Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KURUMA VERİLEN İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ, BİR GÜNLÜK ÇALIŞMASININ KARİNESİ OLUP, TANIK BEYANLARI VE İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİNDEKİ İMZA AİDİYETLERİNİN İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİNİ DESTEKLEMESİ HALİNDE BİR GÜNLÜK ÇALIŞMANIN VARLIĞI KABUL EDİLMELİDİR

T.C YARGITAY 
10.Hukuk Dairesi 
Esas: 2015 / 18619 
Karar: 2015 / 18705 
Karar Tarihi: 05.11.2015

ÖZET: Mahkemece, davacının, anılan tarihte bir gün çalıştığı kabul edilmeli, 506 sayılı Kanunun 60/G maddesi gereğince, 05.02.1969 doğumlu olan davacı yönünden sigorta başlangıcının 18 yaşın doldurulduğu 05.02.1987 tarihi olacağı gözetilerek, 01.01.1987 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiği belirtilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

(506 S. K. m. 60, 108) (5510 S. K. Geç. m. 7)

Dava ve Karar: Dava, 01.01.1987 tarihindeki bir günlük sigortalı çalışmanın ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 108’inci maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olup, ispatı için özel bir usul öngörülmemiştir. Resmi belge veya yazılı delil esas ise de; somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olmaları koşuluyla tanık beyanları ile de ispatı mümkündür. 

506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Maddedeki "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar" sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, aynı Kanunun geçici 54. maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunanların haklarının saklı olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece verilen ilk hükmün, Dairemizin temyiz denetimi sonrasında .../.../.2014 gün ve .../... sayılı ilamla bozulması üzerine, anılan ilama uyularak gereken inceleme ve araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının dava dışı S... F...T...`ya ait işyerine 01.01.1987 tarihinde işe girişine dair olup Kuruma hak düşürücü süre dahilinde, 30.01.1987’de intikal ettiği anlaşılan ve düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturan işe giriş bildirgesinin mevcut olması, anılan bildirgedeki sigortalı imzasının ve fotoğrafın davacıya ait olduğunu belirten 05.08.2013 tarihli bilirkişi raporu, davacının sigorta sicil numarasının anılan bildirgenin Kuruma verildiği yıla ait olduğunu bildiren davalı Kurumun 24.11.2014 tarihli yazı cevabı ve dinlenen davacı tanığı G... T...`nun beyanının da bir günlük fiili çalışmanın varlığını desteklediği gözetildiğinde, 01.01.1987 tarihinde bir günlük çalışma iddiasının kanıtlandığı açık olup; Mahkemece, davacının, anılan tarihte bir gün çalıştığı kabul edilmeli, 506 sayılı Kanunun 60/G maddesi gereğince, 05.02.1969 doğumlu olan davacı yönünden sigorta başlangıcının 18 yaşın doldurulduğu 05.02.1987 tarihi olacağı gözetilerek, 01.01.1987 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiği belirtilmelidir. 

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 05.11.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube