Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU - CEZANIN TÜRÜ VE ÜST SINIRI - ZAMANAŞIMI


T.C. YARGITAY

. Ceza Genel Kurulu

 

Esas No: 2005/16-160

Karar No: 2005/161 Karar Tarihi: 13.12.2005

 

TAAHHÜDÜ İHLAL SUÇU - CEZANIN TÜRÜ VE ÜST SINIRI - ZAMANAŞIMI - SUÇ TARİHİNİN BELİRLENMESİ GEREĞİ - ÖZEL DAİRECE İNCELENMEYEN BİR HUSUSUN İLK KEZ CEZA GENEL KURULUNCA İNCELENMESİNE YASAL OLANAK BULUNMAMASI

 

ÖZET: Suç tarihi nazara alındığında asli dava zamanaşımı süresi olan 2 yıllık süre henüz dolmamış bulunduğundan Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı yerindedir. Ancak, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilirken, hükmün diğer yönlerinin incelenmediğinin belirtilmiş olması karşısında, Özel Dairece incelenmeyen bir hususun ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesine yasal olanak yoktur.

 

(2004 S. K. m. 340) (765 S. K. m. 102, 104) (1412 S. K. m. 322)

 

Sanık Emine hakkında taahhüdü ihlal suçundan açılan davada, Alaşehir İcra Ceza Mahkemesince 15.10.2004 gün ve 1290-1535 sayı ile düzenlenen ceza kararnamesi ile İİY.nın 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karara sanığın itiraz etmesi nedeniyle Yerel Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, İİY.nın 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 21.10.2005 gün ve 6331-9349 sayı ile;

 

<Hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün olmadığından sair yönler incelenmeksizin hükmün zamanaşımı nedeniyle İİK. nun 366. maddesi gereğince bozulmasına, 1412 sayılı CMUK. nun 322/1 ve 765 sayılı TCK. nun 102/6. maddeleri gereğince davanın ortadan kaldırılmasına> karar verilmiştir.

 

Yargıtay C.Başsavcılığı ise, 15.11.2005 gün ve 23581 sayı ile;

 

<Suç tarihi itibariyle, sanığa yüklenen ve 2004 sayılı İcra ve İflas Yasasının 340. maddesinde düzenlenen taahhüdü ihlal suçunun cezasının türü ve üst sınırına göre; dava 765 sayılı TCY. nın 102/5 ve 104/2. maddelerinde yazılı 3 yıllık kesintili zamanaşımına tabi bulunmaktadır.

 

Hakkında başlatılan icra takibi sırasında, alacaklı vekilinin de icra dairesinde hazır bulunduğu esnada borcun tamamını 20.09.2004 tarihinde ödemeyi taahhüt eden ve bu ödemeyi yapmadığı için şikayet edilen borçlu-sanık hakkında yapılan şikayet üzerine başlatılan yargılamada, 21.09.2004 suç tarihi itibariyle atılı suçun zamanaşımının dolmadığı, ayrıca hükümden sonra 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile 5358 sayılı İcra İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.> görüşüyle itiraz yasa



T.C. YARGITAY

. Ceza Genel Kurulu

 

Esas No: 2005/16-160

Karar No: 2005/161 Karar Tarihi: 13.12.2005

 

 

 

yoluna başvurarak Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

 

CEZA GENEL KURULU KARARI

 

Sanığın taahhüdü ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki hukuki uyuşmazlık, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ilişkindir.

 

Sanığa yüklenen taahhüdü ihlal suçu İİY. nın 340. maddesinde düzenlenmiş olup, maddede yazılı cezanın türü ve üst sınırı itibariyle TCY. nın 102/5. maddesi uyarınca iki yıllık asli ve 104/2. maddesi gereğince en fazla 3 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.

 

İncelenen dosya içeriğine göre;

 

Dosya içerisinde bulunan Alaşehir İcra Müdürlüğünün 2003/2310 sayılı takip dosyasında, telefon aboneliği nedeniyle 242.588.102 liralık borç için yürütülen icra takibi sırasında, borçlunun evinde haciz uygulanması esnasında 20.09.2004 tarihinde 455.000.000 lira tutarındaki borcu tüm ferileri ile birlikte ödeme taahhüdünde bulunduğu, ancak herhangi bir ödemede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre suç tarihi 21.09.2004 günüdür.

 

Bu itibarla suç tarihi nazara alındığında asli dava zamanaşımı süresi olan 2 yıllık süre henüz dolmamış bulunduğundan Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı yerindedir. Ancak, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilirken, hükmün diğer yönlerinin incelenmediğinin belirtilmiş olması karşısında, Özel Dairece incelenmeyen bir hususun ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesine yasal olanak bulunmadığından, Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve dosyanın, esasına ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere Yüksek 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.

 

Sonuç: Açıklanan nedenlerle,

 

1-  Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

 

2-  Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2005 gün ve 6331-9349 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

 

3-    Dosyanın temyiz incelemesi yapılması için bu Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 13.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube