Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
TAZMİNAT HESABINDA ZARARA UĞRAYANIN MÜTERAFIK KUSURU GÖZ ÖNÜNE ALINMALI


Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
TAZMINAT DAVASI - HIRSIZLIK OLAYI NEDENIYLE ÇALINAN
MÜCEVHERAT BEDELININ TAHSILI ILE TAZMINAT KOSULLARININ
OLUSUP OLUSMADIGI - ZARARIN GERÇEKLESMESINDE
DAVACILARIN MÜTERAFIK KUSURU OLMADIGI - DIRENME
KARARININ ONANMASI
ÖZET: Zararın gerçeklesmesinde davacıların müterafık kusuru olmadıgı anlasıldıgından yerel
mahkemenin usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmistir.
(4077 S. K. m. 30) (818 S. K. m. 44, 98) (4721 S. K. m. 2, 24)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Istanbul 3. Tüketici
Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2010 gün ve 2009/149 E., 2010/294 K.
sayılı karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07.04.2011 gün 2010/9700 E., 2011/5461 K. sayılı ilamı ile
oyçoklugu ile düzeltilerek onanmıs, davalılar vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmesi
üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07.03.2012 gün ve 2011/19591 E., 2012/5593 K. sayılı ilamı
ile;
(...Davacılar, davalıların güvenlige iliskin taahhütlerini yerine getirmemeleri nedeniyle, davalı
S....A.Sden satın aldıkları daireye hırsız girdigini, davacı D...in mücevherlerinin çalındıgını ileri
sürerek, davacı D... için 50.000,00.-TL maddi ve 15.000,00.-TL manevi, davacı Aysel için 5.000,00.-
TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müstereken ve müteselsilen
tahsiline karar verilmesini istemislerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemislerdir.
Mahkemece, davacı D...`ın açmıs oldugu davanın kısmen kabulü ile 30.000,00.-TL maddi, 5.000,00.-
TL manevi tazminatın davalılardan müstereken ve müteselsilen alınarak davacı D...`a verilmesine,
davacı Aysel Karaçam`ın açmıs oldugu davanın kabulü ile 5.000,00.-TL manevi tazminatın
davalılardan müstereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine dair
verilen karar tarafların temyizi üzerine dairemizce onanmıs, Bu kez davalılar karar düzelte talebinde
bulunmustur.
Taraflar arasındaki uyusmazlık yukarıda açıklandıgı üzere davacıların dairelerinde meydana gelen
hırsızlık olayı nedeniyle çalınan mücevherat bedelinin tahsili ile tazminat kosullarının olusup
olusmadıgı noktasında toplanmaktadır.
Davalıların sorumlulukları ve pasif husumet yönünden aramızda bir görüs aykırılıgı bulunmamaktadır.
Aykırılık davacıların müterafik kusuru bulunup bulunmayacagı konusunda toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının degerli olan mücevherlerini yatak bazasının altına koyarak ve evin kapılarını
kilitleyerek üzerine düsen edimini yerine getirdigi ve kolayca çalınma imkanı yaratmadıgı, bu itibarla
davacıya yüklenecek bir kusur bulunmadıgı kabul edilerek sonuca gidilmistir.
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 1 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
Davanın dayanagını olusturan Tüketici Yasası ve bu yasanın 30. Maddesi delaletiyle Borçlar Kanunu
hükümlerinin uygulanacagı öngörülmüstür. Borçlar Kanunu`nun 98. Maddesi delaletiyle haksız fiillerde
uygulanan 44. Maddesi ile Tazminatın tenkisi halleri düzenlenmistir. Anılan madde uyarınca, zarara
ugrayan taraf zararın meydana gelmesine veya artmasına etki yapmıs ise hakim tazminat ödemesini
hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.
Somut olayımızda da, davacı yan evde bulundurulması mutad ve makul ziynet esyasının üzerinde bir
miktar bulundurmakla ve kolayca ulasabilecek bir sekilde bazanın Altında saklamakla kusurludur.
Çünkü kullanılabilen bir miktarda mücevheratın evde bulunması dogaldır. Ancak çalınan ziynet
esyasının miktarı itibariyle kasa yada banka gibi önlemlerin düsünülmesi gerekirdi. Mahkemenin
kapının davacı tarafından kilitlendigi yönündeki degerlendirmesi de makul olanı açıklamaktadır.
Kapının açık bırakılması büyük sehir yasamına aykırıdır. Nitekim davacı, site güvenligine ragmen
böyle bir hırsızlık olasılıgını öngörmüs ve ziynetlerini bazada saklama geregini duymustur.
Sözlesmelerin ifasında herkes kendi yükümlülüklerini özen ile yerine getirmek zorunda olup, bu
miktarda yüklü ziynet esyasının bazada saklanması yeterli bir tedbir degildir. Bu durumda mahkemece
davacıların da kusurlu oldugu kabul edilmeli ve makul bir indirim yapılmalıdır. Mahkeme kararının
açıklanan bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen faiz baslangıcı yönünden düzeltilerek onanmıs
oldugu bu defa yapılan inceleme ile anlasıldıgından, davalıların karar düzeltme istemi kabul edilmeli,
dairemizin düzeltilerek onama kararı kaldırılarak az yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkeme kararı
bozulmalıdır)
gerekçesiyle oyçoklugu ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama
sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmistir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildigi anlasıldıktan ve
dosyadaki kagıtlar okunduktan sonra geregi görüsüldü:
Karar: Davacılar vekili, davacı A...`ın diger davacı kızı D...`ın oturması için davalı S... Yapı End. Tic.
A.S tarafından insa edilen A... sitesinden yaklasık 150.000 USD`ye daire satın aldıgını ve dairede kızı
D...`ın oturdugunu, daireyi yüksek bedel ile satın almalarının nedeninin davalı sirketin güvenlik
konusunda oldukça iddialı olmasının ve güvenlige verilen önemin bu sitede ön planda bulunması
oldugunu, kapıların çelik kapı seklinde alacagının, hareket detektörü ve alarmının her dairede
bulunacagının ayrıca ortak kapı telefonu sisteminin bulunacagının teknik sartnamede taahhüt
edildigini, oysa bu taahhütlerin yerine getirilmedigini, davacı D.... hırsızlık olayı oldugunu ve yaklasık
100 milyarlık antika mücevheratının bazanın altından bulunarak çalındıgını, davalı sirketin üstlendigi
güvenlik tedbirlerini almadıgını, hırsızlıgın gerçeklesmesinde sorumlu oldugunu, diger davalı K..
Hizmetler Isletme Ins. Tic. A.S.nin de sözlesmenin 16. maddesi geregince site içinde profesyonel
güvenligi saglayamadıgından sorumlu oldugunu belirterek davacı D.`ın çalınan mücevherleri için
50.000,00TL maddi ve olay nedeni ile duydugu üzüntü nedeni ile 15.000,00TL manevi, yine malik
Aysel Karaçam`ın malik olarak duydugu üzüntü ve evinin satısa çıkarmak zorunda kalması nedeni ile
5.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden isleyecek yasal faizle davalılardan
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 2 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
müstereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmistir.
Davalılar vekili, güvenligin saglanmasından idarenin sorumlu oldugunu, hizmet kusuru nedeniyle idari
yargıda bu davanın açılması gerektigini, sitenin yönetiminin davalı S... Yapı End. Tic. A.Sde
olmadıgını, konut tahsis sözlesmesi ile üstlendigi taahhütleri yerine getirdigini, davalı K.. Hizmetler
Isletme Ins. Tic. A.S. yönünden ise site yöneticisi olarak kat maliklerine karsı vekil gibi sorumlu
oldugunu, 2003 yılında yapılan yıllık olagan kat malikleri kurulu toplantısında 2002 yılı içerisinde
vermis oldugu hizmet ve faaliyetten dolayı profesyonel kat malikleri kurulu tarafından ibra edildigini,
dairede oturun davacı D... ile akdi bir iliski olmadıgını, davalıların müstereken ve müteselsilen sorumlu
tutulamayacagını ayrıca davacı D...ın da çalındıgı iddia edilen 100 milyarlık mücevheri evde
bulundurmasının olagan dısı oldugu gibi bu miktarda ve degerde mücevher için ev içinde herhangi bir
koruma önlemi almaması, bir kasa içerisine dahi koymaması davacının kusurunu gösterdigini
belirterek davanın reddini savunmustur.
Mahkemece, davalı S...Yapı End. Tic. A.Snin dava konusu bagımsız bölümün bulundugu site
içerisinde yer alan daireleri üst düzey güvenlik tedbirleri alınmıs mekanlar olarak pazarladıgı ancak
davalı sirketin yeterli güvenlik önlemlerini almamıs oldugu davalı K.. Hizmetler Isletme Ins. Tic. A.S.nin
profesyonel yönetici olarak sitenin yönetiminin ve güvenligini saglamakla görevlendirildigini ve bu
davalının da kusurlu oldugunu, davacının degerli olan mücevherlerini yatak bazasının altına koyarak
ve evinin kapılarını kilitleyerek üzerine düsen edimini yerine getirdigini, kolayca çalınma imkanı
yaratmadıgını, buna karsılık güvenlikli bir site de bulunan evinin çelik kapısı zorlanarak açılmak sureti
ile esyaların çalındıgını, olayın meydana geldigi yer olan daire, güvenlikli oldugu iddia edilen site
içerisinde bulunan, siteye giris çıkısların kimlik kontrolü ile yapıldıgı bir yer oldugunu site sakinlerinin
güvenligi ile ilgili her türlü tedbirleri alması gereken davalıların gerekli tedbirleri almayarak ve
denetimleri yapmayarak olayın meydana gelisinde kusuru oldukları gerekçesiyle davacı D...`ın maddi
tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00TL maddi tazminatın davalılardan müstereken ve
müteselsilen alınarak davacı D...`a verilmesine, her bir davacı için 5.000,00TL manevi tazminatın
davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi
üzerine; Özel Dairece düzeltilerek onanmıs, davalılar vekilinin kararın düzeltilmesin istemeleri üzerine
Özel Dairece yukarda baslık bölümünde metni aynen yazılı olan karar ile oyçoklugu ile bozulmus;
mahkemece, önceki gerekçeler tekrar edilip genisletilerek direnme kararı verilmistir.
Direnme kararını davalılar vekilleri temyize getirmektedir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlık; üst düzey güvenlik tedbirleri oldugu
inancıyla satın alınan dairede meydana gelen hırsızlık olayında, davacının evin içerisindeki bazanın
altında yüksek miktarda mücevher saklaması nedeniyle müterafık kusurlu kabul edilip edilemeyecegi,
burada varılacak sonuca göre mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)nun 44.maddesinin
uygulanmasının gerekip gerekmedigi noktasında toplanmaktadır.
Uyusmazlıgın dayanagını olusturan mülga 4077 sayılı Tüketici Yasasının 30. maddesi
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 3 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
delaletiyle Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacagı öngörülmüstür. Borçlar Kanunu`nun 98.
maddesi delaletiyle de haksız fiillerde uygulanan 44. maddesindeki tazminatın tenkisi halleri akde
aykırılık durumlarında da uygulanacagı düzenlenmistir
Tazminattan indirim veya red sebepleri mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 44.maddesinde
düzenlenmis olup, bu madde daha çok zarar görenle ilgilidir. Hiç kimsenin kendi kusurundan
yararlanamayacagı yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve
durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Zararla sonuçlanan hukuka aykırı bir davranısta bu maddenin uygulanabilmesi için öncelikle ortak
kusurun belirlenmesi gerekir. Bunun için de zarar görenin zarardan kaçınma görevini yerine
getirmemesi ile ortaya çıkan davranısının objektif ölçütlerle (kusurun objektiflestirilmesi) bir kusur
sayılıp sayılamayacagı ve bu kusurun zararın meydana gelip gelmemesinde bir payı (illiyet bagı) olup
olmadıgı açıklıga kavusturulmalıdır.
Ortak kusurun varlıgı halinde, hakim, ortak kusurun tazminata etkisini baska bir anlatımla bunun "bir
tenkis sebebi" mi, yoksa zarar ziyan hükmünden tamamen sarfınazar edilebilecek bir sebep mi
oldugunu takdir edecektir. Hakim bu yolda takdir hakkını kullanırken hak ve adalete uygun sonuca
varacak bir yol izlemelidir. Bunun için de, her seyden evvel, maddenin amacının iyi bilinmesi gerekir.
Türk pozitif hukukunda Borçlar Kanununun 44/1.maddesinin (hiç bir kimse kendi kusurundan
yararlanamaz)ilkesine dayandıgı kabul edilmektedir. Bu ilke hak ve adalet düsüncesine de (M.K.
md.2) uygun düsmektedir. Zarar gören kendi davranısıyla zarara neden olmus ise bu zarar baskasına
yüklenmemeli payı ayrılmak suretiyle zarar verenin sorumlu olacagı miktar tespit edilmelidir(Haluk
Tandogan, Türk Mesuliyet Hukuku Sh.319; Oser Schönenberger, Borçlar Hukuku, Adalet Bakanlıgı
yayını, Recai Seçkin çevirisi sh.409).
Maddenin bu amacı göz önüne alındıgında; gerçek amacın ortak kusur halinde zararın bu kusura
isabet payının indirilmesi oldugu; zarardan tamamen vazgeçilmesinin ise, istisnai bir durum oldugu
kabul edilmelidir(Oser Schönenberger, Sh. 411). Iste maddenin belirlenen bu amacı altında bir
degerlendirme yapılırken, zarar verenin ve zarar görenin olay içindeki ortak kusurlu davranıslarının
nedeni, çesidi (kast-ihmal) ve zararlı sonuç ile birbirlerinin kusurlarına etki dereceleri göz önünde
bulundurulmalıdır. Bu sekilde yapılacak bir degerlendirme sonucu olayda ortak kusurun etki agırlıgı o
derece olmalıdır ki, zarar verenin hukuka aykırı davranısını (illiyet bagını) tamamen kesmemekle
beraber, ikinci plana itsin; istisnai amaç (tazminat hükmünden tamamen sarfınazar edilmesi) hak ve
adalete uygun hale gelsin.
Genellikle haksız fiilin kasten islenmesi hallerinde; zarara etki ve agırlıgı ne olursa olsun ortak kusur,
tazminattan tamamen sarfınazar edilmesini gerektirmemektedir. Zira, zarar verenin kasti bir
davranısının sonucu, meydana gelen zarardaki payını ikinci plana atabilecek, bir ortak kusurlu
davranıs olarak kabulü hak ve adalet duygularına uygun düsmeyecektir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 44. maddesi kapsamında yer alan indirim veya ret
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 4 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
sebepleri su sekilde sıralanabilir;
a) Zarar görenin zarara razı olması; burada sözü edilen rıza ile hukuka uygunluk sebebi olan MK.
Md.24/f.IIdeki rızayı biri biriyle karıstırmamak gerekir. BK. md. 44de öngörülen rıza, hukuka uygunluk
sebebinin kosullarını tasımayan rızadır.
b) Zarar görenin kusuru (Ortak Kusur); BK. md. 44e göre zarar görenin fiili zararın ihdasına veya
zararın tezayüdüne yardım ettigi, zararı yapan sahsın hal ve mevkiini agırlastırdıgı taktirde bu durum
tazminattan indirim ya da tazminat isteminin reddi sebebi olabilecektir. Haksız fiil failinin zararın
dogumuna ya da artmasına yol açan fiili kusurlu oldugu için sorumluluga yol açmaktadır. Ancak, bu
durum zarar görenin davranıslarından kaynaklanmıssa, ortak kusurdan söz edilir.
Zarar görenin kusurlu davranısları derecesi açısından iki tür etki gösterebilir: zarar görenin kusuru agır
ise, bu durum illiyet bagını kesen bir sebeptir. Bu durumda, haksız fiilin illiyet unsuru gerçeklesmedigi
için sorumluluk söz konusu olmayacaktır. Sorumlulugun kosulları gerçeklesmediginde, tazminat
gündeme gelmeyecegi için bundan indirim de söz konusu olmayacaktır. Zarar görenin kusurlu
davranısları agır nitelikte degilse, haksız fiil faili dogan zarardan sorumlu olacaktır. Ancak, bu
durumda zarar görenin kusurlu davranısları hükmedilecek tazminat miktarının indirilmesine ya da
tazminat isteminin tamamen reddine yol açacaktır. O halde, ortak kusur, haksız fiilde, zarar gören
kisinin zararın dogumuna ya da artmasına neden olan kusurlu davranıslarını ifade eder. Zarar görenin
ortak kusur teskil eden davranısları, zararın dogumuna ya da artmasına iliskin olabilecegi gibi
sorumlunun durumunu agırlastıran ortak kusur da olabilir.
c) Agır kusurun bulunmadıgı hallerde zarar verenin zor duruma düsecek olması nedeniyle tazminatın
indirilmesi; bu hal BK. md. 44. f.IIde düzenlenmis olup, zarar görenden hareket ederek özel bir indirim
sebebi öngörmüstür (Prof.Dr. Ahmet M.Kılıçoglu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 10.Bası, Turhan
Kitabevi, s.312,313,314).
Somut olaya gelince; davacılar, davalı S...Yapı End. Tic. A.S tarafından insa edilen A... sitesinden
yüksek bedelle daire satın aldıklarını, daireyi yüksek bedel ile satın almalarının nedeninin davalı
sirketin güvenlik konusunda oldukça iddialı olmasının ve güvenlige verilen önemin bu sitede ön
planda olmasının oldugunu, sözlesmede belirtilen güvenlik taahhütlerinin yerine getirilmedigini, davacı
D...ın eve tasındıktan 5 ay sonra 05.07.2002 tarihinde dairenin dıs kapısı levye ile kırılmak suretiyle
hırsızlık olayı oldugunu ve yaklasık 100 milyarlık antika mücevheratının bazanın altından bulunarak
çalındıgını, davalı S... Yapı End. Tic. A.Snin üstlendigi güvenlik tedbirlerini almadıgını, diger davalı K..
Hizmetler Isletme Ins. Tic. A.S.nin de sözlesmenin 16. maddesi geregince site içinde profesyonel
güvenligi saglayamadıgından sorumlu oldugunu belirterek maddi ve manevi tazminat istemlerinde
bulunmustur.
Hırsızlık olayının gerçeklestigi sitedeki evlerin davalı S... Yapı End. Tic. A.S tarafından hazırlanan
reklam, ilan ve brosürlerde ve ayrıca taraflarca imzalanan sözlesmede etkin alarm sistemi, ortak
alanlarda hırsız alarm sireni vs. üst düzey güvenlik tedbirleri ile
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 5 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
donatılmıs mekanlar olarak satısa sunulmus oldugu, davacı tarafın özellikle satıcının güvenlik
hususundaki vaad, taahhüt ve telkinlerine itimat ederek davaya konu daireyi satın almıs oldugu,
mahkemece yapılan kesif ve toplanan delillere göre evin çelik kapısının zorlanarak açılmak suretiyle
içeriye girilip davaya konu ziynetlerin (mücevheratın) çalınmıs oldugu, hususlarında Özel Daire ile
Yerel Mahkeme arasında uyusmazlık bulunmamaktadır. Uyusmazlık, davacıların evin içerisinde
bazanın altında yüksek miktarda ziynet esyası saklamakla müterafık kusurlu kabul edilip edilmeyecegi
noktasındadır.
Mahkemece, davacının degerli olan mücevherlerini yatak bazasının altına koyarak ve evinin kapılarını
kilitleyerek üzerine düsen edimini yerine getirdigi, dolayısıyla davacının zararın gerçeklesmesinde
müterafık kusurunun bulunmadıgı kabul edilmistir.
Özel Dairenin bozma ilamında ise davacının evde bulundurulması mutad ve makul ziynet esyasının
üzerinde bir miktar bulundurmakla ve kolayca ulasabilecek bir sekilde bazanın altında saklamakla,
üzerine düsen tedbirleri yerine getirmediginden müterafık kusurlu oldugu ve bu nedenle tazminat
miktarından indirim yapılması gerektigi belirtilmistir.
Davacıların ekonomik ve sosyal durumlarına ve yasam tarzlarına uygun olarak günlük yasamda ya da
özel günlerde kullanacagı miktar ve nitelikteki ziynetlerini her yönüyle güvenli olduguna inandıkları ve
bu sebeple satın aldıkları evde bulundurmalarının ve baza altında saklamalarının davacılara bir kusur
olarak izafe edilemeyecegi, davacı D...ın olay günü evin kapısını kilitlemek suretiyle üzerine düsen
tedbiri yerine getirdigi, davacıların, söz konusu ziynetlerini banka kasasında veya daha baska sekilde
ve ekstra harcama yapmak suretiyle koruma altına almalarını istemenin davacılara ek külfet
yükleyecegi ve makul bir degerlendirme sayılamayacagı ve dolayısıyla yüksek güvenlikli oldugu
düsüncesiyle satın almıs oldukları evde muhafaza altına aldıkları ziynetlerinin çalınmasında
davacıların müterafik kusuru bulunmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüsmeler sırasında bir kısım üyelerce; davacıların evin içerisindeki
bazanın altında yüksek miktarda ziynet esyası bulundurmakla müterafık kusurlu oldugu, davacıların
çalınan ziynet esyasının miktarı itibariyle kasa ya da bankada muhafaza gibi önlemleri alması
gerektigi, bu nedenle mahkeme kararının bozulması görüsü ileri sürülmüs ise de bu görüs Kurul
çogunlugunca benimsenmemistir.
Hal böyle olunca, zararın gerçeklesmesinde davacıların müterafık kusuru olmadıgı anlasıldıgından
yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmistir.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan
gerekçelerle ONANMASINA, asagıda dökümü yazılı (1.799,00 TL) kalan harcın davalı S.. A.S.den
alınmasına, (2.351,70 TL) kalan harcın davalı K.. A.S. den alınmasına, 01.07.2015 gününde yapılan
ikinci görüsmede oyçoklugu ile, karar verildi.
KARSIOY
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 6 / 7
Esas No:
Karar No:
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu
2014/13-18
2015/1754
Karar Tarihi: 01.07.2015
T.C.
Dava, sözlesmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Davacılar, davalılar ile aralarındaki satım ve hizmet sözlesmesinin ayıplı (kötü) ifası nedeniyle evlerine
hırsız girdigini, maddi ve manevi zarara ugradıklarını ileri sürmüs, mahkemece davacıların iddiası
benimsenmek sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmis, Özel Dairece, yerel mahkeme kararı
önce faiz baslangıcı yönünden düzeltilerek onanmıs ise de davalıların karar düzeltme istemlerinin
kabulü ile davacıların külliyetli miktarda ziynet esyasını evlerinde saklamakla ihmalde bulundukları,
bunun varlıgı sabit sözlesmelerin ifasında özensizlik niteliginde bulundugu gerekçesiyle tazminat
tutarından makul bir indirim yapılmasına isaret olunarak yerel mahkeme kararı bozulmustur.
Özel Daire ilamındaki bozma gerekçesinin hukuki dayanagı, olay tarihi itibariyle uygulanması gereken
818 sayılı BK`nın 98/2. maddesi yollaması ile 44. maddesine ilismektedir. Gerçekten de, somut olayda
oldugu gibi, zarar gören, kendi fiiliyle zararın artmasına yol açmıs veyahut zarar sorumlusunun
durumunu güçlestirmis ise hakim istenilen tazminattan indirim yapabilecegi gibi bu yoldaki istemin
tümüyle reddine de karar verebilecektir. Davacıların oldukça yüksek miktardaki ziynet esyasını, evde,
özellikle hırsızların ilk bakabilecegi bir yerde muhafaza etmis olmaları nedeniyle zararın artmasına yol
açtıkları sabit ve uyusmazlık dısıdır. Her ne kadar bu hal, uygulamada zarar görenin müterafik kusuru
olarak adlandırılmakta ise de, davacıların fiilinin, evlerine hırsız girmesini kolaylastırıcı nitelikte
olmadıgından kendilerine izafe olunacak bir kusurdan söz edilemeyecek olup somut olayda müterafik
kusurdan söz edilemeyecegi ve fakat davacıların söz konusu özensiz davranısının zararın artmasına
yol açan nitelikte olmakla saptanan maddi tazminat miktarından belli ölçüde hakkaniyet indirimi
yapılması gerektigi kanısındayım. Su halde, Özel Daire bozma ilamındaki müterafik kusur
nitelendirmesine katılmamakla birlikte, Daire kararının sonucu itibariyle yerinde oldugu, belirtilen
hususa karar gerekçesinde isaret olunarak direnme kararının bozulması görüsündeyim. (¤¤)
Sinerji Mevzuat ve Içtihat Programı Sayfa 7 / 7
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube