Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KARARIN AÇIKLANMASININ USUL VE ESASLARI DAHA ÖNCE VERİLEN BİR KARARIN DEĞİŞTİRİLEMEYECEĞİ

T.C DANIŞTAY 
6.Daire 
Esas: 2006/ 3222 
Karar: 2006 / 4637 
Karar Tarihi: 10.10.2006

ÖZET: Kararın açıklanması isteği ile amaçlanan, kararın belirsiz ve açık olmayan taraflarını veya birbirine aykırı görünen hüküm fıkralarını ortadan kaldırmak ve onun gerçek anlamını meydana çıkarmak suretiyle yerine getirilmesini kolaylaştırmaktır. Bu yol ile, kararın gerçek anlamından başka türlü yorumlanması ve anlamının değiştirilmesi önlenmiş olur. Yoksa açıklama yolu ile daha önce verilen bir kararın değiştirilmesi olanağı yoktur. Açıklama isteğine ilişkin olarak verilen kararların, bu nitelikleri itibariyle bir üst yargı merciinde temyize konu olabilecek nihai kararlardan olmaması nedeniyle istemin incelenmesi mümkün bulunmamaktadır.

İstemin Özeti: Denizli İdare Mahkemesinin 26.9.2005 günlü, E:2003/1182, K:2005/513 sayılı açıklama isteminin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. 

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. 

Danıştay Tetkik Hakimi Yıldırım Şimşek`in Düşüncesi: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. 

Danıştay Savcısı Sedat Larlar`ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. 

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: 

Karar: Duruşma yapılmasına gerek görülmedi. 

Dava Denizli, Tavas, Kabristan Mevkii, ... ada, ..., parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda imar planı değişikliği yapılmasına ilişkin 12.2.1979 günlü, 1979/1-17 sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, fiilen kullanılan asfalt yolların yapı adaları içine alındığı, 1960-1961 yılındaki parselasyon işlemi ile oluşturulan mülkiyet dokusunun korunmadığı ve davacıya ait parselin de bulunduğu tüm parsel düzenlerinin bozulduğu anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliğinin şehircilik ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu kararın açıklanması isteminin reddine ilişkin mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 

2577 sayılı Yasanın 29. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların yeterince açık olmaması yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıması halinde, taraflardan her birinin kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, aynı Yasanın 46. maddesinin 1. fıkrasında ise Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır. 

Dosyanın incelenmesinden, Denizli İdare Mahkemesinin 4.7.2005 günlü, E:2003/1182, K:2005/513 sayılı kararının davacıya 20.7.2005 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 26.9.2005 günlü dilekçeyle kararın düzeltilmesi yoluyla açıklanmasını istemesi üzerine, adı geçen mahkeme tarafından verilen 26.9.2005.günlü, E: 2003/1182, K:2005/513 sayılı kararla açıklama isteminin reddedildiği, açıklama isteminin reddine ilişkin bu kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 

Kararın açıklanması isteği ile amaçlanan, kararın belirsiz ve açık olmayan taraflarını veya birbirine aykırı görünen hüküm fıkralarını ortadan kaldırmak ve onun gerçek anlamını meydana çıkarmak suretiyle yerine getirilmesini kolaylaştırmaktır. Bu yol ile, kararın gerçek anlamından başka türlü yorumlanması ve anlamının değiştirilmesi önlenmiş olur. Yoksa açıklama yolu ile daha önce verilen bir kararın değiştirilmesi olanağı yoktur. Açıklama isteğine ilişkin olarak verilen kararların, bu nitelikleri itibariyle bir üst yargı merciinde temyize konu olabilecek nihai kararlardan olmadığı kuşkusuzdur. 

Yukarıda da belirtildiği üzere, açıklama yolu ile daha önce verilen bir kararın değiştirilmesi mümkün bulunmamasına rağmen; açıklama veya aykırılığın giderilmesi isteği üzerine, idari yargı merciince daha önceki hüküm değiştirilmiş veya her ne suretle olursa olsun, yeni bir hüküm verilmiş ise, bu kararın nihai bir karar niteliğinde olduğunu ve söz konusu karara karşı yapılacak temyiz başvurusu üzerine işin esasına girilebileceğini de ayrıca vurgulamak gerekir. 

Olayda ise, davacının, 4.7.2005 günlü, E:2003/1182, K:2005/513 sayılı kararın hüküm fıkrasının açıklanması yolundaki istemi Denizli İdare Mahkemesi`nin 26.9.2005 günlü, E:2003/1182, K:2005/513 sayılı kararıyla açıklanması gereken bir husus bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş bulunduğuna göre, anılan kararın temyize konu edilmesi ve bu istemin incelenmesi mümkün bulunmamaktadır. 

Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Denizli İdare Mahkemesinin 26.9.2005 günlü, E:2003/1182, K:2005/513 sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddine fazla yatırılan 17,00 YTL harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 10.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube