Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
MENFİ TESPİT DAVASININ ÖNEMİ

T.C YARGITAY 
4.Hukuk Dairesi 
Esas: 2015 / 12323 
Karar: 2017 / 3157 
Karar Tarihi: 23.05.2017


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. aleyhine 19/03/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın reddine dair verilen 23/05/2017 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 23/05/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... geldi. Karşı taraftan davalı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 

Dava, haksız icra takibi ve haciz nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 

Davacı, kimlik bilgilerini ele geçiren şahısların telefon hattı satın alarak kullandıklarını, sonrasında davalı şirket tarafından hat kullanım bedeli ödenmediği gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin gıyabında devam ettirilerek kesinleştirildiğini ve araç kaydı üzerine haciz şerhi işlendiğini, ancak hacizle birlikte takipten haberdar olduğunu, açmış olduğu menfi tespit davasında borçlu olmadığının tespit edildiğini iddia ederek, bu süreçte oluşan maddi ve manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalı, davacının başvurusu üzerine abonelik tesis edildiğini, hat kullanım bedeli ödenmediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, takip kesinleştiği için de araç kaydına haciz şerhi işlendiğini, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, somut olayda, haksız haciz işleminin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığı ... Kriminal Polis Laboratuvaru tarafından düzenlenen 15/12/2010 tarihli raporda; davacıya ait imza ve yazı örnekleri ile sözleşmede bulunan imza ve yazılar üzerinde yapılan incelemede, davacının el ürünü olduğunu gösterir derecede kaligrafik özellik ve itiyadi unsura rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Şu halde; davacının imza ve yazısı taklit edilerek sahte imza yöntemiyle abonelik tesis edilip adına hat açıldığının kabulü gerekir. Davalı, hem kendi bayiinin usulsüz işlemiyle davacıyı borçlandırmış, hem de davacıya karşı icra takibi başlatıp haciz işlemleri yapmıştır. Davalı, bayisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip, denetlememekle davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Mahkemece, davacının zarar kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar 

verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube