Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
CİNSEL TACİZ SUÇU HAKKINDA YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ KARARI





T.C.

YARGITAY

18. CEZA DAİRESİ

E. 2015/28491

K. 2017/2359

T. 6.3.2017

• CİNSEL TACİZ SUÇU ( Sanığın Katılana Telefonda “Tanışmak İsteyip Kocanı Boşa Benimle Evlen” Demesi ve “Seninle Sohpet Edelim” Şeklinde Mesaj Göndermesi - Eylemin Cinsel Taciz Suçunu Oluşturduğu )

• SIRF HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMAK ÖZEL KASTI ( Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Hüküm Kurulmasının İsabetsizliği - Sanığın Katılana Telefonda “Tanışmak İsteyip Kocanı Boşa Benimle Evlen” Demesi ve “Seninle Suhpet Edelim” Şeklinde Mesaj Göndermesi/Eyleminin Cinsel Taciz Suçunu Oluşturduğu )

• TELEFONDA “TANIŞMAK İSTEYİP KOCANI BOŞA BENİMLE EVLEN” DEME ( Eyleminin Cinsel Taciz Suçunu Oluşturduğu Düşünülmeden Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma Suçundan Hüküm Kurulmasının Doğru Olmadığı - Cinsel Taciz Suçu )

5237/m.105

ÖZET : Dava; cinsel taciz suçuna ilişkindir. Sanığın, katılana telefonda “tanışmak isteyip, kocanı boşa benimle evlen” demesi ve “seninle sohpet edelim” şeklinde mesaj göndermesi karşısında, eyleminin TCK`nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması isabetsizdir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:

KARAR : A- ) Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 Sayılı CMUK`nın 310. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından dilekçenin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, 5320 Sayılı Kanun`un 8/1 ve 1412 Sayılı CMUK`nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

B- ) Diğer suçlardan kurulan hükümlerin temyizinde,

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- ) Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

TCK`nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına dair hükmün Anayasa Mahkemesi`nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı kararıyla iptal edilmesi sebebiyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ve yine aynı Kanunun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmemiş ise de, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re`sen, TCK`nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanabileceği,

Anlaşıldığından, sanık ...`ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2- ) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,

Ancak;

a- ) Sanığın, katılan ...`a telefonda “tanışmak isteyip, kocanı boşa benimle evlen” demesi ve “seninle suhpet edelim” şeklinde mesaj göndermesi karşısında, eyleminin TCK`nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu düşünülmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması,

b- ) Kabule göre de; TCK`nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına dair hükmün Anayasa Mahkemesi`nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 Sayılı kararıyla iptal edilmesi sebebiyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ve yine aynı Kanunun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...`ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 Sayılı CMUK`nın 326/ son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube