Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
TAŞINMAZIN GECEKONDU ÖNLEME BÖLGESİNDE BULUNMASININ TEK BAŞINA ACELE KAMULAŞTIRMA YAPILMASINA GEREKÇE TEŞKİL ETMEYECEĞİ


T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire Esas No : 2013/2811 Karar No : 2016/115

Davacı : …

Vekili : Av. …

Davalı : Başbakanlık

Vekili : Hukuk Hizmetleri Başkanı …, Hukuk Müşaviri …

Davanın Özeti : Adana İli, Çukurova İlçesi, Göl Mahallesinde yer alan bazı taşınmazların Toplu Konut İdaresi tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 19.03.2013 tarihli, 28592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve eki paftada yer alan kamulaştırma sınırının davacıya ait Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak alınan Bakanlar Kurulu kararının ve anılan karar uyarınca tesis edilen acele kamulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Sıtkı ÇELİK Düşüncesi : Dava, Adana İli, Çukurova İlçesi, Göl Mahallesinde yer alan bazı taşınmazların Toplu Konut İdaresi tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 19.03.2013 tarihli, 28592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve eki paftada yer alan kamulaştırma sınırının davacıya ait Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu kararına yönelik olarak taşınmazların 2942 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına gerekçe teşkil edecek acelelik halinin bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemin, anılan parsel yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Ülkü ÖZCAN

Düşüncesi : Dava, Adana İli, Çukurova İlçesi, Göl Mahallesinde yer alan bazı taşınmazların Toplu Konut İdaresi tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 19.03.2013 tarihli, 28592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve eki paftada yer alan kamulaştırma sınırının davacıya ait Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa`nın 13. ve 35. madde hükümleri çerçevesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu`nun acele kamulaştırma başlıklı 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolunun istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiği, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı anlaşılmaktadır. Bu koşullardan ikisinin Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceğinin belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda, üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmekte olup, kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasa’nın 27. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için acele kamulaştırmanın özel ve istisnai koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması zorunludur. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan alanın gecekondu önleme bölgesi sınırları içerisinde bulunmasının tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği gibi, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı görüldüğünden, dava konusu kararda yukarıda anılan 2942 sayılı Yasa`nın 27. maddesine uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, dava konusu kararın iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

 Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, Adana İli, Çukurova İlçesi, Göl Mahallesinde yer alan bazı taşınmazların Toplu Konut İdaresi tarafından acele kamulaştırılmasına yönelik 19.03.2013 tarihli, 28592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve eki paftada yer alan kamulaştırma sınırının davacıya ait Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan mevzuat hükümleri açısından bakıldığında, özel mülkiyet hakkının, korunması gereken temel insan hakları arasında yer aldığı, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade etmesi anlamında kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde ise, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10’uncu madde esasları dairesinde ve 15’inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10’uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun’un 3’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

Anayasada herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu ancak bu hakkın kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Yine ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle, mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden hareketle, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yoluyla kaldırılmasının ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parselde yer alan davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanın 14.03.2008 tarihli, 58 sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla 5393 sayılı Kanun’un 73. maddesi uyarınca Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı olarak belirlendiği, bölgedeki sağlıksız, çarpık yapılaşma ve imara aykırı gecekondu niteliğindeki yapıların yoğun olarak bulunması nedeniyle 16.07.2009 tarihli, 3412 sayılı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı oluru ile anılan taşınmazın bulunduğu bölgenin 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 5, 7, 9, 31, geçici 4 ve geçici 9. maddeleri uyarınca gecekondu önleme bölgesi olarak belirlendiği, söz konusu taşınmazın ilerleyen süreçte kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırları dışına çıkarıldığı ancak gecekondu önleme bölgesi sınırları içerisinde bulunduğu ve gecekondu önleme bölgesi sınırları esas alınmak suretiyle acele kamulaştırma yapılacak alanın sınırlarının belirlendiği, davacıya ait taşınmazın da bu kapsamda 19.03.2013 tarihli, 28592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve eki paftada yer alan kamulaştırma sınırı uyarınca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Başbakanlık savunmasında, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile gecekondu önleme bölgesi ilan edilen alanda plan, proje bütünlüğü ve mülkiyet birliği sağlanarak daha iyi barınma koşullarının sağlandığı bölgelerin sağlanarak, dar gelirli kesime konut üretilmesinin sağlanması ve yeni gecekonduların yapımının engellenmesi amacıyla anlaşma yoluyla satın alınamayan taşınmazların kısa sürede elde edilmesi maksadıyla kamulaştırma kararı alındığı belirtilmiştir. Diğer taraftan idare, kamulaştırma kararının tek bir taşınmaz için alınmadığı, gecekondu önleme bölgesindeki tüm taşınmazlara yönelik alındığı bildirilmiştir.

Davacı tarafça, acele kamulaştırma kararı verilen parselde, ruhsatlı taşınmazın turizm ve sosyal tesis alanı olduğu ve halen kullanıldığı, dolayısıyla taşınmazın kamulaştırılması gereken bir taşınmaz niteliğinde olmadığı belirtilmiştir. 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 31. maddesi gereğince, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının bu Kanundaki hizmetlerde kullanılmak üzere özel mülkiyetteki arazi ve arsaları, kamulaştırması mümkündür.

Ancak sözü edilen idare adına, kanuni düzenleme gereği kamulaştırma yapma imkanı bulunmakla birlikte, kamulaştırma için kanuni düzenleme yanında kamu yararı koşulunda bulunması gerekir. Bir alanın gecekondu önleme bölgesi ilan edilmesi sonrasında alanda bulunan taşınmazların niteliği, kullanım durumu ve üzerindeki yapıların durumu da dikkate alınarak aynen muhafazası mümkün olan yapıların ve taşınmazların tespit edilmesi gerekir. Gecekondu Önleme bölgesi ilen edilen sahada idarece amaçlanan hedeflerin sağlanması için ıslahı mümkün olmayan yapıların bulunduğu arsaların kamulaştırmasında kamu yararı bulunsa da, ruhsatlı olan ve muhafaza edilmesi mümkün olan yapıların ve arsaların kamulaştırılmasında kamu yararının olduğundan söz edilemez. Diğer bir anlatımla, düzenli ve planlı kentleşmenin sağlanması maksadıyla bir alanın gecekondu önleme bölgesi ilan edilerek bu alandaki bazı taşınmazların kamulaştırılması mümkün olmakla birlikte, ruhsatlı olan ve imara uygun olarak yapılan ve kullanılan taşınmazın kamulaştırılmasını haklı kılabilecek meşru bir amaçtan söz edilmesi mümkün değildir.

Kamulaştırmadaki amaç, daha iyi barınma koşullarının sağlandığı bölgelerin sağlanarak, dar gelirli kesime konut üretilmesinin sağlanması ve yeni gecekonduların yapımının engellenmesi olduğuna göre bu amaca ters düşmeyen yapıların muhafazası mümkündür. Bakılan davada, gecekondu önleme bölgesi sınırları içerisinde bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan alanın acele kamulaştırma usulü ile kamulaştırılmasına karar verildiği; ancak davacıya ait taşınmazı da kapsayan alanın gecekondu önleme bölgesi sınırları içerisinde bulunmasının tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği; dolayısıyla taşınmazın niteliği dikkate alındığında, kamulaştırma yapılmasını gerektirecek koşulların olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu nedenlerle, davacıya ait taşınmazın acele kamulaştırılmasını gerektirecek halin bulunmaması karşısında, sözü edilen doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

 Açıklanan nedenlerle, dava konusu 2013/4326 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Adana İli, Çukorava İlçesi, Karalarbucağı Mahallesi, … ada, … sayılı parsel yönünden iptaline, aşağıda dökümü yapılan 316,45-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL`nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarelerin yaptığı masrafların üzerlerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz isteminde bulunulabileceğinin duyurulmasına, 25/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube