Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KISA KARARA İLİŞKİN HÜKÜM FIKRASINDA ÇELİŞKİ BULUNMASININ BOZMA SEBEBİ OLDUĞU.


T.C YARGITAY 
2.Hukuk Dairesi 
Esas: 2016/ 11678 
Karar: 2017 / 11571 
Karar Tarihi: 24.10.2017



ÖZET: Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Kısa karar kendi içinde çelişkili olup, yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, kadının davası yönünden hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
(2709 S. K. m. 141) (4721 S. K. m. 174, 175) (6100 S. K. m. 294, 297, 298) (492 S. K. m. 30, 32) (YİBK. 10.04.1992 T. 1991/7 E. 1992/4 K.) (YHGK. 29.04.2009 T. 2009/19-106 E. 2009/123 K.)
 
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, katılma yolu ile kadının kabul edilen davası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen davası, erkeğin boşanma davasının reddine dair talebinin reddi, yararına hükmolunan nafakalar ve tazminatların miktarı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.10.2017 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
 
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
 
2- Davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının davasının kabulü, davalı-karşı davacının kadının ise kendi davası yönünden hükmolunan tazminatlar ve nafakaların miktarı ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
 
a- Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesiyle münhasıran yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ile maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talebinde bulunmuştur. Mahkemece, kadının karşı davası yönünden, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmının B bölümünün 1. bendinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş, 2. bentte ise kadının maddi ve manevi tazminat ile nafaka talepleri yönünden davasının kısmen kabul ile kısmen reddine karar verilmiştir.
 
Öyleyse, mahkemece, kadının karşı davasının münhasıran tazminat ile nafakaya ilişkin olduğu gözetilmeksizin, karşı dava yönünden oluşturulan kısa kararın 1. bendinde hem ret kararı verilmesi hem de 2. bentte kadının karşı davasının kısmen kabul ile kısmen reddine dair hüküm kurulması çelişkiye sebebiyet vermiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında, münhasıran kadının davası yönünden oluşturulan kısa karar kendi içinde çelişkili olup, yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, kadının davası yönünden hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
 
b- Kabule göre de, davalı-karşı davacı kadın maktu harç yatırarak açtığı karşı davasındaki talebinin münhasıran Türk Medeni Kanununun 175 ve 174/1-2. maddelerine dayalı yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat isteğine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Aleyhinde boşanma davası açılmış olan eş, bu dava içinde dilekçeler teatisi aşamasında usulünce, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat isteyebilecekken, bu isteklerini bağımsız bir dava ile ileri sürmesi halinde nispi harç yatırmak zorundadır. Davalı-karşı davacı kadın, karşı davasıyla ilgili maktu harç yatırdığına göre, talep edilen yoksulluk nafakasının bir yıllık toplam tutarı ile maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden nispi peşin harç noksanlığının tamamlanması (Harçlar Kanunu m. 30-32) için davalı-karşı davacıya süre verilmesi, harç noksanlığının tamamlanması halinde yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat isteği hakkında hüküm kurulması gerekirken, açıklanan yönde işlem yapılmadan yargılamaya devamla isteğin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
 
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamına göre, tarafların kadının karşı boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma ve inceleme kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2017
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube