Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
USÜLSÜZ TEBLİGAT

T.C YARGITAY 
12.Hukuk Dairesi 
Esas: 2016/ 8050 
Karar: 2016 / 26026 
Karar Tarihi: 26.12.2016

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlular vekilinin, borçlulara yapılan örnek 7 numaralı ödeme emri tebligatlarının usulsüz olduğunu ileri sürerek tebligat tarihlerinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece tebligatların usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamından borçlu ...’in, diğer borçlu şirketin temsilcisi olduğu, şirket adresinin, borçlu ...’e ait işyeri adresi olduğu hakkında kuşku ve duraksama bulunmamaktadır. Bu adres, tüzel kişiye ait olmakla beraber, tebligatın muhatabı (tüzel kişi olmayıp) gerçek kişi olduğundan, tüzel kişilere tebligatı düzenleyen Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddelerinin uygulanması sözkonusu değildir. Muhatabın işyerine çıkarılan tebligatın, aynı Kanun`un 17. maddesine göre yapılması gerekmektedir. Ne var ki kendisine tebligat yapılacak kimse veya anılan madde uyarınca, tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, aynı Kanunun 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapılmalıdır.

Konuya ilişkin tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." 

Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik`in 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir..” hükmünün yer aldığı, Tebligat Kanunu`nun ``Tebligat Mazbatası`` başlıklı 23.maddesinin 7.bendinde, tebligat mazbatasının; “21. maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara müteallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi`` ihtiva etmesinin zorunlu kılındığı, ``Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi`` başlıklı Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesinin (f) bendinde ise, 30. ve 31. maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebin tebligat mazbatasına yazılacağının hüküm altına alındığı görülmüştür.

Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu`nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ mazbatasına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır. Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliğinin 35.maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır. Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

Hükmi şahıslara yapılacak tebligat işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 12 ve 13. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin tevziat saatlerinde kapalı olması veya hazır bulunanlar tarafından tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, tebligatın, bu adrese, Tebligat Kanunu`nun 21/1. maddesine göre yapılması gerekir. Tüzel kişilerin ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu`nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 31. maddelerinde belirtilen araştırmaları yapması gerekmez. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi, gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırma yapılacağına ilişkin yasada bir düzenleme bulunmamaktadır.

Somut olayda, tüzel kişi adresine, borçlu ... muhatap alınarak gönderilen ödeme emrinin; "Tebliğ evrakına yazılı adrese gidildi. Muhatap adreste ikamet etmesine rağmen yazılı adres kapalı olması nedeniyle çalışan...’den soruldu. Muhatabın nerede olduğunu bilmediğini sözlü beyan edip imzadan imtina etti. Evrak ... Mahalle Muhtarlığına tebliğ edildi. 2 No’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Çalışan ...’e haber verildi" şerhi verilerek tebliğ edilmek istendiği görülmektedir. Ancak, tebliğ evrakında muhatabın adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği hususları, yukarıda anlatıldığı üzere yöntemince araştırılmamış ve bu husus belgelenmemiş olduğundan bu yönüyle borçlu ...’e yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür. 

Öte yandan borçlu şirketin adresine gönderilen örnek 7 ödeme emrinin "Tebliğ evrakına yazılı adrese gidildi. Muhatap adreste ikamet etmesine rağmen yazılı adres kapalı olması nedeniyle çalışan ...’den soruldu. Muhatabın nerede olduğunu bilmediğini sözlü beyan edip imzadan imtina etti. Evrak ... Mahalle Muhtarlığına tebliğ edildi. 2 No’lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Çalışan ...’e haber verildi." şerhi verilerek tebligat yapılmak istenmiş ise de, tebliğ evrakında belirtildiği üzere işyerinin kapalı olması halinde çalışanın beyanının alınması mümkün olamayacağından borçlu ... İhr.ve Tur. Yat. Ltd. Şti’ne yapılan tebliğ işlemi de usulsüzdür.

O halde mahkemece, Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca muhatap-borçluların beyan ettikleri ıttıla tarihlerinin tebligat tarihi olarak kabulü ile tebligat tarihlerinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tebligatın usulüne uygun olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. 

SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube