Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ŞİKAYET DAVASI ŞİKAYETÇİ BORÇLUNUN KENDİSİ DIŞINDAKİ İLGİLİLERE USULÜNCE TEBLİGAT YAPILMADIĞINI FESİH SEBEBİ OLARAK İLERİ SÜREMEYECEĞİ - İPOTEK BORÇLUSUNUN İHALENİN FESHİ SEBEBİ OLARAK İLERİ SÜRDÜĞÜ SAİR İDDİALARININ İNCELENMESİ GEREĞİ


T.C YARGITAY 
12.Hukuk Dairesi 
Esas: 2017/ 6507 
Karar: 2017 / 11704 
Karar Tarihi: 02.10.2017


ÖZET: İpotek borçlusu, şikayet dilekçesinde, sair iddiaları yanında asıl borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini, yine ihaleye konu taşınmaza haciz koyduran üçüncü kişi haciz alacaklısına satış ilanının tebliğe gönderilmediğini iddia etmiş ise de; şikayetçi borçlunun kendisinden başka diğer ilgililere tebligat yapılmadığı ya da usulsüz tebliğ edildiği hususunu fesih sebebi olarak ileri süremeyeceği tartışmasızdır. Bu durumda asıl borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir. O halde, mahkemece, ipotek borçlusunun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve belirtilen sebeple ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.
(2004 S. K. m. 127)
 
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
 
Şikayetçi ipotek borçlusu ... maliki bulunduğu taşınmaza ilişkin olarak 16/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, asıl borçlu şirkete satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
 
İİK.`nun 127. maddesinde, taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır. Ne var ki, tebligat, sadece muhatabını ilgilendiren bir işlem olup; satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edildiği hususu ancak kendisine tebligat yapılmadığını iddia eden ilgilisi tarafından bizzat ileri sürülebilir.
 
Somut olayda, ipotek borçlusu, şikayet dilekçesinde, sair iddiaları yanında asıl borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini, yine ihaleye konu taşınmaza haciz koyduran 3. kişi haciz alacaklısına satış ilanının tebliğe gönderilmediğini iddia etmiş ise de; şikayetçi borçlunun kendisinden başka diğer ilgililere tebligat yapılmadığı ya da usulsüz tebliğ edildiği hususunu fesih sebebi olarak ileri süremeyeceği tartışmasızdır. Bu durumda asıl borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir.
 
O halde, mahkemece, ipotek borçlusunun ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve belirtilen sebeple ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.
 
Sonuç: Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366. ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. 
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube