Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - GEREKÇENİN DOSYA İLE ÇELİŞKİ İÇERDİĞİ - İTİRAZIN İPTALİNE İLİŞKİN İŞBU DAVANIN SÜRESİ İÇİNDE AÇILIP AÇILMADIĞININ DEĞERLENDİRİLMEDİĞİ - MAHKEMECE EKSİK İNCELEME VE ARAŞTIRMA SONUCU DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

T.C YARGITAY

21.Hukuk Dairesi

Esas: 2016 / 2986

Karar: 2016 / 6355

Karar Tarihi: 11.04.2016

ÖZET: Somut olayda, hükmün gerekçesinde dava dosyası ile ilgisi olmayan hususlara yer verildiği, gerekçenin dosya ile çelişki içerdiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, davacının iadesi istenen ölüm aylığının tahsisine ve iadesine ilişkin işlemlerin tarafından yapılması karşısında davalının, davanın yetkili mahkemede görülmediği hususundaki itirazları yerinde olmasa da hükümde bu konuya değinilmemesi ve icra dosyası getirtilmeden, itirazın iptaline ilişkin işbu davanın süresi içinde açılıp açılmadığı değerlendirilmeden karar verilmiş olması da hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.(2004 S. K. m. 67) (6100 S. K. m. 297, 298)

 Dava ve Karar: Davacı, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borç miktarının faiziyle tahsiline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

 Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

 Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

 Dava, davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile yersiz ödenen ölüm aylığının tahsiline ilişkin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

 Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

 Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK 297, 298. (Eski 1086 sayılı HUMK 388.mad.) maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

 Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

 Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

 Somut olayda, hükmün gerekçesinde dava dosyası ile ilgisi olmayan hususlara yer verildiği, gerekçenin dosya ile çelişki içerdiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, davacının iadesi istenen ölüm aylığının tahsisine ve iadesine ilişkin işlemlerin tarafından yapılması karşısında davalının, davanın yetkili mahkemede görülmediği hususundaki itirazları yerinde olmasa da hükümde bu konuya değinilmemesi ve icra dosyası getirtilmeden, itirazın iptaline ilişkin işbu davanın süresi içinde açılıp açılmadığı değerlendirilmeden karar verilmiş olması da hatalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

 O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.04.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube