Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
BORÇLULARIN VERİLEN KESİN SÜRE İÇERSİNDE GİDER AVANSINI YATIRMADIĞI SABİT OLDUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİ İSABETSİZDİR. 

T.C YARGITAY

12.Hukuk Dairesi

Esas: 2016/ 29846

Karar: 2017 / 2187

Karar Tarihi: 20.02.2017

Yargıtay KararıMAHKEMESİ        :İcra Hukuk Mahkemesi

  

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

 Boçlular, haklarında iflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen tedbir kararı olduğunu, açılmış bulunan takibin iptal edilmesi ve dosyada yapılmış haciz işlemleri ile varsa İİK 89/1 haciz ihbarnamelerinin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

 6100 sayılı HMK`nun 114/g maddesinde gider avansı, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun`un 115/2. maddesine göre “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” Yine aynı Kanun`un 120. maddesinde “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı`nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” düzenlemesi yer almaktadır.

          Açıklanan yasal düzenlemelere göre gider avansının yatırılmadığının veya eksik olduğunun anlaşılması halinde, yatırılması veya tamamlanması için HMK`nun 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte gider avansının  nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse, dava şartı yokluğu sebebiyle dava usulden reddedilecektir.       

         Somut olayda; davacıya; 12.02.2016 tarihli ara kararda, gider avansı içeriği ve miktarı ayrıntılı şekilde belirtildiği, gider avansının yatırılması için iki hafta kesin süre verildiği, ihtarın  davacı vekiline 18.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre içinde gider avansın  yatırılmamasının hukuki müeyyidelerinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır. 

 O halde borçluların verilen kesin süre içersinde  gider avansını yatırmadığı sabit olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.

 SONUÇ  : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

 Karşı Oy Yazısı      :           

   6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İcra ve İflas Kanunu`nda bir hüküm olmayan hallerde ancak, İcra ve İflas Kanunu`nda açıkca gönderme olması (İİK 50, 68/a4 vb.) veya bu Kanun`un özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması halinde uygulanabilir. 

 Gider avansı HMK`nun 120. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun Yazılı Yargılama Usulü ile ilgili hükümleri arasında yer almaktadır. HMK 322. maddesi, "Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hallerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır." hükmü gereğince gider avansını düzenleyen HMK 120. maddesi hükmü basit yargılama usulüne tabi davalarda da uygulanmaktadır. İİK`nun 16 ve devamı maddelerinde düzenlenen şikayet HMK 118. maddesinde düzenlenen dava niteliğinde olmayıp İcra ve İflas Hukukuna özgü bir kanun yoludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun ve Dairemizin şikayet dilekçesinin HMK119. maddesindeki şartları taşımasının zorunlu olmadığı, karşı tarafın yazılı veya hiç gösterilmemesinin sonuca etkisinin bulunmadığına yönelik süreklilik kazanan kararları bulunmaktadır (HGK`nun 17/10/2012, 2012/12-368 E.-2012/775 K., 12. H.D.`nin 04/03/2013, 2012/31220 E. - 2013/7095 K.; 12. H.D.`nin 06/05/2013, 2013/8640 E. - 2013/17276 K.). Ayrıca gider avansının şikayetler ve itirazlarda uygulanması için İcra ve İflas Kanunu`nun 15. maddesinde ve diğer maddelerinde bir düzenleme bulunmamaktadır.

 Gider avansının icra mahkemelerinde görülen dava niteliğinde olmayan itiraz ve şikayetlerde uygulama yerinin bulunmadığı bu konuda Tebligat Kanunu `nun uygulanması gerektiği yönündeki görüşe katılmaktayım (Kuru, Baki İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, ... 2013, s. 104, 276, 337, 715, 778, 943, 1042).

 İcra ve İflas Kanunu`nun 18. maddesinin 1. fıkrasında şikayetlerde basit yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, 2. fıkrada ise duruşma yapılmasına gerek görülen hallerde taraflar gelmeseler bile gereken kararın verileceği öngörülmüştür. Bu hüküm şikayete özgü özel bir usul hükmüdür. Şikayetlerde gider avansının kesin sürede yatmaması nedeniyle HMK`nun 114/1-g ve 115/2. maddelerine göre usulden reddinin kabulü bu hükmün uygulanmasını ortadan kaldırmaktadır. 

 Hukuk Muhakemeleri Yönetmeliği`nin 45. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun gider avans tarifesinin 4. maddesinde gider avansı, delil avansını da kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Oysa gider avansı ile HMK 324 maddede düzenlenen delil avansının hüküm  ve  sonuçları  farklıdır. Gider avansı alınmasının sonucu davanın açılmamış sayılması (HMK 114 ve 120. maddeleri) iken, delil avansı yatırılmamasının sonucu ise sadece avansı yatırılmayan delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasıdır. Çoğu şikayet, keşif bilirkişi ve tanık gibi delillere gerek olmaksızın icra mahkemelerince icra dosyasının incelemesi ile karara bağlanabilmektedir. Bu tür şikayetler için şikayetin başında gider avansı adı altında keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderlerin şikayetçiden alınması HMK 120. maddesi gereçesinde yer alan "davaların gecikmesinin önüne geçilmesi" amacına da hizmet etmeyeceği düşüncesindeyim.

 Bu konuda Tebligat Kanunu`nun 5 ve 34/II. madde hükümleri uygulanmalıdır. Şöyle ki; şikayet eden, şikayet dilekçesinin karşı tarafa tebliği giderini, şikayetin duruşmalı incelenmesine karar verilirse, duruşma davatiyesi giderini peşin ödemek durumundadır. Aksi halde şikayetçi, şikayetinden vazgeçmiş sayılır. İcra mahkemesi şikayetin incelenmesi sırasında keşif ve bilirkişi incelemesine veya tanık dinlenmesine karar verilirse delil avansı istemeli, süresinde delil ikamesi avansı yatırılmazsa, avansı yatırılmayan delil dışındaki delillere göre şikayet konusunda bir karar verilmelidir.

 Somut olayda şikayetçi borçlu şirket, hakkındaki iflas erteleme tedbir kararı nedeniyle takibin iptali ile 89/1 haciz ihbarnameleri ile hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece tensip kararında gider avansının yatırılması için iki haftalık kesin süre verildiği halde, süresinde avansın yatırılmadığı gerekçesi ile HMK`nun 114/9 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Dairemizin bozma kararında ise davanın usulden reddi gerektiği belirtilmektedir.

 Borçlunun bu istemi şikayet niteliğinde olup yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca mahkemece ilgili tedbir kararı ve icra dosyası incelenerek İİK 18/2 uyarınca taraflar gelmese dahi gerekli kararın verilmesi gerekçesi ile bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulması yönündeki Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum.




İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube