Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 1973/1924

K. 1974/1255

T. 28.2.1974

• GABİN

• MANEVİ MÜZAYAKA

• GABİNİN OBJEKTİF ve SUBJEKTİF UNSURU

818/m.21

ÖZET : Dava dilekçesindeki açıklamalardan, davacının  gabin sebebine dayanarak satış sözleşmesinin bozulmasını istediği kabul edilebilir.

DAVA VE KARAR : Mahkemece, yalnız davacının getirdiği tanıklar dinlenilmiş ve başka yönler incelenmeden -sübjektif unsurun gerçekleşmediği gerekçesiyle- gabin iddiasına dayanılarak açılan dava red edilmiştir.

Mahkeme gereksiz bir çabukluk havası içinde erken bir sonuca ulaşmıştır. Bu sonucun hatalı olması ihtimali bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

Gabinin öteki unsurları araştırılmış ve bundan sonra deliller birlikte takdir edilmiş bulunsa idi, değişik bir sonuca ulaşılması mümkün olabileceği de düşünülebilir.

Tapu kaydına göre, davalı tarafa 20 bin liraya satıldığı tesbit edilen taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri nedir? Bu yön tesbit edilmeden yalnız sübjektif unsurlarla ilgili delillerin incelenmesi suretiyle olayın tam olarak değerlendirilmesi çok kere mümkün değildir.

Objektif unsurun gerçekleşmediği hallerde -genellikle- sübjektif unsurun araştırılması gereksiz olabilir. Ancak ivazlar arasında açık bir fark mevcut ise bu halin nedenleri araştırılmak, sübjektif unsurla ilgili deliller -tarafların durumları ve olayın özelliği gözden uzak tutulmadan- titizlik ve duyarlıkla incelenmek suretiyle isabetli bir sonuca ulaşılabilir.

Gabin iddiasına dayanan davalarda objektif unsurun öncelikle ve herhalde inceleme konusu yapılması, ivazlar arasında açık bir farkın mevcut olduğu anlaşıldıktan sonra objektif unsura ilişkin bulunan delillerin yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi gereklidir. Bu esas ve sıraya riayet edilmeyen hallerde delillerin yanlış takdir edilmesi nedeniyle isabetsiz sonuçlara gidilmesi ihtimali bulunduğu unutulmamalıdır.

Olayda, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile tapuda yazılı satış bedeli arasında açık -göze çarpan- bir fark mevcut olduğu anlaşıldığı takdirde öteki unsurla ilgili delillerin hayatın mutad icaplarına uygun düşecek şekilde daha gerçekci ve insani bir açıdan değerlendirilmesi sonunda davanın kabulü mümkün olduğu bile düşünülmelidir.

Şöyle ki:

Nüfus kaydına göre, satış tarihinde 75 yaşında bulunan davacının yalnız bir kimse olduğu, evlat edindiği kişinin ilgi göstermemesi nedeniyle ortada kaldığı, maddi imkanlarının elverişli olmasına rağmen bakıma ve korunmaya muhtaç duruma düştüğü anlaşılmaktadır.

Yaşlılık ve yalnızlıktan ötürü hayatını tek başına sürdürmek zorunluğunda kalan, kalabalık olan dünyada Robenson gibi etrafsız bir kişi durumuna düşen davacının esaslı bir sıkıntı -müzayaka- içinde bulunduğu şüphesizdir. Müzayaka halinin çeşitleri vardır. Maddi ve manevi olabilir. Davacı yaşı, belki özel durumu ve inceleme konusu yapılmayan psikolojik yapısı itibariyle bakılmaya, korunmaya ve yakın ilgiye ihtiyaç gösteren halde olabilir. İçinde bulunduğu toplumun dışında yaşamak korkusu davacıyı bir bunalıma itmiş ise, bu halin manevi müzayaka olarak sayılması gerekir.

Davacının dışına atıldığı kanısında bulunduğu toplumla ilişki kurmasını sağlayacak -hiç değilse- bir kaç kişinin yardımına, himaye ve alakasına ihtiyacı olduğu şüphesizdir. Davalı Ş. davacının üvey kızı, öteki davalı ise Ş.`nin oğludur. Davalı Ş. ile davacının üvey ana ve kız olarak uzunca bir süre birlikte yaşadıkları muhakkaktır. Ş. ile oğlunun kendisine bakıp gözetecekleri ümidini uyandıran söz ve davranışları davacı için bir güven kaynağı olmuş, davacı bu can simidinden yararlanabilmek için olağan sayılmayacak bir fedakarlığa katlanmış gibi görünmektedir. Davalılar, dava konusu taşınmazın kendilerine ucuz bedel ile verilmesi takdirinde davacıya yardım edecekleri havasını uyandırmış, olta niteliğindeki bu öneri ve çağrı davacıyı etkilemiştir. Davacı bu teklifin kendisine neye mal olacağını ve sonuçlarını yeteri kadar düşünüp tartışma olanaklarından -içinde bulunduğu hiffet ve müzayaka halleri nedeniyle- yoksun bulunduğundan kendisine uzatılan faturayı kabul etmek suretiyle yalnızlık çemberini kıracağını zannetmiş, karşı tarafın teklifine uyarak satışa rıza göstermiş gibi bir görüntü içindedir.

SONUÇ : Mahkemece, yukarıda yazılı düşünce ve yönler gözönünde tutulmadan eksik soruşturmaya dayanılarak davanın reddine karar verilmesi yolsuz olduğu bu kez yapılan inceleme sonunda anlaşıldığından Onamaya ilişkin bulunan kararın düzeltme yolu ile ortadan kaldırılarak hükmün yukarıda yazılı nedenlerle ( BOZULMASINA ) oybirliğiyle karar verildi.

 

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube