Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
TÜKETİCİ KORUMA KANUNU - TÜKETİCİ HAKEM

TÜKETİCİ KORUMA KANUNU - TÜKETİCİ HAKEM

HEYETİ - HAKEM HEYETİNE GİDİLMEDEN İCRA

TAKİBİ BAŞLATILAMAYACAĞI - İTİRAZIN İPTALİ

Özet: 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun`un açık hüküm sebebiyle

tüketici mahkemesinin, uyuşmazlığın esasıyla ilgili karar verme yetkisi

bulunmamaktadır.Mahkemece, miktar itibariyle uyuşmazlığı çözme görevinin

Tüketici Hakem Heyetinde olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın

reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Kanun

yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

T.C.

Yargıtay

13. Hukuk Dairesi

E: 2016/5614 K: 2016/14133 K.T.: 02.06.2016

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı

nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle,

incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi

gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı banka, davalının kullandığı tüketici kredisi borcunu ödemediğinden

2.096,56 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibine 1.200,00 TL`lik kısmı hariç

896,56 TL`lik kısmına itiraz ettiğini, bu kısım yönünden takibin durduğunu ileri

sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamın ve icra inkâr tazminatına karar

verilmesini istemiştir.Davalıya, dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.

Mahkemece, 6502 Sayılı Kanun`un 68. Maddesi uyarınca 896,56 TL`lik uyuşmazlık

miktarı sebebiyle Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunluluğun bulunduğundan

dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.Dava, itirazın iptali

istemine dair olup, taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi bulunduğu sabit

olup, davacı banka tarafından 896,56 TL‘lik kredi borcunun tahsili için yapılan takibe

 1 / 3

Emsal.co

Kişiye özel içtihat bülteni

http://www.emsal.co

vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, miktar sebebiyle Tüketici Hakem

Heyetinin görev alanına giren bir uyuşmazlıkla ilgili olarak hakem heyetine

müracaat etmeksizin icra takibi yapılıp yapılamayacağı hususundadır.

Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Kanun`un 68. maddesinin beşinci

fıkrasıyla, değeri 3.300,00 TL nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem

Heyetlerine başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık konusu

alacak 896,56 TL olduğuna göre, davacının icra takibi yapmadan önce tüketici

sorunları hakem heyetine müracaatı zorunludur.Uyuşmazlığın, değer itibariyle

tüketici hakem heyetinin görev alanına girmesine rağmen tüketici hakem heyetine

müracaat etmeksizin icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde

itirazın iptali isteminin nereden isteneceği hususunda, 28.05.2014 tarihinden önce

yürürlükte bulunan 4077 Sayılı Kanunda ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren

6502 Sayılı Kanunda özel bir düzenleme yapılmamıştır.

Doktrinde bir kısım yazarlar tarafından, uyuşmazlığın değeri itibariyle tüketici

hakem heyetinin görev alanına girmesine rağmen tüketici hakem heyetine

müracaat etmeksizin icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde

itirazın iptali istemlerinin tüketici hakem heyeti tarafından incelenmesi gerektiği ileri

sürülmektedir. Ancak, bu konuda sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için itirazın iptali

davasının düzenlendiği yasa maddelerinin ve tüketici hakem heyetinin niteliğine

dair yüksek yargı kararlarının incelenmesi gerekir.

İtirazın iptali davası, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67.maddesinde

düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunun 67.maddesine göre; takip talebine itiraz edilen

alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,

genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava

edebilir. Yasadaki bu açık hüküm sebebiyle itirazın iptali ancak mahkemeden

istenebilir. İtirazın iptaline dair istem hakkında karar verme yetkisi mahkemede

olduğuna göre, tüketici hakem heyetinin mahkeme niteliğinde olup olmadığının

tartışılması gerekir.

Anayasa Mahkemesi`nin 31/05/2007 tarih ve 2007/53 esas, 2007/61 karar sayılı

kararı ile; yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanacak olan bir merciin mahkeme

olarak kabul edilmesi için kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama

usullerinin yasayla itirazı düzenlenmesi, karar organlarının hakimlerden teşekkül

etmesi, yargılama tekniklerini uygulayarak ve genelde dava yolu ile uyuşmazlıkları

ve anlaşmazlıkları çözümlemekle görevli olması, görev yapan üyelerin

atanmalarının, hak ve ödevlerinin, emekliye ayrılmalarının, Anayasa`nın öngördüğü

mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatı esaslarına göre düzenlenmiş olması

ve Anayasa`da sayılan ve başında bir yüksek mahkemenin bulunduğu yargı

düzenlerinden birinde yer almasının gerekli olduğu, Tüketici Sorunları Hakem

Heyetinin ise, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun`un değişik 22.

maddesine göre, illerde ... Müdürü veya görevlendireceği bir memur, ilçelerde

kaymakam veya görevlendireceği bir memur başkanlığında, belediye, baro, ticaret

ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odası ve tüketici örgütlerinden seçilerek

 2 / 3

Emsal.co

Kişiye özel içtihat bülteni

http://www.emsal.co

görevlendirilecek beş kişiden oluştuğu, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, yargı

organlarının ve mensuplarının Anayasa`da belirtilen niteliklerine sahip olmadığı

gerekçesiyle “mahkeme” niteliği taşımadığına karar verilmiştir. Buna göre, tüketici

sorunları hakem heyeti “mahkeme” niteliğinde değildir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, icra müdürlüğüne müracaat edildiği

tarihte yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun`un 68

.maddesinde belirlenen miktarın altında kalan uyuşmazlıklar için, dava açılmadan

önce tüketici hakem heyetine müracaat edilmesi zorunludur.Hakem heyetine bu

müracat zorunluluğu gerek tüketici gerekse satıcı-sağlayıcı açısından getirilmiştir.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70/2.maddesinde, il ve ilçe

tüketici hakem heyetlerinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı ve İcra ve İflas

Kanunu`nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine

getirileceği hükme bağlanmıştır.

O halde, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesindeki

açık hüküm sebebiyle tüketici mahkemesinin, uyuşmazlığın esasıyla ilgili karar

verme yetkisi bulunmamaktadır.Mahkemece de, miktar itibariyle uyuşmazlığı çözme

görevinin Tüketici Hakem Heyetinde olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan

davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına göre,

halen yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HMUK`un 427/6. maddesinde öngörülen

koşullar gerçekleşmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına

bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun

yararına temyiz talebinin REDDİNE, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine,

02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle ka
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube