Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
TTK `NUNDA DÜZENLENEN HUSUSLARDAN DOĞAN UYUŞMAZLIK TTK (6102 SAYILI) M 4/1-A BENDİNE GÖRE `TİCARİ DAVA` SAYILIR VE GÖREVLİ MAHKEME ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDİR.


T.C YARGITAY 
Hukuk Genel Kurulu 
Esas: 2014/ 1491 
Karar: 2015 / 1353 
Karar Tarihi: 15.05.2015


Yargıtay Kararı

Taraflar arasındaki “limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen 05.12.2013 gün ve 2013/834 E., 2013/781 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.03.2014 gün ve 2014/2838 E., 2014/5104 K. sayılı ilamı ile; 

(...Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A..Yapı Ltd. Şti`nin ortağı iken şirketteki hisselerini noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, devrin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davalının şirkete ait yüklü miktardaki parayı uhdesinde bulundurarak şirket mal varlığında görülmemesine neden olduğunu, ayrıca A.. Grup A.Ş. unvanlı bir şirket kurarak A..Yapı Ltd. Şti`nin başarısı ve logolarını kullandığını ve böylece müvekkilinin hisselerinin gerçek değeri altında devredilmesini sağlayarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan hakları saklı kalarak oluşan zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığın hukuki niteliği itibari ile haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini talebinden ibaret olduğu, eldeki uyuşmazlığın ticari dava olup olmadığının 6102 sayılı TTK`nın 4. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, bu düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK`nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, TTK`nın 4/2. maddesine göre ise tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığı, taraflarında tacir olmadığının dava dilekçesi içeriği ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesi görevli olup 6100 sayılı HMK’nın 114/1. fıkrası (c) bendine göre görevin dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasında limited şirket pay devri yapıldığına ve davacı da bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek işbu davayı açtığına göre, davanın hallinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmak durumundadır. Zira, uyuşmazlığın çözümünde pay devrinin ne şekilde ve hangi koşullarda geçerli olacağı hususları da incelenip değerlendirileceğinden ticari bir uyuşmazlık söz konusudur. Bu itibarla, mahkemece, uyuşmazlığın esası ile ilgili karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...) 

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.



TEMYİZ EDEN: Davacı vekili



HUKUK GENEL KURULU KARARI 

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, devredilen limited şirket hisselerinin devir tarihindeki gerçek pay değeri tespit edilerek aradaki farkın ödenmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan 6100 sayılı HMK’nın 114/1. fıkrası (c) bendi uyarınca dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 

Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir. 

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dilekçesindeki talep içeriğine göre davada asliye hukuk mahkemesinin mi yoksa asliye ticaret mahkemesinin mi görevli olduğu noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacı tarafın talebinin ne olduğunun tam olarak tespiti gerekmektedir. Dava dilekçesinde anlatımında davacı taraf, dava dışı A.. Ltd. Şti`nin ortağı iken şirketteki hisselerini noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, devrin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davalının şirkete ait yüklü miktardaki parayı uhdesinde bulundurarak şirket mal varlığında görülmemesine neden olduğunu, böylece müvekkilinin hisselerinin gerçek değeri altında devredilmesini sağlayarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, A...Yapı...Ltd. Şti.ndeki 136 hissesinin 01.08.2013 günü itibariyle gerçek bedelleri ile müvekkiline ödenmiş olan hisse bedelleri arasında farka ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan hisse devir tarihinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Görüldüğü üzere davacının talep dayanağı limited şirket hisselerinin devrinden kaynaklanmakta olup, limited şirketlerde hisse devrinin koşulları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda (TTK) ayrıntısıyla düzenlenmiş olup, 595. madde hükmü aynen; “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. 

(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.

(3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.

(4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. 

(5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır.

(6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. 

(7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.” Düzenlemesini içermektedir.

Anılan bu hüküm dikkate alınmaksızın eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne imkân bulunmadığı açıktır. Zira, davaya konu pay devrinin ne şekilde ve hangi koşullarda geçerli olacağı hususlarının incelenip değerlendirilmesi gereklidir.

Görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda ise, 6102 sayılı TTK’nun 4. ve 5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. 

Anılan yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, “bu Kanunda” öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları “ticari dava” sayılacaktır. 

Aynı Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca da, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm “ticari davalar” ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 

6102 sayılı TTK’nun getirdiği yenilik uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki artık görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacaktır (TTK, m. 5/3).

Bu itibarla, 6102 sayılı TTK’nun 595. maddesindeki düzenlemeye tabi limited şirketin pay devrinden kaynaklanan eldeki davada görevli mahkeme; aynı Kanun’un 4. ve 5. maddesi uyarınca uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan asliye ticaret mahkemesidir.

O halde, Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gereken ticari davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 15.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube