Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

DANIŞTAY

2. DAİRE

E. 2011/1181

K. 2011/4704

T. 20.10.2011

• TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVİNE YÜRÜTMEK ÜZERE GÖREVLENDİRİLME ( Kaymakamlık Oluru Vekâleten Atamaya İlişkin Olmayıp Görevlendirmeye Yönelik Olduğu - Görevini Vekâleten Değil Görevlendirme Suretiyle Yürüten Davacıya Tazminat Şeklinde Olsa Dahi Vekâlet Ücreti Ödenemeyeceği )

• GÖREVLENDİRMEYE YÖNELİK KAYMAKAMLIK OLURU ( Tapu Sicil Müdürlüğü Görevini Vekâleten Değil Görevlendirme Suretiyle Yürüten Davacıya Tazminat Şeklinde Olsa Dahi Vekâlet Ücreti Ödenemeyeceği )

• VEKALET ÜCRETİ ( Tapu Sicil Müdürlüğü Görevi Hakkındaki Kaymakamlık Oluru Vekâleten Atamaya İlişkin Olmayıp Görevlendirmeye Yönelik Olduğu - Görevini Vekâleten Değil Görevlendirme Suretiyle Yürüten Davacıya Tazminat Şeklinde Olsa Dahi Ödenemeyeceği )

KHK-631/m.5

657/m.86, 174, 175

2709/m.128

ÖZET : Davacının, Tapu Sicil Müdürlüğü görevine yürütmek üzere görevlendirilmesine dair Kaymakamlık Olurunun vekâleten atamaya ilişkin olmayıp, görevlendirmeye yönelik olduğu açıktır. Bu durumda; Tapu Sicil Müdürlüğü görevini vekâleten değil, görevlendirme suretiyle ( tedviren ) yürüten davacıya tazminat şeklinde olsa dahi vekâlet ücreti ödenmesi mümkün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

İstemin Özeti : Şanlıurfa İdare Mahkemesi`nce verilen 22.9.2010 günlü, E:2010/948, K:2010/1570 sayılı kararın; dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.

Davacının Cevabının Özeti: Cevap verilmemiştir.

Davalı İdarenin Cevabının Özeti: Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi:

Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının İptal ve kabule ilişkin kısmının bozulması, davacının temyiz isteminin ise reddi ile anılan kararın davanın süre aşımı nedeniyle ve esastan reddine dair hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı:

Düşüncesi: Tapu Sicil Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olan davacı aynı yer Tapu Sicil Müdürlüğü görevini yürütmekle görevlendirilmesine karşın yürüttüğü görev için vekâlet ücreti verilmemesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal tutarın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada, dava konusu işlemi iptal eden ve; vekâlet ücretine eşdeğer tutarın ödenmesi, zam ve tazminatlara ilişkin kısmı esastan, başvuru tarihinden önceki dönemi ise süre aşımından reddeden İdare Mahkemesi kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Anayasa`nın 128. maddesinde "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir." hükmü yer almıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 86. maddesinde vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları düzenlemiş olup, maddenin ilk paragrafında "Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedeniyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir." hükmüne yer verildikten sonra Kanunun 174. maddesinde vekâlet aylıklarının ödenebilmesi için görevin fiilen yapılmasının şart olduğu, 175. maddesine 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname`nin 5. maddesi ile; eklenen paragrafa göre kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet edenlere vekâlet aylığı ödenebilmesi için, vekilinin asilde aranan şartları taşımasının zorunlu olduğu hükümleri yer almıştır.

Dolayısıyla, asilde aranan şartlara sahip olmayan davacıya anılan yasal düzenlemeler karşısında görev yaptığı kadro için vekâlet ücreti ödenmesine imkân bulunmadığından, bu miktarın tazminat adı altında değerlendirilerek tazminine karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Temyiz istemine konu idare mahkemesi kararının, zam ve tazminatlara ilişkin kısmın esastan, parasal haklar yönünden başvuru tarihinden önceki dönemin ise süre aşımından reddinde ise 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbiri bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin kabul edilerek idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ile; vekâlet ücretine eşdeğer tutarın tazminine ilişkin kısmının bozulması, zam ve tazminatlara, ilişkin kısmın esastan, parasal haklar yönünden başvuru tarihinden önceki dönemin ise süre aşımından reddine ilişkin kısımda ise davacı temyiz isteminin ise reddedilerek bu kısmının onanması gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi`nce, 9.3.2011 tarihli ara kararı cevabının geldiği ve dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:

KARAR : Dava; Adıyaman İli, Çelikhan İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapmakta iken aynı yer Tapu Sicil Müdürlüğü görevini yürütmekle görevlendirilen davacıya, vekâlet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı yolundaki 22.4.2010 günlü işlemin iptali ile 22.9.2008 tarihinden itibaren yoksun kaldığı özlük ve; maddi haklarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Şanlıurfa İdare Mahkemesi`nin 22.9.2010 günlü, E:2010/948, K:2010/1570 sayılı kararıyla; davacının yürüttüğü görevden dolayı üstlendiği sorumluluk dikkate alındığında, Anayasa`nın 18. maddesinde yer alan hüküm uyarınca vekâlet görevinden ötürü vekâlet aylığına eş değer tutarda bir meblağın tazminat olarak ödenmesi gerekeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin, davacının tarafına vekâlet aylığı ödenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 24/B-2 maddesinde belirtilen koşulları taşımayan davacıya, asilde aranan şartlara sahip olmaması nedeniyle zam ve; tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle, dava konusu işlemin, davacının vekâleten yürüttüğü görev nedeniyle tarafına zam ve tazminat ödenmesine yönelik başvurusunun reddine dair kısmında hukuka aykırılık görülmediği, ayrıca, davacının 5.2.2010 günlü başvurusunun dava konusu işlem ile reddedilmesinin ardından 17.5.2010 gününde kayda giren dilekçe ile görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmakta ise de, görevlendirildiği 22.9.2008 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açmaması veya idareye başvurmaması nedeniyle, idareye başvuru ( 5.2.2010 ) tarihinden geriye doğru altmışıncı günden önceki döneme ait vekalet ücretinin ödenmesi talebinin süre aşımı dolayısıyla incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin; davacının vekalet ücreti ödenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptaline, zam ve tazminat verilmesine yönelik başvurusunun reddine dair kısmının iptali talebi ile görevlendirilme tarihinden itibaren zam ve tazminat ödenmesi istemi yönünden davanın reddine; davalı idareye başvurduğu tarihten geriye dönük altmış gün öncesi olan 7.12.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak vekalet aylığına eşdeğer tutardaki tazminatın davalı idareye başvuru ( 5.2.2010 ) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ait tazminat istemi yönünden ise süre aşımı nedeniyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Davalı idare; atamaya yetkili amir tarafından usulüne uygun olarak vekâleten atanmayan ve asilde aranan şartları da taşımayan davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürerek İdare Mahkemesi kararının iptal ve; kabule ilişkin kısmının; davacı ise, kararın bir kısmının muğlâk kaldığını ve taleplerinin tam olarak karşılanmadığını öne sürerek Mahkeme kararının davanın süre aşımı nedeniyle ve esastan reddine dair kısımlarının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığına bağlı olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinde, vekâlet görevi ve; aylık verilmesinin şartları düzenlemiş olup; maddenin birinci fıkrasında, memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedeniyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği; ikinci fıkrasında, bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâletin asıl olduğu hükümleri yer almıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Adıyaman İli, Çelikhan İlçesi, Tapu Sicil Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olan görev yapmakta iken, 22.9.2008 günlü Kaymakamlık Oluru ile; Tapu Sicil Müdürlüğü görevini yürütmek üzere görevlendirildiği, söz konusu göreve ait özlük haklarından yararlandırılma amacıyla 5.2.2010 tarihinde yaptığı başvurunun reddi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm uyarınca; bir göreve vekâleten atanan kişiye vekâlet ettiği göreve ilişkin vekâlet aylığı ödenebilmesi için, her şeyden önce söz konusu kadroya yapılacak atamanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesi uyarınca gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.

Olayda ise; davacının, Çelikhan Tapu Sicil Müdürlüğü görevine yürütmek üzere görevlendirilmesine dair Kaymakamlık Olurunun vekâleten atamaya ilişkin olmayıp, görevlendirmeye yönelik olduğu açıktır.

Bu durumda; Tapu Sicil Müdürlüğü görevini vekâleten değil, görevlendirme suretiyle ( tedviren ) yürüten davacıya tazminat şeklinde olsa dahi vekâlet ücreti ödenmesi mümkün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa İdare Mahkemesi`nin 22.9.2010 günlü, E:2010/948, K:2010/1570 sayılı kararının, davanın esastan ve süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısımları hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından davacının temyiz isteminin reddi ile; bu kısımlarının onanmasına; davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulü ile temyize konu kararın iptal ve kabule ilişkin kısımlarının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen husus gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

danx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube