Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ÖRGÜT FAALİYETİ ÇERÇEVESİNDE UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPMA SUÇU


T.C.

YARGITAY

20. CEZA DAİRESİ

E. 2015/1815

K. 2016/2759

T. 5.5.2016

• SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA SUÇU ( Sanıkların Üzerlerine Atılı Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak ve Bu Örgüte Üye Olmak Suçu İle Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçunu Teşkil Edilmiş Bir Örgütün Faaliyeti Çerçevesinde İşlediklerine Dair Yeterli Delil Bulunmadığının Gözetilmesi Gerektiği )

• ÖRGÜT KURMA SUÇUNUN UNSURLARI ( Üye Sayısının En Az Üç Kişi Olması Üyeler Arasında Soyut Bir Birleşme Değil Gevşek de Olsa Hiyerarşik Bir İlişkinin Bulunması Suç İşlenmese Bile Suç İşlemek Amacı Etrafında Fiili Bir Birleşmenin Olması Niteliği İtibariyle Devamlılık Göstermesi Gerektiği )

• SANIKLAR ARASINDAKİ HİYERARŞİK İLİŞKİ ( Örgüt Oluşturmak İçin Sanık Sayısı Yeterli İse de Tüm Dosya Kapsamına Göre Sanıkların Aralarında Hiyerarşik İlişki İle İşbölümü Saptanamadığı - Sanıkların Üzerlerine Atılı Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak Suçunu İşlediklerine Dair Yeterli Delil Bulunmadığı )

• HAK YOKSUNLUĞU ( Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu - Anayasa Mahkemesinin Kısmi İptal Kararının Yürürlüğe Girmiş Olması Sebebiyle 5237 S. TCK`nun 53. Md. Hükmüyle İlgili Yeniden Değerlendirme Yapılmasında Zorunluluk Bulunduğu )

5237/m.53,188/3,220

ÖZET : 5237 Sayılı TCK`nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir. Somut olayda; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de, tüm dosya kapsamına göre sanıkların aralarında hiyerarşik ilişki ile işbölümü saptanamadığı, bu sebeplerle sanıkların üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak suçu ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK`nın 188/3. maddesiyle ceza tayini ile yetinilmesi yerine aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini, hatalıdır. Anayasa Mahkemesi`nin kısmi iptal kararının yürürlüğe girmiş olması sebebiyle TCK`nın 53. maddesiyle olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

DAVA : Dosya incelendi.

Gereği Görüşülüp Düşünüldü:

KARAR : A- ) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararların incelenmesi:

Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanık müdafii tarafından verilen 17.2.2011 ve 28.2.2011 havale tarihli dilekçeleriyle temyiz isteğinden vazgeçmesi sebebiyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle,

B- ) Sanık ... hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulmamasına yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:

Cumhuriyet savcısı tarafından, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması yönünden temyiz talebinde bulunulduğu; ancak yasa yoluna başvurmayı gerektiren bir hüküm bulunmadığı ve bu konuda mahkemesince her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, bu suç yönünden dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığı`na İADESİNE, oybirliğiyle,

C- ) Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- )5237 Sayılı TCK`nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir. Somut olayda; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de, tüm dosya kapsamına göre sanıkların aralarında hiyerarşik ilişki ile işbölümü saptanamadığı, bu sebeplerle sanıkların üzerlerine atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak suçu ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK`nın 188/3. maddesiyle ceza tayini ile yetinilmesi yerine aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,

2- )Anayasa Mahkemesi`nin 8.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 Sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması sebebiyle TCK`nın 53. maddesiyle olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMUK`nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Üye ... ve Üye ...`ün değişik gerekçeleri ile oybirliğiyle, 05.05.2016 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY :

Ceza Genel Kurulu`nun Diremizce de benimsenen 25.11.2014 tarih, 2013/610 - 2014/512 ve 2013/841 - 2014/513 E/K sayılı kararlarında da belirtlidiği üzere; "somut suç şüphesi" altında olan kişilerin üstünde, eşyasında veya aracında, CMK`nın 116-119. maddelerine uygun şekilde "adli arama emri/kararı" alınmadan, "önleme araması kararına" dayanılarak arama yapılması hukuka aykırıdır. Bu arama sonucu bulunan uyuşturucu maddeler hem "suçun maddi konusu" hem de "suçun delili" olup "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa`nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK`nın 206. maddesinin 2. fıkrasının ( a ) bendi, 217.maddesinin 2.fıkrası, 230.maddesinin 1. fıkrasının ( b ) bendi ve 289.maddesinin 1. fıkrasının ( i ) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Sanıklar hakkındaki hükmün bu sebeple bozulması düşüncesindeyiz.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube