Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
NURCAN KARA VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE DAVASI
(Basvuru no. 16785/09)
KARAR
STRAZBURG
22 Ocak 2013
Đsbu karar nihaidir ancak sekli bazı değisikliklere tabi tutulabilir.
Nurcan Kara ve Diğerleri v. Türkiye davasında,
Baskan,
Dragoljub Popović,
Yargıçlar,
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller
ve Yazı Đsleri Müdür Yardımcısı, Françoise Elens-Passos’un katılımıyla olusturulan Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi Komitesi (Đkinci Daire) 11 Aralık 2012 tarihinde gerçeklestirdiği
kapalı müzakereler neticesinde anılan tarihte asağıdaki kararı vermistir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (16785/09) no’lu davanın nedeni,
Türkiye Cumhuriyeti vatandasları Bayan Nurcan Kara, Bayan Elif Kara, Bay Ersin Kara ve
Bay Samed Kara’nın (“basvuranlar”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 13 Mart 2009
tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliskin Sözlesme’nin
(“Sözlesme”) 34. maddesi uyarınca yapmıs olduğu basvurudur
2. Basvuranlar, Bursa Barosu avukatlarından Bayan M.S. Bingölballı, tarafından temsil
edilmistir. Türkiye Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlileri tarafından temsil edilmistir.
3. Basvuru 2 Kasım 2010 tarihinde, Hükümet`e bildirilmistir.
4. Hükümet basvurunun Komite tarafından incelenmesine itiraz etmistir. Hükümetin
itirazının incelenmesinin akabinde Mahkeme bu itirazı reddetmistir.
OLAYLAR
DAVANIN KOSULLARI
5. Basvuranlar sırasıyla 1966, 1986, 1988 ve 1997 tarihlerinde doğmus olup Edirne’de
ikamet etmektedirler.
6. Basvuranlar, 17 Kasım 1998 tarihinde bir trafik kazasında hayatını kaybeden Nejat
Kara’nın es ve çocuklarıdır. Nejat Kara Yalova Valiliği Milli Emlak Müdürlüğünde
görevli bir memur olarak çalısmaktaydı.
7. Basvuranlar, 12 Nisan 1999 tarihinde Bursa Đdare Mahkemesine basvurarak ofis
islerini yerine getirmekle görevli olan bir çalısanın soför olarak çalıstırılmasının ilgili
mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talep etmistir.
8. Bursa Đdare Mahkemesi, 9 Subat 2000 tarihinde davanın idari yargılama kapsamında
olmadığına karar vermistir. Bu kararın akabinde, basvuranlar Yalova Asliye Hukuk
Mahkemesi nezdinde hukuk davası açmıslardır.
9. Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi, 10 Mart 2001 tarihinde davanın reddine karar
vermistir. Basvuranlar, bu kararı temyiz etmistir.
10. Yargıtay 4. Dairesi, 9 Mayıs 2002 tarihinde, Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi
tarafından verilen kararı; davaya bakan mahkemelerin yetkisi konusundaki uyusmazlığın
sadece aynı yargı yeri içerisinde olması bakımından değil ancak iki farklı ana yargı yeri
olan Adli ve Đdari yargı bakımından olması sebebiyle kararın Yargıtay yerine Uyusmazlık
Mahkemesi nezdinde temyiz edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmustur.
11. Bu karara rağmen Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi dosyayı sehven tekrar
Yargıtay’a göndermistir.
12. Yargıtay, 16 Mart 2004 tarihinde bu hatayı fark ederek dosyayı Uyusmazlık
Mahkemesi’ne göndermistir.
13. Uyusmazlık Mahkemesi, yargılamanın Đdari Yargı’da yapılmasına karar vermistir.
14. Bursa 1. Đdare Mahkemesi, 9 Aralık 2004 tarihinde davayı gerekçeli kararıyla
reddetmistir.
15. Danıstay, 11 Subat 2008 tarihinde basvuranların temyiz talebini reddetmistir.
16. Danıstay, 24 Ekim 2008 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmistir.
17. Danıstay, son iki kararında aynı metni kullanarak davayı reddetmis ve kararlarının
gerekçelerini açıkça belirtmemistir.
HUKUKĐ DEĞERLENDĐRME
I. SÖZLESME’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
18. Basvuran, yargılama sürecinin uzunluğunun, Sözlesme`nin 6 § 1 maddesinde yer
alan “makul süre” sartıyla bağdasmadığından sikâyetçi olmustur:
"Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili… konusunda karar verecek olan… bir
mahkeme tarafından… makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkında sahiptir."
19. Dikkate alınacak süre, 12 Nisan 1999 tarihinde baslamıs ve karar düzeltme talebinin
red edilmesiyle 24 Ekim 2008 tarihinde sona ermistir. Dolayısıyla, iki dereceli yargılama
yaklasık olarak dokuz yıl ve altı ay sürmüstür.
20. Hükümet bu iddialara itiraz etmistir.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
21. Mahkeme, bu sikâyetin, Sözlesme`nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça
dayanaktan yoksun olmadığını belirtmistir. Ayrıca, diğer kosullar bakımından da kabul
edilemezliğe iliskin herhangi bir noktanın olmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla basvuru
kabul edilebilir olarak beyan edilmelidir.
B. Esas hakkında
22. Mahkeme, bir davanın süresinin makul olup olmadığının, somut olayın kosulları
çerçevesinde su kriterler esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir:
davanın karmasıklığı, basvurucu ile yetkili makamların tutumu ve ilgililer için ihtilaf
konusu davanın içeriği bakılması gereken unsurlardır (bkz. diğerleri arasında Daneshpayeh
v. Türkiye, no. 21086/04, § 28, 16 Temmuz 2009).
23. Mahkeme, kendisine ibraz edilen tüm belgeleri incelediğinde, Hükümet`in,
Mahkemeyi mevcut davada farklı bir sonuca ulasmaya ikna edebilecek hiçbir olay veya
görüs ileri sürmediği kanaatindedir. Mahkeme, bu husustaki içtihadını dikkate alarak,
mevcut davada yargılama sürecinin uzun olduğuna ve “makul süre” sartı ile uyumlu
olmadığına kanaat getirmistir.
Dolayısıyla, Sözlesme`nin 6 § 1 maddesinin ihlali söz konusudur.
II. SÖZLESME’NĐN DĐĞER MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
24. Basvuranlar ayrıca Sözlesme’nin 6. maddesi uyarınca Danıstay kararlarının
gerekçelendirilmediğinden dolayı sikâyet etmislerdir. Sözlesme’nin 6. maddesi, bir alt
derece mahkemesi tarafından verilen gerekçelere atıfta bulunarak temyiz talebini red eden
bir temyiz mahkemesinin kararında detaylı bir gerekçelendirme yapmasını gerekli
kılmamaktadır (bkz. Kabasakal ve Atar v. Türkiye, nos. 70084/01 ve 70085/01, 19 Eylül
2006). Dolayısıyla, Danıstay tarafından verilen kararın Bursa Đdare Mahkemesi tarafından
verilen kararda gösterilen gerekçeleri tamamıyla kabul ettiği seklinde yorumlanması
gerekmektedir. Bu sikayette açıkça mesnetsiz bulunduğundan kabul edilemez olarak beyan
edilmistir.
III. SÖZLESMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25. Sözlesme`nin 41. maddesi asağıdaki sekilde öngörmektedir:
"Eğer Mahkeme, bu Sözlesme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili
Yüksek Sözlesmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan
kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin
verilmesine hükmeder."
A. Tazminat
26. Basvurucu, maddi tazminat olarak 50 000 Avro ve manevi tazminat olarak 30 000
Avro talep etmistir.
27. Hükümet bu iddialara itiraz etmistir.
28. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı
görememektedir; bu nedenle bu talebi reddeder. Diğer yandan, basvurana manevi tazminat
olarak 6,000 Avro ödenmesine karar vermistir.
B. Masraf ve Harcamalar
29. Basvuranlar ayrıca yerel mahkemeler ve Mahkeme nezdinde olusan masraf ve
harcamalar için 5 456 Avro talep etmislerdir. Basvuranlar, Mahkeme’ye basvuru
dosyasında yapılan harcamaları gösteren tek belge olarak posta faturasını sunmuslardır.
30. Hükümet bu iddialara itiraz etmistir.
31. Mahkeme, nezdinde bulunan dokümanlar ve içtihatları uyarınca masraf ve
harcamalara iliskin talepleri reddetmistir.
C. Gecikme Faizi
32. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası`nın kısa vadeli kredilere
uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun
olduğuna karar verir.
ĐSBU GEREKÇELERLE MAHKEME OY BĐRLĐĞĐYLE
1. Yargılama sürecinin asırı uzunluğuna iliskin sikâyet kabul edilebilir ve basvurunun
geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunu beyan eder;
2. Sözlesme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına
çevrilmek üzere Davalı Devlet tarafından basvurana manevi tazminat için 6.000 (altı bin)
Avro nun miktara yansıtılabilecek her türlü vergilerle birlikte ödenmesine
(b) Yukarıda bahsedilen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin
yapılmasına kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası`nın kısa vadeli
kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek
oranda basit faizin uygulanacağına;
4. Basvuranın adil tazmine iliskin diğer taleplerin reddedilmesine;
karar vermistir.
Đngilizce olarak hazırlanmıs ve Mahkeme Đç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddeleri
uyarınca 22 Ocak 2013 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmistir.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube