Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ, İSTİNAF BAŞVURUSU

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2017/11-89
KARAR NO : 2018/125


Taraflar arasındaki “ihtiyati haciz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince talebin görev yönünden reddine dair verilen 05.09.2013 gün ve 2013/904 D.İş., 2013/905 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2014 gün ve 2013/18482 E., 2014/1592 K. sayılı kararı ile,

(…İhtiyati haciz talep eden vekili, borçlu şirketin bankadan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, diğer davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan inceleme sonunda, ihtiyati haciz, bir dava olmayıp diğer işler cümlesinden olduğu, ihtiyati haciz talebinin dayanağı ne olursa olsun ihtiyati haciz talep ve işlerine Asliye Ticaret Mahkemeleri`nin bakacağına ilişkin bir yasal görev kuralı bulunmadığı, başkaca bir uzmanlaşmış (ihtisas) mahkemenin görevi kapsamında olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi`ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.

Talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, alacaklı vekili, genel kredi sözleşmesi ve teminat sözleşmesine dayalı alacağın bulunduğunu ileri sürerek, borçluların mal ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi isteminde bulunmuş, mahkemece, değinilen gerekçe ile talebin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı Yasa`nın 4. maddesi uyarınca ticari nitelikteki bu tür işlere bakma görevi aynı Yasa`nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine aittir.

Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ihtiyati haciz talebinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…)

gerekçesiyle ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Talep ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece ihtiyati haciz talep dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi`ne gönderilmesine karar verilmiştir.

İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı alacağın bulunduğunu ileri sürmek suretiyle borçluların mal ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi isteminde, Asliye Ticaret Mahkemesi mi yoksa genel mahkemelerin mi görevli mahkeme olduğu noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunda uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 258. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz talebini görev yönünden reddeden yerel mahkeme kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay Özel Daire kararına karşı direnme kararı verilmesinin mümkün olup olmadığı hususu ön sorun olarak ele alınıp tartışılmıştır.

Ön sorunun çözümü için uygulanması gereken mevzuatın açıklanmasında yarar vardır.

İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 257 ilâ 268. maddeleri arasında yer almaktadır.

Bilindiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK. m. 257).

Eldeki uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin görev yönünden reddine ilişkin hükmün temyizine yönelik olup, bu husustaki düzenleme İİK’nun 258. maddesinde yer almaktadır.

Anılan kanun hükmü aynen; “İhtiyati hacze 50` nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” şeklindedir.

Kanun hükmünde bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın kesin olacağı açıkça belirtilmiş durumdadır.

Şu durumda ihtiyati haciz talebinin görev yönünden reddine ilişkin mahkeme kararına karşı, alacaklı tarafından istinaf (eldeki dosya bakımından temyiz) kanun yoluna başvurulması üzerine, Özel Dairece verilen bozma kararı, İİK’nun 258. maddesi gereğince kesindir. Kesin nitelikteki bu bozma kararına karşı yerel mahkemece direnme kararı verilmesi usulen olanaklı değildir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.07.2013 gün ve 2013/11-38 E., 2013/1061 K.; 24.12.2014 gün ve 2014/11-565 E., 2014/1079 K.; 04.11.2015 gün ve 2014/11-559 E., 2015/2409 K.; 13.04.2016 gün ve 2014/11-575 E., 2016/509 K. sayılı kararları da aynı yöndedir.

Hâl böyle olunca ihtiyati haciz kararlarının acil sonuçlar doğuran niteliği gereği kanun koyucunun iradesinin nazara alınmasının gerektiği, istinaf mahkemesinin vereceği kararın kesin olması karşısında, bu konuda Yargıtay tarafından verilen kararın da kesin olacağı ve İİK’nun 265. maddesinde de bu yönde düzenleme bulunduğu, ihtiyati haciz talebinin görev yönünden reddine ilişkin karara karşı yapılan kanun yolu başvurusu sonucu verilen bozma kararının kesin olduğuna karar verilmiştir.

O hâlde kesin nitelikteki Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:
İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı usulden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.02.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube