Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KİRA SÖZLEŞMESİNİN DEVRİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME, ÖDEME MAKBUZLARI VE TAŞINMAZIN ANAHTARLARININ TESLİMİNE İLİŞKİN TESLİM TUTANAĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE BU KONUNUN AÇIKLIĞA KAVUŞMASI ANCAK GENEL MAHKEMEDE YAPILACAK YARGILAMA SONUCU ANLAŞILABİLECEĞİNDEN, MAHKEMECE UYUŞMAZLIK YARGILAMAYI GEREKTİRDİĞİNDEN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR

T.C YARGITAY

8.Hukuk Dairesi

Esas: 2017/ 4087

Karar: 2017 / 14349

Karar Tarihi: 01.11.2017

ÖZET: Kira sözleşmesinin devrine ilişkin sözleşme, ödeme makbuzları ve taşınmazın anahtarlarının teslimine ilişkin teslim tutanağının değerlendirilmesi ve bu konunun açıklığa kavuşması ancak genel mahkemede yapılacak yargılama sonucu anlaşılabileceğinden, mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.(2004 S. K. m. 275)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 Davacı alacaklı 01.01.2011 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 28.05.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 3.540,00 TL`den 2015 yılı Mart ve Nisan ayları kira alacağı 7.080,00 TL`nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 05.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular 09.06.2015 tarihli itiraz dilekçelerinde, alacaklı görünen şahsa herhangi bir borçları bulunmadığını bildirerek borcun tamamına ve faize itiraz etmişlerdir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalılar cevap dilekçesinde ve duruşma sırasındaki beyanlarında, takibe dayanak sözleşmenin müvekkilleri tarafından imzalandığını, ancak sözleşmede daha sonra kurulacak şirkete kiralananın devredileceğinin belirtildiği ve sonrasında buna ilişkin ek madde de düzenlendiğini, zira kira bedellerinin de İkra ... Şirketi tarafından ödendiğini, kiralananın şirket kurulduktan sonra müvekkilleri ile ilişkisinin kesildiğini, kiralardan sorumluluğunun olmadığını savunmuştur.

 Mahkemece, davalılar vekilinin itiraz ve savunmalarında kira sözleşmesine itiraz etmemiş olmakla kiracılık ilişkisi ve aylık 3.540 TL kira bedelinin çekişmesiz olduğu, davalı vekilinin davaya cevabındaki savunmalarında takibe dayanak sözleşmeden sonra 01.03.2011 tarihinde eski kiralayan ile ek bir sözleşme yapıldığını ve buna göre İkra İmar Planlama... Şirketinin kiracı olduğunu bildirdiği, buna dair dosyaya mübrez alacaklının kabul etmediği sözleşmenin alacaklı kiralayanın imzasını taşımamakta olup, adi yazılı şekilde düzenlendiği, bu nedenle tarihi itibariyle alacaklıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığı, takibe dayanak sözleşmeye göre davalılar kiracı olup itiraz ve savunmalarının yerinde olmadığı gerekçesiyle takibe yapılan haksız itirazın kaldırılmasına, tahliye hususunda ise tarafların konusuz kaldığına ilişkin beyanları esas alınarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

 Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.

 Takipte dayanılan ve karara esas alınan dava dışı.... ile davalılar arasında akdedilen 01.01.2011 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davalı borçlular 09.06.2015 tarihli itiraz dilekçesinde kira sözleşmesine ve sözleşme altındaki imzalarına itiraz etmemiş olup, itirazları borca itiraz niteliğindedir. Kira sözleşmesinin 14. maddesinde "Kiracılar şirket kurmak istedikleri takdirde sadece ikisi adına olmak üzere iş bu kira kontratının yeniden imzalanması hususunda taraflar mutabakata varmışlardır" düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı borçlular söz konusu sözleşme maddesine istinaden dava dışı kiralayan .... ile davalı kiracılar ve "devam eden kiracı" adı altında İkra İmar Planlama Yönetim ve ..... tarafından imza altına alınan 01.03.2011 tarihli "ek madde"ye dayanmıştır. Söz konusu ek madde ile 01.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin kiracı olarak İkra İmar .....adına 01.03.2011 tarihinden itibaren aynı süre ve şartlarla devam edeceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca birtakım kira ödemeleri İkra İmar .....den alınmış olup, dava konusu taşınmazın anahtarlarının teslimine ilişkin teslim tutanağı da söz konusu şirket ile düzenlenmiştir. Bu durumda iş bu belgelerin değerlendirilmesi ve bu konunun açıklığa kavuşması ancak genel mahkemede yapılacak yargılama sonucu anlaşılabileceğinden, mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

 Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK`nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube