Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ARA DİNLENME SÜRESİNİN BİR SAAT OLDUĞU ÇALIŞMALARDA, BU SÜRENİN YEMEK,DOLAŞMA VE KAHVEDE OKEY OYNAMAYA YETECEK UZUNLUKTA OLMADIĞI


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi



Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.09.2014 gün ve 2014/101 E., 2014/536 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 30.10.2014 gün ve 2014/28966 E., 2014/29651 K. sayılı kararı ile;

"…Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, tazminat alacaklarına hak kazanmadığı, sair hak kazandığı halde ödenmemiş ücret alacaklarının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Somut olayda, davalıya ait işyerinde, sayaç okuma ve gaz kesme görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 22.07.2009 tarihinde mesai saatleri içerisinde işi bırakarak diğer bir kısım işçilerle birlikte okey oynadığı gerekçesiyle feshedilmiştir.

Davacı taraf, çalışma düzeni itibariyle, ara dinlenmenin kullanılacağı zamanın işçi tarafından belirlendiğini, eylemin ara dinlenme süresi içerisinde gerçekleştiğini ileri sürmektedir.

Dosyaya sunulan, 17.07.2009 tarihli tutanakta, davacının ve diğer bir kısım işçilerin 17.07.2009 tarihinde saat 15:00`de, "Mimarsinan mahallesi Fuzuli Caddesi No: 42" adresindeki kıraathanede okey oynadıkları tespit edilmiştir. Tutanak düzenleyicilerinden olan davalı şahitleri, duruşmada alınan beyanlarında özetle, olay tarihinde anonsların kesilmesi üzerine, ekibe verilen görev listesinde belirtilen mahalleye gidildiğini, ekipteki davacının ve diğer bir kısım işçilerin kahvehanede okey oynadıklarını gördüklerini, kahvehane sahibinden, işçilerin uzun süredir kahvehanede oturduklarının öğrenildiğini beyan etmişlerdir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının olay tarihinde, ara dinlenme süresini aşar şekilde işi bırakarak okey oynadığı sabittir. Her ne kadar bir kısım şahitlerce, işyeri uygulaması gereği ara dinlenme süresinin ne zaman kullanılacağının işçiler tarafından belirlendiği ifade edilmiş ise de, işyerinde ara dinlenme süresinin bir saat olduğu anlaşılmakta olup, bu süre, yemek yenilmesi, dolaşılması, kahvehaneye gidilerek okey oynanması gibi aktivitelerin bir arada yapılmasına imkan tanıyacak uzunlukta değildir. Davalı şahitlerinin samimi anlatımlarından da, şüphe üzerine denetime çıkıldığı ve eylemin tespit edildiği, kahvehane sahibiyle yapılan görüşmeden de bir saatten uzun süredir işçilerin mekanda oturduklarının öğrenildiği anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerle, davacının sabit olan bu eylemi doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olup, iş sözleşmesinin işverence feshi haklı sebebe dayandığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

2-Fazla çalışma ücreti alacağı bakımından, bozma ilamında "...Davacının günlük iş programına göre yapmakla yükümlü olduğu işin hacmi, işi ne kadar sürede yapabileceği ve bu anlamda çalışma süresi, teknik bilirkişi aracılığı ile, görevli olduğu mıntıkadaki sayaç sayısı, abone sayısı, günlük iş sayısı ve abonelere ait fatura tanzim saatleri de nazara alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Davacı, günlük ve haftalık çalışma süresi içerisinde bitirebileceği bir işi, görevini savsayarak geciktirmiş ve günlük işini bu sebeple mesai saati dışına taşımış ise fazla mesai ücretine hak kazandığı kabul edilmemelidir." şeklindeki gerekçeyle araştırılması ve değerlendirilmesi gerekli yönler ayrıntılarıyla belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamı doğrultusunda bir işlem tesis edilmeksizin, fazla çalışma ücreti Alacağının bozma öncesi karardaki gibi hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

Yukarıda yazılı sebepten, eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…"

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.





HUKUK GENEL KURULU KARARI



Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir

Davacı vekili müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 12.10.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süre içerisinde hiç bir hata ve kusur işlemediği halde davalı işverenin 22.07.2009 tarihinde iş sözleşmesini haksız biçimde feshettiği iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 250,00 TL ihbar tazminatı, 250,00 TL ücret alacağı, 250,00 TL fazla çalışma, 250,00 TL yıllık ücretli izin alacağı karşılığı olarak toplam 2.000,00 TL’nin iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren kıdem tazminatı için mevduata uygulanan en yüksek faizi ile diğer taleplerin ise yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği için kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini ve almaya hak kazandığı halde ödenmemiş ücret alacaklarının da bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece 28.09.2010 tarihli ilk kararda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatları ile fazla çalışma ve ücret alacakları istemlerinin kabulüne, yıllık izin alacağı istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 

Hükmü davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Özel Daire 20.02.2013 tarihli ilk bozma kararında verilen kesin mehilde delil listesi sunulmaması nedeniyle davalı delilleri toplanıp tanıkları dinlenmeksizin hukuki dinleme hakkı ihlal edilecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

Yerel Mahkemece Özel Dairenin bozma kararına uyulmuş ve 01.10.2013 tarihli ikinci kararında, dinlenen davalı tanıklarının çelişkili anlatımlarının mahkemenin bozma öncesi kararına etkili görülmediği belirtilmek suretiyle önceki gerekçelerle ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ücret alacakları istemlerinin kabulüne, yıllık izin alacağı isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, somut olayda davacının iş arkadaşları ile birlikte mesai saatleri içinde işi bırakıp okey oynadıklarının sabit olduğu, bu durumun doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olduğundan işverene iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı veren hallerden olduğu, davacının ara dinlenme saatlerini kendilerinin belirlediği savunmasına değer verilmiş ise de iş sözleşmesinde günlük çalışma saatleri ve ara dinlenmelerinin işverence belirleneceği üzerinde durulmadığı, işyerinde günlük çalışma saatleri ve ara dinlenme saatlerinin tespit edilmediği, bu yön açıklığa kavuşturulmaksızın feshin haksız olduğunun kabulünün isabetsiz olduğu, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, yapılan araştırmanın eksik ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacının günlük iş programına göre yapmakla yükümlü olduğu işin hacmi, işi ne kadar sürede yapabileceği ve bu anlamda çalışma süresi, teknik bilirkişi aracılığıyla görevli olduğu mıntıkadaki sayaç sayısı, abone sayısı, günlük iş sayısı ve abonelere ait fatura tanzim saatleri de nazara alınarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm yeniden bozulmuştur.

Yerel Mahkemece Özel Daire bozma kararına uyulmuş, davalıdan, günlük çalışma saatleri ve ara dinlenme saatleri sorularak, davacı tanıkları yeniden dinlendikten sonra 11.09.2014 tarihli üçüncü kararında önceki gerekçelerle ve davacının çalıştığı dönemde davalı şirket tarafından mesai düzenlemesi yapılıp çalışanlara tebliğ edildiğine dair bir delil ve belge sunulamadığı gibi yapılan işin mahiyeti gereği sabit çalışma saati uygulamasının mümkün olmadığı, öğle arası dinlenmesinin işçiler tarafından belirlendiği için davacının ara dinlenme saati dışında veya ara dinlenme saatini aşar şekilde işi bırakarak kahvehanede okey oynadığının tespit edilemediği ancak söz konusu eylem nedeniyle karşılıklı güven ve iyi niyet zedelenmesi üzerine davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça geçerli sebeple feshedildiği gerekçesi ile davacının ihbar ve kıdem tazminatı istemleri yanında ücret alacağı isteminin kabulüne; davacının geç saatlere kadar çalıştığının tanık beyanlarından anlaşıldığı, kaldı ki davacının haftalık çalışma saati içinde bitirebileceği işi görevini savsaklayarak geciktirip mesai dışına taşıdığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle de fazla çalışma ücreti istemlerinin kabulüne; yıllık izin alacağına ilişkin isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle yeniden bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmünü davalı vekili temyize getirmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube