Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
MAHKEMECE İŞİN ESASINA GİRİLİP KARAR VERİLEBİLMESİ İÇİN MAHKEMENİN TAHKİKAT AŞAMASI İÇİN AYRI BİR GÜN BELİRLENMELİDİR.



T.C YARGITAY 
19.Hukuk Dairesi 
Esas: 2013/ 7760 
Karar: 2013 / 11536 
Karar Tarihi: 20.06.2013



ÖZET: Ön inceleme duruşmasında, davanın esasına girilerek menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Ön incelemede, dava şartlarının bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerinin geçmesi sebebiyle karar verilebilir. Belirtilen bu nedenler dışında işin esasına girilip karar verilebilmesi için tahkikat safhasına geçilmesi ve tarafların tahkikat için duruşmaya davet edilmesi gerekir. Mahkemece, anılan hükümler gözetilmeden davanın esasına dair karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.
(6100 S. K. m. 142, 143, 147) (2004 S. K. m. 72)

Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekiliyle süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacılar vekili, müvekkilinin 1997 yılında İstanbul`da Ünyetaş Mimari Uygulama Ltd. Şti. olarak faaliyete başladığını, 11.6.2012 tarihinde müvekkili şirkete İstanbul 7. Ticaret Mahkemesi`nin 2012/238 D.iş ve 2012/242 karar sayılı kararına dayanılarak ihtiyati hacze gelindiğini, oysa borçlunun Üntaş Ünye Taş. Madencilik A.Ş. olduğunu, müvekkili şirketin borçluyla hiçbir alakasının olmadığını, sadece ticari ilişkisinin olduğunu ve isim benzerliğinin iki tarafın da Ünyeli olmasından kaynaklandığını, sundukları delillere rağmen haciz işleminin sürdürüldüğünü, müvekkilinin doğal taş uygulaması yaptığını ve satın aldıkları taşları iç ve dış cephede kullandıklarını, bu sebeple Türkiye`nin her yerinden satın alacakları doğal taşların analiz raporlarının kendilerinde bulunduğunu ve bunlardan birinin de Üntaş Ünye Taş Madencilik A.Ş.`ne ne ait olduğunu, 18. İcra Müdürlüğü`nün 2012/12958 esas sayılı dosyasındaki takiple ilgili olarak haklılıklarını ispat için 11. İcra Hukuk Mahkemesi`nde 2012/897 esas sayılı dosyayla şikayet ve 2012/898 esas sayılı dosyayla istihkak davası açtıklarını belirterek menfi tespit taleplerinin kabulüne, icra takip dosyasındaki borçtan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalının haksız takibi sebebiyle davalı aleyhine tazminata karar verilmesini dava ve istemiştir.

Davalı vekili, söz konusu iki şirketin de aynı sektörde, iktisadi özdeşlik içinde, aynı fabrikaya sahip, aynı malı pazarlayan, biri İstanbul, biri Ankara şubesi olmak üzere, tek ve aynı iktisadi işletme olarak faaliyet gösterdiklerini, borçlu şirketin borca batık olduğunu, davacı şirketin ise çok iyi mali konumda olduğunu, davacıların borç ödemekten kaçınmak için farklı tüzel kişilik olduklarını iddia ettiklerini bildirerek davanın reddiyle davacılar aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, hukukta sermaye şirketleri olan ve tüzel kişilik olarak birbirlerinden kayden farklı sayılan şirketlerin birbirlerinin borçlarından sorumlu olamayacaklarının kural olarak kabul edildiği, istisnai durumun, tüzel kişi şirketlerin aralarında organik bağ olduğunun ispatlanması ve ortaya çıkan durumun tüzel kişi perdesinin aralanmasına cevaz vermesi durumu olduğu, dosyada mevcut durumda, bizzat davacı şirketin internet sitesinde umuma reklam amacıyla ilan edilen bilgilerden, sözü geçen farklı yerlerdeki şirketlerin arasında organik bağ olduğunu kabul etmek ve bu suretle davacı şirketin farklı bir tüzel kişilik olduğu ve borçtan sorumlu olmadığı yönündeki iddiasına özel hukuktaki iyiniyet ve dürüstlük kuralı çerçevesinde itibar edilmemesi, mevcut delil durumu itibariyle davalı vekilinin sunduğu ve davacı tarafından itiraz edilmeyen internet ortamından elde edilen delillere itibar edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin reddine, tedbir kararının mahkeme kararı kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacılar vekili tarafından, süresinden sonra da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1) Davalı vekiline mahkeme kararı 11.2.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 4.3.2013 tarihli temyiz istemi süresinde olmadığından reddi gerekmiştir.

2) Mahkemece, 8.10.2012 tarihli tutanakla ön incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilerek, duruşma günü 18.12.2012 tarihine bırakılmıştır. Ön inceleme duruşmasında, davanın esasına girilerek menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Ön incelemede, dava şartlarının bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerinin geçmesi sebebiyle karar verilebilir. (H.M.K. m. 142) Belirtilen bu nedenler dışında işin esasına girilip karar verilebilmesi için H.M.K.nın 143. maddesi uyarınca tahkikat safhasına geçilmesi ve tarafların tahkikat için H.M.K.nın 147. maddesi uyarınca duruşmaya davet edilmesi gerekir. Mahkemece, anılan hükümler gözetilmeden davanın esasına dair yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıdaki 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harçların istenmesi halinde iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube