Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
DAVA DEĞERİNİN BELİRTİLMEMESİ DURUMUNDA ÖN İNCELEME AŞAMASINDA EKSİKLİĞİN TAMAMLATILMASININ MÜMKÜN OLUP OLMADIĞININ İNCELENMESİ.


T.C YARGITAY 
Hukuk Genel Kurulu 
Esas: 2013/ 5-1467 
Karar: 2014 / 628 
Karar Tarihi: 07.05.2014



ÖZET: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olay değerlendirildiğinde, davacının taşınmazın aynına yönelik bir dava açtığı, dava dilekçesinde değer gösterilmediği, cevaba cevap dilekçesinde taşınmazın ve muhtesatın değerlerinin belirtildiği, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan, taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacaktır. Diğer taraftan, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş, dava değerinin tespit ettirilmesi, eksik harcın yatırılması için önel verilip sonucuna göre işlem yapmak olmalıdır.

(6100 S. K. m. 107, 115, 119) (492 S. K. m. 16, 30, 32)

Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi`nce davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 09.02.2012 gün, 2011/298 E. - 2012/39 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi`nin 11.10.2012 gün, 2012/6554 E.19342 K. sayılı bozma ilamı ile; 

(... Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 

Mahkemece, dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmemesi nedeniyle HMK. nun 119/(2) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 

HMK. nun dava dilekçesinin içeriğini düzenleyen 119/(1) maddesinin d bendinde mal varlığı haklarına ilişkin davalarda; dava konusunun değerinin dava dilekçesinde yer alması dava dilekçesinin zorunlu unsurları arasında sayılmış ise de; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davaları niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olup, HMK. nun 107. maddesinde yer alan "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmü nazara alındığında davacının taşınmazın bedelini tam ve kesin olarak belirleme imkanı bulunmamaktadır. 

Dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesi, ancak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacağından; davacı, dava açarken dava dilekçesinde miktar belirtmemiş ise de; maktu harç ve peşin gider avansını yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekeceği gibi, mahkemece bu eksiklik davacıya her zaman açıklattırılarak giderilebilecek mahiyettedir. Davacı, cevaba cevap dilekçesinde de, dava değerini belirtmiş olduğundan, mahkemece eksik harç tamamlattırılmak suretiyle davaya devam edilmesi gerekir. HMK. nun 115/(2) maddesinde, dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesinin öngörülmüş olması karşısında; HMK. nun 119/(2) maddesi; a, d, e ve f bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentlerdeki eksikliğin ise her zaman giderilebileceği şeklinde anlaşılmalıdır. 

Bu nedenle; mahkemece söz konusu eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, 

Doğru görülmemiştir...), 

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. 

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: 

Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 

Mahkemece; dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmediği gerekçesi ile HMK.nun 119/(2) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacının temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur. 

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dilekçesinin asli unsurlarından olan, dava değerinin belirtilmemesi durumunda, öninceleme aşamasında eksikliğin tamamlatılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 

Bilindiği üzere; 492 Sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re`sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır. 

Aynı Kanunun 16. maddesinde de; elatmanın önlenmesi, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı, değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı belirtilmiştir. 

Öte yandan, dava dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği hususu 6100 sayılı HMK`nun 119. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. 2. fıkrasında ise birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, HMK. nun 119/2 maddesinin de; a, d, e ve f bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde bir haftalık kesin süre verileceği, diğer bentlerdeki eksikliğin ise her zaman giderilebileceği şeklinde anlaşılması gerekmektedir. 

HMK. nun 115/2 maddesinde de, dava şartındaki eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi öngörülmüştür. 

Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacının taşınmazın aynına yönelik bir dava açtığı, dava dilekçesinde değer gösterilmediği, cevaba cevap dilekçesinde taşınmazın ve muhtesatın değerlerinin belirtildiği, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan, taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacaktır. Diğer taraftan, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı HMK`dan daha özel olan Harçlar Kanunu 16. maddesi uyarınca dava değerinin tespit ettirilmesi, eksik harcın yatırılması için önel verilip sonucuna göre işlem yapmak olmalıdır. 

O halde, yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı direnme kararı bozulmalıdır. 

Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube