Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ARACIN EŞLER ARASINDA EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN GEÇERLİ OLDUĞU TARİHİTE DAVALI EŞ ADINA SATIN ALINDIĞIKİŞİSEL MAL SAVUNMASININ İSPATLANAMADIĞI

T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/8274

K. 2017/686

T. 24.1.2017

• KATILMA ALACAĞI (Aracın Eşler Arasında Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Geçerli Olduğu Tarihite Davalı Eş Adına Satın Alındığı/Kişisel Mal Savunmasının İspatlanamadığı - Edinme Tarihi İtibariyle Aracın Davalının Edinilmiş Malı Olduğunun Kabulü Gerektiği)

• EDİNİLMİŞ MAL (Aracın Eşler Arasında Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Geçerli Olduğu Tarihite Davalı Eş Adına Alındığı/Kişisel Mal Savunmasının İspatlanamadığı - Edinme Tarihi İtibariyle Aracın Edinilmiş Mal Olduğu/Davacı Lehine Artık Değere Katılma Alacağı Hesabı Yapılarak Karar Verileceği)

• MAL REJİMİNİN TASFİYESİ (Aracın Eşler Arasında Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Geçerli Olduğu Tarihite Davalı Eş Adına Satın Alındığı/Kişisel Mal Savunmasının İspatlanamadığı - Edinme Tarihi İtibariyle Aracın Edinilmiş Mal Olduğu/Davacı Lehine Artık Değere Katılma Alacağı Hesabı Yapılacağı)

6100/m.33

4721/m.219,222,227,228,229,230,231,232,235/1,236/1

ÖZET : Dava; katılma alacağı istemine ilişkindir. Tasfiyeye konu araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte davalı eş adına satın alınmıştır. Mahkemece, aracın davalının kişisel malı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamı, davalının emeklilik tarihi, önceki alınıp satılan araçlarla ilgili evraklar ve toplanan delillerden kişisel mal savunmasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla edinme tarihi itibariyle tasfiyeye konu edilen aracın davalının edinilmiş malı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, araç yönünden yukarıda açıklanan ilkeler ve temyiz edenin sıfatı gözetilerek davacı lehine artık değere katılma alacağı hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı Yılmaz G. vekili, boşanma dava dilekçesi ile birlikte evlilik birliği içinde ortak satın alınıp davalı adına kaydedilen bir adet araç ve bir adet taşınmaz bulunduğunu belirterek malların paylaşımını talep etmiştir. 11.01.2011 havale tarihli açıklama dilekçe ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak mal paylaşımını talep ettikleri ve harca esas değerin 10.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.

Davalı Sema M. vekili, davaya konu taşınmazın davalının borsadan kazandığı para ile satın alındığını, evlilik içerisinde davalının sahip olduğu araçları yenilediğini, en son kullandığı eski aracının satımından gelen para ve emeklilik ikramiyesinin bir kısmı kullanılarak davaya konu aracın satın alındığını, taşınmaz ve aracın kişisel malı olduğunu, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının dava konusu taşınmaza ne şekilde katkıda bulunduğu usulünce ispatlanamadığı, dava konusu araç yönünden davalının, tüm aşamalarda çok önceden araç sahibi olduğu, araçlarını zaman içerisinde yenilediği, en son 2006 yılında emekli olduğu, emekli ikramiyesi ile araç satın aldığı, çoğunluğu 2002 yılı öncesi çalışmalarından alınan emekli ikramiyesi ve kişisel mal niteliğindeki önceki araçların satışından karşılanan aracın davalının kişisel malı niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, aracın satın alınmasından sonra aracın değerinde artış meydana gelmediği, aksine değeri de düştüğü gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin araca yönelik yönelik temyiz itirazlarına gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa`dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Somut uyuşmazlığa gelince, tasfiyeye konu araç eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 06.01.2009 tarihinde davalı eş adına satın alınmıştır. Mahkemece, aracın davalının kişisel malı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamı, davalının emeklilik tarihi, önceki alınıp satılan araçlarla ilgili evraklar ve toplanan delillerden kişisel mal savunmasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla edinme tarihi itibariyle tasfiyeye konu edilen aracın davalının edinilmiş malı olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, araç yönünden yukarıda açıklanan ilkeler ve temyiz edenin sıfatı gözetilerek davacı lehine artık değere katılma alacağı hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK`nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK`nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK`nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube