Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
BAĞ-KUR SİGORTALILIK SÜRESİNİN TESPİTİNDE,TARIMSAL FAALİYETİN SÜRDÜRÜLDÜĞÜNÜN FAİLEYETE DAİR HANGİ TARIMSAL ÜRÜNLERİN ÜRETİLDİĞİ NEREYE SATILDIĞI VEYA TESLİM EDİLDİĞİ GİBİ HUSUSLARIN SOMUTLAŞTIRILARAK BELİRLENMESİ GEREĞİ


T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2015/21-1256

K. 2017/864

T. 26.4.2017

• TARIM BAĞ-KUR SİGORTALILIK SÜRESİNİN TESPİTİ ( Tarımsal Faaliyetin Sürdüğünün Faaliyete Dair Olarak Hangi Tarımsal Ürünlerin Üretildiği Nereye Satıldığı veya Teslim Edildiği Gibi Hususlar da Somutlaştırılarak Belirlenmesi Gerektiği/Prim Tevkifatı ve Ürün Tesliminin Bir-İki Yıl Dışında Süreklilik Arzettiği Hallerde de Tarımsal Faaliyetin Sürekli Olduğu Kabul Edilebileceği )

• TARIMSAL FAALİYETİN TESPİTİ ( Dosyadaki Bilgi ve Belgelerden Davacının Kardeşinin Olduğu Anlaşılmakla Kardeşin Tarım Bağ-Kur Sigortalısı Olup Olmadığını Kardeşin Tarım Bağ-Kur Sigortalısı Olduğunun Anlaşılması Halinde Dosyasını Kurumdan İstemek Gerektiğinde Davacının Kardeşini Davaya Yöntemince Dahil Etmesi İçin Davacıya Süre Vermek ve Davacının Kardeşinin Davaya Katılımı Sağlandıktan Sonra Çıkacak Sonucu Göre Karar Vermek Gerektiği )

2926/m.2/1,3/b

ÖZET : Dava, tarım bağ-kur sigortalılık süresinin tespitine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden 31.01.2004 tarihinde çiğ süt tesliminin yapıldığı, davacının 15.01.1975 doğumlu kardeşinin olduğu anlaşılmaktadır.Yapılacak iş; davacının kardeşinin Tarım Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığını ve 31.01.2004 tarihinde yapılan süt tesliminin kim tarafından yapıldığını araştırmak, kardeşin Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun anlaşılması halinde dosyasını Kurumdan istemek, gerektiğinde davacının kardeşini davaya yöntemince dahil etmesi için davacıya süre vermek ve davacının kardeşinin davaya katılımı sağlandıktan sonra çıkacak sonucu göre karar vermek gerekir. Davacı tarafından süt teslimi yapıldığının anlaşılması halinde ise 01.01.2004 ve 31.12.2004 tarihleri arasında da davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki “Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli 2. İş Mahkemesince bir kısım süreler yönünden konusu kalmayan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve fazlaya dair talebin reddine dair verilen 21.06.2011 gün ve 2006/398 E.-2011/324 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 16.04.2012 gün ve 2012/4448 E., 2012/6164 K. sayılı kararı ile;

( ... Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.

Mahkemece, davalı kurumca davacının 01.04.2003-31.12.2003 dönemine dair tarım sigortalılığı kabul olunduğundan bu sürelere dair olarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla sürelere dair talebin reddine karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Kanun`un 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine dair bir düzenleme mevcut değildir. Anılan Kanun`un 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Kanun`un 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.

Yargıtay`ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur`un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re`sen kayıt ve tescil etmemesi, Kanun`un kendisine yüklediği re`sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.

İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 Sayılı Kanun`un 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete dair olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden 31.01.2004 tarihinde ... tarafından B. S.`e çiğ süt tesliminin yapıldığı, davacının 15.01.1975 doğumlu T. 26.04.2017K. adında kardeşinin olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş; davacının kardeşi T.K.`nın Tarım Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığını ve 31.01.2004 tarihinde yapılan süt tesliminin kim tarafından yapıldığını araştırmak, T. 26.04.2017K.nın Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun anlaşılması halinde dosyasını Kurumdan istemek, gerektiğinde davacının kardeşi T. 26.04.2017K.`yı davaya yöntemince dahil etmesi için davacıya süre vermek ve davacının kardeşinin davaya katılımı sağlandıktan sonra çıkacak sonucu göre karar vermek gerekir. Davacı tarafından süt teslimi yapıldığının anlaşılması halinde ise 01.01.2004 ve 31.12.2004 tarihleri arasında da davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerekir.

Mahkemece, yukarda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube