Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
MAHKEME KARARININ KAPSAMININ YORUM YOLUYLA DARALTILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR


Yargıtay Kararı

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde, asıl borçlunun, iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararı gereği rehinli malın satışının gerçekleştirilemeyeceğini ileri sürerek icra müdürlüğünden satışın ve takibin durdurulmasını talep ettiği, müdürlükçe talebin sadece borçlu şirket hakkında geçerli olmak üzere kabul edilmesi üzerine şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi`nin 2014/117 E. sayılı dosyası ile asıl borçlu şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi davası kapsamında, anılan mahkemece, 21.05.2014 tarihinde; “Erteleme talep eden davacı şirket hakkında yapılmış ve yapılacak (İİK`nun 206. maddesi 1. sırasında yazılı alacaklara ilişkin olanlar hariç olmak üzere) (6183 amme alacaklarının tahsili usulü hakkında kanuna dayalı olanları da kapsar şekilde) davacı hakkında her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil olmak üzere hiçbir takip işlemi yapılmaması..” şeklinde tedbir kararı verildiği görülmektedir.

Her ne kadar İİK`nun 179/b-2. maddesi gereğince, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması mümkün olup, ipotekli malın satışı yapılamaz ise de; ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ihtiyati tedbir kararında, rehinli takipler hariç tutulmaksızın tüm takiplerin durdurulmasına karar verilmiş olup, ihtiyati tedbir kararının kapsamının yorum yoluyla daraltılması mümkün değildir. 

Ancak somut olayda çözümlenmesi gereken sorun, hakkında tedbir kararı verilen borçlu şirketin değil, hakkında tedbir kararı bulunmayan diğer borçluların takip konusu taşınmazların maliki olmaları halinde, takibe devam edilip edilemeyeceğine ve satışın yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. 

İİK’nun 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK.nun 150/ı maddesinde; "Borçlu cari hesap veya kısa orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi ..." krediyi kullandıran tarafın başvurusu üzerine ve anılan maddede yazılı koşulların oluşması halinde "icra müdürü 149. maddesi uyarınca işlem yapar ..." hükmü yer almaktadır. 

İİK`nun 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu halde, asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekir. 

Temyize konu dosyada, asıl borçlunun şikayetçi ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. A.Ş., ipotekli taşınmazın maliklerinin ise gerçek kişi 3. kişiler olduğu anlaşılmaktadır. İpotekli taşınmazın malikleri hakkında verilmiş iflas erteleme veya ihtiyati tedbir kararı bulunmasa da, takip, asıl borçlunun borçlarından dolayı söz konusu şirket lehine verilen ipoteklere dayalı olarak başlatılmıştır. 

Bu durumda, iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı gereğince, takibe devam edilemeyeceğinden ve dolayısıyla ipotek konusu taşınmazların satışı gerçekleştirilemeyeceğinden, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube