iptali talebi ile açtığı davada AYİM 2.D.nin 02.07.2008 gün ve E:2007/928, K:2008/767 sayılı hükmü ile işlemin sebep, konu ve amaç unsurları açısından hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği anlaşılmıştır.

İdarenin hukuki sorumluluğunun dayanağı Anayasanın 125 nci maddesidir. Anayasanın 125 nci maddesine göre “idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür” bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarar yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.

Davacının hukuka aykırılığı mahkeme kararıyla saptanan bir idari tasarrufla Uzman Jandarma Okulundan çıkarıldığı maddi bir vakıadır. İdare ajanlarının hukuka aykırı olarak tesis ettikleri okuldan çıkarılma işlemi, idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Davacının hukuka aykırı olarak okuldan çıkarılmış olması sebebiyle duyduğu üzüntü sebebiyle maruz kaldığı manevi zararın idarece hizmet kusuru ilkesine göre karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Davacının okuldan çıkarılması olayının oluş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, paranın alım gücü ve talebine bağlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle ;

1. Davacı …………...’a takdiren 3.000,00 YTL. (ÜÇBİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,

2. Hükmolunan manevi tazminat miktarlarına talebe bağlı kalınarak dava tarihi 28.07.2008 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,

3. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,

4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 25,00 YTL. (YİRMİBEŞ YENİ TÜRK LİRASI) posta ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,

5. Davacı tarafından peşin yatırılan 160,00 YTL. (YÜZALTMIŞ YENİ TÜRK LİRASI) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,

6. Hükmün verildiği tarihte yürürlükte Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, tarifenin 12 nci maddesi dikkate alınarak maktu olarak tespit edilen 500,00 YTL. (BEŞYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

7. Davalı idare tarafından gizli gizlilik derecesiyle gönderilen savunmaya ek belgelerin geldiği şekliyle İADESİNE,

19 KASIM 2008 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (Dz.Kur.Alb.Ali KİBAR AYRIŞIK OY)

AYRIŞIK OY GEREKÇESİ

Hakim, manevi tazminata hükmederken “adalete” uygun olarak takdir eder; ayrıca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını da takdirine dayanak yapar.

Hakim, Türk toplumunun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulmalıdır. Çünkü takdir hakkı objektif esaslara dayandığı takdirde kamu oyunda ve sosyal vicdanda hak ettiği güven ve inancı yaratır. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminat tutarı; haksız eylemi özlenir hale getirecek oranda ya da mağdur için zenginleşme aracı olacak tutarda olmamalıdır.

Manevi tazminat takdir edilirken haksız eylemle tazminat arasında hak ve adalete uygun düşecek şekilde makul bir orantı kurmak gerekir. Manevi tutar amaç ve niteliğe uygun olmalıdır.

Manevi tazminattan amaç; zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmaktır. Tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Hakim, takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın diğer bir amacı da, çekilen acıların yeterince dindirmek yaşama yeniden bağlanma yoluyla ruhsal dengeyi sağlamaktır. Bu amacı sağlayacak tutarda manevi tazminat belirlenmeli, paranın satın alma değeri göz önünde bulundurulmalı ve adalete uygun takdir hakkı kullanılmalıdır.

Manevi tazminatın takdirinde olayın özel hal ve şartları yanında tarafların sosyal mevkiinin, öğrenim derecesinin ve ekonomik durumunun da gözetilmesi gerekir.

Davacı, ayrışık oy ile katıldığım mahkeme kararı sonucu, okula dönmüş olup mevcut bir zararı yoktur. Yukarıda açıklanan manevi tazminat takdir kriterleri de göz önüne alındığında; davacının uğradığı manevi acı ve ıstırabı telafi edebilmek maksadıyla, hükmedilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu değerlendirdiğimden, alınan çoğunluk kararına ayrışık oy kullandım. 19.11.2008

ÜYE

Ali KİBAR

Dz.Kur.Alb.

Dergi No:24
Karar Dairesi:AYİM 2.D.
Karar Tarihi:19.11.2008
Karar No: E. 2008/1134
Karar No: K. 2008/1156
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube