Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KISA KARAR İLE GEREKÇELİ KARAR ARASINDA ÇELİŞKİ BULUNMASI

T.C.

YARGITAY

22. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/3290

K. 2017/4729

T. 7.3.2017

• KIDEM TAZMİNATI İSTEMİ ( Kısa Kararla Gerekçeli Kararın Çelişkili Olması - Mahkeme Kısa Kararda Şirket Hakkındaki Davanın Feragat Sebebiyle Reddine Karar Verildiği Oysa Şirketin Davada Taraf Olmadığı Hakkında Feragat Edilen Davalının Büyükşehir Belediyesi Olduğu/Hükmün Bozulması Gerektiği )

• HÜKÜM ( Kıdem Tazminatı İstemi - Kısa Kararda Şirket Hakkındaki Davanın Feragat Sebebiyle Reddine Karar Verildiği Oysa Hakkında Feragat Edilen Davalının Büyükşehir Belediyesi Olduğu/6100 S. Kanun`un 297. 298. ve 321. Md. Belirtilen Zorunlu Unsurların Hiç Birisini Taşımadığı Anlaşılan Hükmün Bozulacağı )

• KISA KARARLA GEREKÇELİ KARARIN ÇELİŞKİLİ OLMASI ( Her Ne Kadar Bu Durumun Şablon Kalıntısı Olarak Seri Dosya Kopyalamasından Kaynaklandığı Belirtilmiş İse de Kısa Karar ve Gerekçeli Karar Arasında Çelişkinin Bozma Nedeni Olduğu - Kıdem Tazminatı İstemi )

6100/m.297,298,321

ÖZET : Dava; kıdem tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, mahkeme kısa kararda; şirket hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine karar verildiği, oysa şirketin davada taraf olmadığı, hakkında feragat edilen davalının Büyükşehir Belediyesi olduğu, gerekçeli kararda ise; Büyükşehir Belediyesi hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine kararı verilmiştir. Her ne kadar bu durumun şablon kalıntısı olarak, seri dosya kopyalamasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de, kısa karar ve gerekçeli karar arasında arasında çelişki oluşturulduğu açıktır. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi bozma sebebidir. Bu nedenlerle; 6100 Sayılı Kanun`un 297, 298 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı özetle; davalı işveren bünyesinde harita teknikeri olarak çalışmaya başladığını, çalışması devam ederken ... tarafından 5393 Sayılı Belediye Kanunu 49`a göre ... bünyesinde sözleşmeli personel olarak çalıştırılacağı kararının verildiğini, yetkililerce işçilere ...`daki sözleşmelerini feshetmeleri halinde ...`da düz işçi olarak çalışabilecekleri aksi takdirde hizmet sözleşmelerinin feshedileceğinin ve Kurumla ilgili hiçbir yerde çalışamayacaklarının bildirildiğini, işsiz kalmaktan korkan işçilerin kendilerine dayatılan istifa dilekçelerini imzalamak zorunda kaldıklarını, zorla alınan istifa dilekçesi ile davacının ... Şirketindeki çalışmasına Şubat 2013 tarihinde son verildiğini, devamında ... bünyesinde tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışmaya başladığını, Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler Sendikasının ... ile yapmış olduğu toplu iş sözleşmesi olduğunu, bu sebeple sendikal haklarından vazgeçerek istifa etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, beyan etmiş, fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla kıdem tazminatının ödenmesini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının bir başka kurumda çalışmaya başlamasının kendi istek ve iradesi ile gerçekleşmiş olduğunu, şirketin işçiyi istifaya zorlaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının ...`ya geçiş yaparak fiilen başka bir işyerine gitmediğini, halen şirkette aynı yerde çalışmaya devam ettiğini, bu sebeple yapılan işyeri değişikliğinin işyeri devri niteliğinde olduğunu, henüz sona ermemiş bir sözleşmeye dayanarak kıdem tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının çalışması devam ederken yeni bir kadro fırsatı tanınarak devlet memuru olarak çalışabileceği veya aynı koşullarla davalı şirkette çalışmasını sürdürebileceği yönünde seçimlik hak tanındığını, davacının bu hakkını ...`ya geçmek şeklinde kullandığını, hiçbir baskı ve zorlamanın olmadığını, davalının fesih iradesinin bulunmadığını, daha iyi şartlarda çalışmaya başladığını, bu doğrultuda davacının çalışması devam ettiğinden kıdem tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, iş akdinin istifa ile sona erdiği kabul edilse dahi davacının kendi iradesiyle istifa ettiğini, kıdem tazminatı koşullarının gerçekleşmediğini beyan etmiş, davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun, 294. maddesinde “hükmün tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.” 298. maddesinde ise “gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükümlerine yer verilmiştir. Yine Kanunun 321. maddesinde; “Kararın tefhimi, mahkemece hükme dair tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.

321. maddedeki “hükme dair tüm hususlar” dan kastedilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 297. maddesindeki unsurlardır. Madde gerekçesinde tefhimin hüküm özetinin yazdırılması olduğu açıklanmıştır.

Davanın reddine veya kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması ve kısa kararla çelişik olmaması da gerekir. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve kanunlarda yer alan kurallara açıkça aykırılık oluşturur.

Somut olayda, mahkeme kısa kararda; ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, kararı verildiği, oysa ... adlı şirketin davada taraf olmadığı, hakkında feragat edilen davalının ... Büyükşehir Belediyesi olduğu, gerekçeli kararda ise; ... Büyükşehir Belediyesi hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine kararı verilmiştir. Her ne kadar bu durumun şablon kalıntısı olarak, seri dosya kopyalamasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de, kısa karar ve gerekçeli karar arasında arasında çelişki oluşturulduğu açıktır. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.4.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir. Bu nedenlerle; 6100 Sayılı Kanun`un 297, 298 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istemi halinde ilgilisine iadesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube