Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ISÇILIK ALACAGI DAVASI - FAZLA ÇALISMA ÜCRETI ALACAGI - BIRBIRI ILE TUTARLI TANIK ANLATIMLARI - DAVALI TARAFÇA TANIK ANLATIMLARININ AKSINE BIR KAYIT VEYA BELGE SUNULMADIGI - DIRENME KARARININ YERINE OLDUGUNUN KABULÜ GEREGI

Esas No: 2015/22-1469
Karar No: 2015/2852
YARGITAY
. Hukuk Genel Kurulu
Karar Tarihi: 09.12.2015
T.C.
ISÇILIK ALACAGI DAVASI - FAZLA ÇALISMA ÜCRETI ALACAGI -
BIRBIRI ILE TUTARLI TANIK ANLATIMLARI - DAVALI TARAFÇA TANIK
ANLATIMLARININ AKSINE BIR KAYIT VEYA BELGE SUNULMADIGI -
DIRENME KARARININ YERINE OLDUGUNUN KABULÜ GEREGI
ÖZET: Davacı isçi fazla çalısma ücreti alacagını kanıtlamak bakımından tanık anlatımlarına dayanmıs
olup, dinlenen ve birbiri ile tutarlı tanık anlatımlarına göre, fazla çalısma ücreti alacagı ortaya çıkmıstır.
Mahkemece müzekkere ile istenilmesine ragmen, yargılama sırasında davalı taraf, tanık
anlatımlarının aksini gösteren herhangi bir kayıt ve belge dosyaya sunmamıstır. Öte yandan, fazla
çalısma ücreti alacagı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle
hakimin resen delil toplama yetkisinden de söz edilemez. Bu nedenlerle direnme kararının yerine
oldugunun kabulü gerekir.
(4857 S. K. m. 41) (6100 S. K. m. 25, 31, 169, 194, 266, 288) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki isçilik alacagı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 30.
Is (Kapatılan Bakırköy 14. Is) Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.02.2013 gün
ve 2009/836 E., 2013/141 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan T. Temizlik Hizmetleri Sanayi ve
Dıs Ticaret Ltd. Sti. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12.07.2013
gün ve 2013/17262 E., 2013/17286 K. sayılı ilamıyla;
(...Davacı Isteminin Özeti:
Davacı, is sözlesmesinin haksız olarak isverence fesih edildigini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı
ile yıllık izin ücreti, fazla çalısma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi, yol,
yemek ve yakacak parası ve ödenmeyen ücret alacakları istemistir.
Davalılar Cevaplarının Özeti:
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektigini savunmuslardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkisi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar
verilmistir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davalılar temyiz etmistir.
Gerekçe:
1- Davalılardan Belediye vekili kararı temyiz etmis ise de, bilahare temyiz isteminden feragat etmis
olup, dosyada mevcut vekaletnamesinde temyizden feragate yetkisinin bulundugu anlasıldıgından,
davalı belediye vekilinin temyiz isteminin reddine,
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandıgı kanuni gerektirici sebeplere göre,
davalılardan T. temizlik Hizmetleri San. ve Dıs Ticaret Ltd. Sti.`nin asagıdaki bendin kapsamı dısındaki
diger temyiz itirazlarının reddine,
3- Davacı isçinin, fazla çalısma yapıp yapmadıgı uyusmazlık konusudur.
Fazla çalısma yaptıgını iddia eden isçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Isçinin imzasını tasıyan bordro
sahteligi ispat edilinceye kadar kesin delil niteligindedir. Bir baska anlatımla bordronun sahteligi ileri
sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalısma alacagının ödendigi varsayılır.
Fazla çalısmanın ispatı konusunda isyeri kayıtları, özellikle isyerine giris çıkısı gösteren belgeler,
isyeri iç yazısmaları, delil niteligindedir. Ancak, fazla çalısmanın bu tür yazılı belgelerle
kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmis oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Bunun dısında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. Isçinin fiilen
yaptıgı isin niteligi ve yogunluguna göre de fazla çalısma olup olmadıgı arastırılmalıdır.
Imzalı ücret bordrolarında fazla çalısma ücreti ödendigi anlasılıyorsa, isçi tarafından gerçekte daha
fazla çalısma yaptıgının ileri sürülmesi mümkün degildir. Ancak, isçinin fazla çalısma alacagının daha
fazla oldugu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla
çalısmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karsın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız
olması durumunda dahi, isçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalısmayı
yazılı delille kanıtlaması gerekir. Isçiye bordro imzalatılmadıgı halde, fazla çalısma ücreti
tahakkuklarını da içeren her ay degisik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması
durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemis olması, ödenenin üzerinde fazla çalısma yapıldıgının
yazılı delille ispatlanması gerektigi sonucunu dogurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkisi raporunda fazla çalısma konusunda hesap yapılırken
davacı ile birlikte isten çıkarılan ve menfaat birliktelikleri olan tanık anlatımları dikkate alınmıstır.
Mahkemece, fazla çalısma konusunda sadece bu tanıkların anlatımlarına dayanılarak hüküm
kurulması hatalıdır. Oysa çalısmanın geçtigi yer resmi kuruma ait olup alt isverene verilen temizlik isini
alan firmalardaki tüm çalısma süresine ait bordrolar ve eger banka hesabına ücret ödemesi
yapılıyorsa bunlara iliskin ekstreler getirtilmelidir. Ayrıca isyerinde yapılan çalısmalara iliskin görev
tanımları, isyerine giris ve çıkısları gösteren kayıtlar ile puantaj belgeleri dosya arasına alınmalı,
isyerinde kaç personel çalıstıgı, bunların sözü edilen isyerinde haftada kaç gün, kaç saat çalıstıkları,
isçilerin tümü için aynı saatlerde mi yoksa nöbet usulüne göre mi çalısmalar yapıldıgı belirlenip, tüm
deliller birlikte degerlendirilerek, gerekirse isyerinde uzman bilirkisi aracılıgıyla kesif yapılarak, fazla
çalısma alacagının varlıgı saptanmalıdır. Mahkemece, olabildigince yazılı delillere ulasılarak tanık
beyanlarının denetlenmesinden sonra karar
verilmesi gerekirken, yazılı sekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı
gerektirmistir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama
sonunda: mahkemece önceki kararda direnilmistir.
TEMYIZ EDEN : Davalı T. Temizlik ve Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Sti. vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildigi anlasıldıktan ve
dosyadaki kagıtlar okunduktan sonra geregi görüsüldü:
Dava, isçilik alacaklarının tahsili istemine iliskindir.
Davacı vekili, davacının davalı isyerinde aralıksız sekilde temizlik isçisi olarak fiilen çalıstıgını, davalı
Sirketin Istanbul`da çesitli belediyelerin temizlik islerini ihale yoluyla aldıgını, isyeri bünyesinde çalısan
isçileri degisik belediye sınırları içinde temizlik islerinde çalıstırdıgını, 23.10.2009 tarihinde isyeri
bünyesinde çalısan 170 kisiden fazla temizlik isçisinin haksız aynı zamanda usule ve yasaya aykırı
sekilde is sözlesmelerini feshettigini, isçilik alacaklarının ödenmedigini beyanla, kıdem ve ihbar
tazminatı, asıl ücret, fazla çalısma ücreti, bayram tatili ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, AGIKDV
iadesi, çocuk, yol, yemek ve yakacak parası ile yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini istemistir.
Davalılardan Belediye vekili, davalı Belediyenin ihale makamı olmasının isveren konumunda olmasını
engelledigini, davacının talepte bulundugu dönem itibari ile sadece davalı belediyenin isinde degil,
baskaca kurumların islerinde de çalıstıgını, bu nedenlerle T. Temizlik ile Belediye arasında asıl
isveren-alt isveren iliskisinin kurulamayacagını, davacının alacak taleplerinin zamanasımına
ugradıgını, belediyenin sözlesme geregi sorumlulugunun bulunmadıgını belirterek, davanın
husumetten ve esastan reddine karar verilmesini savunmustur.
Davalılardan Sirket vekili, davacı ile belirli süreli is sözlesmesi yapıldıgını ve ihale bitim tarihi olan
28.09.2009 tarihinin belirli süreli is sözlesmesinin bitim süresi olarak sözlesmeye yazıldıgını, bu
nedenle yasal bildirim öneli tanınmayacagını ve ihbar tazminatı ödenmeyecegini, davacının vardiya
sistemine tabi olarak çalıstıgını, isyerinde günde 3 vardiya oldugunu, bu nedenle bir isçinin günde 8
saatten fazla çalısma yapmasının mümkün olmadıgını, isçilerin dini bayramlar ve tatillerde çalısmıs
olmaları halinde fazla çalısma ücretlerinin kendilerine ödendigini veya ertesi gün izinli sayıldıklarını,
davacının sirket bünyesinde çalıstıgı süre içindeki yıllık ücretli iznini de kullandıgını, maasların banka
aracılıgıyla ödendigini, talep ettigi AGI gibi alacaklarının ödenmedigi iddiasının gerçek olmadıgını
belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmustur.
Mahkeme, davacının çalısma sekline iliskin tanık beyanları dısında, puantaj kaydı, isyerine giris çıkısı
gösteren belge gibi herhangi bir yazılı delil sunulmadıgı, tanık beyanları degerlendirilmek sureti ile
bilirkisi tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildigi gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar
vermis; davalılardan T. Temizlik
Hizmetleri Sanayi ve Dıs Ticaret Ltd. Sti. vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece, yukarıda
açıklanan nedenlerle bozulmustur.
Mahkeme, önceki gerekçeler genisletilmek suretiyle ilk kararında direnmis; hükmü davalılardan T.
Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Dıs Ticaret Ltd. Sti. vekili temyize getirmistir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlık; davacının fazla çalısmalarının tesbiti
açısından, davalı tarafça tutulmus kayıt ve belgelerin mahkemece resen celp edilip edilemeyecegi,
buna baglı olarak da, fazla çalısma ücreti alacagının ispatlanıp ispatlanmadıgı noktalarında
toplanmaktadır.
Uyusmazlıgın çözümü için, hakimin davayı aydınlatma yükümü ile davanın dayanagını olusturan fazla
çalısma iddiasının ispat kosulları üzerinde durulması gerekmektedir.
Bilindigi üzere, ispat yükü kural olarak davacıya düser; yani, davacı davasını dayandırdıgı olguları
ispat etmelidir.
Yine, kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düsen taraf
iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düsmeyen diger tarafın onun iddiasının aksini ispat
etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemis sayılır.
Fakat kendisine ispat yükü düsmeyen taraf, ispat yükü kendisinde olan diger tarafın iddiasını ispat
etmesini beklemeden, onun iddiasının aksini ispat için delil gösterebilir. Iste bu delile, karsı (mukabil)
delil denir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun konuya iliskin ve somutlastırma yükü ve delillerin
gösterilmesi baslıklı 194. maddesi uyarınca:
(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverisli sekilde somutlastırmalıdırlar.
(2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildigini açıkça
belirtmeleri zorunludur.
Hükmün gerekçesine göre: Bu hükümle, somutlastırma yükünün (194/1) delillerle iliskisi ortaya
konulmustur. Dava açılırken ve cevap dilekçesi verilirken taraflar, dayandıkları vakıaların hangi
delillerle ispat edilecegini de belirtmek zorundadırlar.
Ancak iki hali birbirinden ayırt etmek gerekmektedir:
a) Kendiliginden arastırma ilkesinin uygulandıgı davalarda; hakim, davanın ispatı için gereken bütün
delillere kendiliginden basvurur; taraflar da durusma bitinceye kadar delil gösterebilirler. Dava ile ilgili
olguların hazırlanmasında, tarafların yanında, hakimin de görevli olmasına, kendiliginden arastırma
ilkesi denir. Bu ilke kamu düzenini ilgilendiren çekismeli davalarda ve çekismesiz yargı islerinde önem
gösterir.
b) Taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesinin uygulandıgı davalarda, deliller kural olarak
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 4 / 7
taraflarca gösterilir; hakim, delillere kendiliginden basvuramaz.
Dava malzemesinin taraflarca getirilme ilkesi, dava malzemelerinin mahkemeye kimin tarafından
getirilecegiyle ilgili bir ilkedir. Buna göre, hakim, kendiliginden, taraflarca ileri sürülmemis vakıaları
arastıramaz, hükmüne esas alamaz. Mahkeme, sadece tarafların getirdigi vakıalara göre talep
sonucunu inceleyip karar verir.
Taraflarca getirilme ilkesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 25. maddesinde su sekilde ifade
edilmistir: (1) Kanunda öngörülen istisnalar dısında, hakim, iki taraftan birinin söylemedigi seyi veya
vakıaları kendiliginden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranıslarda dahi bulunamaz.
(2) Kanunda belirtilen durumlar dısında, hakim, kendiliginden delil toplayamaz.
Bu ilkenin bir sonucu olarak mahkeme, sadece taraflarca ileri sürülen vakıaları inceleyebilir.
Buna kural olarak deliller de dahildir (m. 25/2).
Fakat hakim, bilirkisi ve kesif delillerine kendiliginden de basvurabilir (m. 266 ve m. 288). Hakim
isticvaba da kendiliginden karar verebilir (m. 169/1) . Bundan baska hakim, davanın her safhasında,
iki tarafın iddiaları sınırı içinde olmak üzere, tarafları dinleyebilir ve gerekli olan delillerin gösterilmesini
ve verilmesini emredebilir (m. 31) (Kuru Baki, Arslan Ramazan, Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku
Ders Kitabı, Ankara 2011, 22. Baskı, s.377, 378).
Belirtilmelidir ki hakim, olayın aydınlatılması için tarafların delil ikamesini isteyebilir, ancak tarafa belli
bir delili hatırlatamaz.
Mahkemenin hüküm vermesi için, kendisine yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi
tarafların görevi ise de, bunları anlamlandırmak veya gerektiginde açıklattırmak hakimin görevidir.
Ancak bu durum, hakimin tarafların ileri sürmedigi vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya
hatırlatması anlamını tasımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması degil,
talep edilenin netlestirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi sözkonusudur.
Taraflarca getirilme ilkesi, hakimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m. 31) çerçevesinde
yumusatılmıstır (Pekcanıtez Hakan, Atalay Oguz, Özekes Muhammet, Medeni Usul Hukuku, 2011,
11.Bası, s. 248 vd).
6100 sayılı Kanun`un hakimin davayı aydınlatma görevi baslıklı 31. maddesine göre, hakim,
uyusmazlıgın aydınlatılmasının zorunlu oldugu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut
çeliskili gördügü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini
isteyebilir.
Hakimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile dogru hüküm
verebilmesi ve maddi gerçegin bulunabilmesi amaçlanmıstır. Düzenlemede her ne kadar açıklama
yaptırabilir denilmisse de, bunun, hakimin davayı aydınlatması için bir ödev oldugunu kabul etmek
gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hakim, iddia ve savunmanın dogru ve tam olarak
anlasılmasını saglayacak ve bu sekilde dogru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir
(Pekcanıtez/Atalay/Özekes, age, s. 248 vd).
Görüldügü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine iliskin 31. maddede, hakimin, uyusmazlıgın
aydınlatılmasının zorunlu kıldıgı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çeliskili gördügü
konular hakkında taraflara açıklama yaptırabilecegi, soru sorabilecegi, kanıt gösterilmesini
isteyebilecegi belirtilmistir.
Bu asamada, davanın dayanagını olusturan fazla çalısma iddiasının ispat kosulları üzerinde de
durulması gerekmektedir.
Gerek mülga 1475 sayılı Is Kanunu, gerekse halen yürürlükte bulunan 4857 sayılı Is Kanununda fazla
çalısmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle fazla çalısmanın ispatı,
genel hükümlere tabidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,
taraflardan her biri, hakkını dayandırdıgı olguların varlıgını ispatla yükümlüdür.
Dolayısıyla fazla çalısma yaptıgını iddia eden isçi, kural olarak, bu iddiasını ispat etmek zorundadır.
Fiili bir olgu söz konusu oldugundan, kural olarak, isçi, fazla çalısma yaptıgını her türlü delille ispat
edebilir.
Bu kapsamda, is davalarında sıklıkla basvurulan delillerden biri olan tanık beyanı, takdiri bir delildir,
hakimi baglamaz ancak hakim, tanık beyanını serbestçe takdir ederken sadece vicdani kanaati ile
karar veremez. Tanık beyanları yönünde ya da aksine hüküm tesis edilmesi durumunda, tanık
beyanının neden kabul edildigi ya da edilmedigi açıklanmalıdır.
Belirtilmelidir ki, tanık beyanları arasında veya tanık beyanı ile diger deliller arasında çeliski bulundugu
takdirde, sadece tanık sözlerine dayanılarak hüküm tesis edilmesi mümkün degildir.
Somut uyusmazlık incelendiginde, davacı isçi fazla çalısma ücreti alacagını kanıtlamak bakımından
tanık anlatımlarına dayanmıs olup, dinlenen ve birbiri ile tutarlı tanık anlatımlarına göre, fazla çalısma
ücreti alacagı ortaya çıkmıstır. Mahkemece müzekkere ile istenilmesine ragmen, yargılama sırasında
davalı taraf, tanık anlatımlarının aksini gösteren herhangi bir kayıt ve belge dosyaya sunmamıstır. Öte
yandan, fazla çalısma ücreti alacagı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur.
Bu nedenle hakimin resen delil toplama yetkisinden de söz edilemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalılardan T. Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Dıs Ticaret Ltd. Sti. vekilinin temyiz itirazlarının
reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, istek halinde alınması
gereken 145,85 TL onama harcının pesin harçtan mahsup edilerek fazla alınan 53,45 TL harcın
temyiz edene iadesine, 09.12.2015 gününde oybirligi ile karar verildi. 
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube