Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
BOŞANMA GERÇEKLEŞSE BİLE EŞLERDEN BİRİ DİĞERİNE GÖRE ÜÇÜNCÜ KİŞİ OLMADIĞI TAHLİYE DAVASI

T.C YARGITAY 
12.Hukuk Dairesi 
Esas: 2006 / 11068 
Karar: 2006 / 13978 
Karar Tarihi: 27.06.2006

ÖZET: Tahliyeye konu taşınmazın aile konutu olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Üçüncü kişinin aile mahkemesinde açmış bulunduğu bu yerin aile konutu olduğuna yönelik davanın akibetinin beklenilmesine ve o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

(2004 S. K. m. 276) (4721 S.K. m. 194) (HGK. 26.10.2005 T. 2005/12-676 E. 2005/600 K.)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: 

Karar: İİK.nun 276. maddesinde <Tahliyesi istenen yerde kiracıdan başka bir şahıs bulunur ve işgalde haklı olduğuna dair resmi bir vesika gösteremez ise derhal tahliye olunur..... <Borçlunun nesep ve sebepten usul ve füruu, karı ve kocası ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ve iş ortakları ile borçluya tebaan mecurda oturdukları anlaşılan diğer şahıslar bu madde hükmünün tatbikinde üçüncü şahıs sayılmazlar.> hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere kural olarak, eşlerden birisi diğerine karşı ve ona tebaen taşınmazda oturduğundan boşanma gerçekleşse bile İİK. nun 276/son madde hükmü gereğince 3. kişi konumunda değildir. Ancak; kural bu olmasına karşın tahliyeye konu konutun <aile konutu> olarak kullanıldığı, şikayetçi eşin halen bu yerde çocukları ile birlikte oturmaya devam ettiği ileri sürüldüğüne göre, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun <Aile Konutu> başlıklı 194/1. maddedeki eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz> hükmü karşısında tahliyeye konu taşınmazın aile konutu olup olmadığının belirlenmesi gerekecektir. Mahkemece HGK. nun 26.10.2005 tarih ve 2005/12-676 E. 2005/600 K. sayılı kararı da dikkate alınarak üçüncü kişinin aile mahkemesinde açmış bulunduğu bu yerin aile konutu olduğuna yönelik davanın akibetinin beklenilmesine ve o davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 

Sonuç: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube