Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Muvazaa İddiasının Tanıkla İspatı Mümkün Bulunduğundan Davacıya Tanıklarının İsim ve Adreslerini Bildirmesi İçin Süre Verilerek Bildirmesi Halinde Bu Tanıklar Dinlenerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2013/23-2305

K. 2014/741

T. 1.10.2014

• TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Dayalı - Muvazaa İddiasının Tanıkla İspatı Mümkün Bulunduğundan Davacıya Tanıklarının İsim ve Adreslerini Bildirmesi İçin Süre Verilerek Bildirmesi Halinde Bu Tanıklar Dinlenerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

• KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Muvazaa İddiasının Tanıkla İspatı Mümkün Bulunduğundan Davacıya Tanıklarının İsim ve Adreslerini Bildirmesi İçin Süre Verilerek Bildirmesi Halinde Bu Tanıklar Dinlenerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

• MUVAZAA İDDİASI ( Tanıkla İspatı Mümkün Bulunduğundan Davacıya Tanıklarının İsim ve Adreslerini Bildirmesi İçin Süre Verilerek Bildirmesi Halinde Bu Tanıklar Dinlenerek Bir Karar Verilmesi Gerektiği - Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil )

2004/m.94,277

ÖZET : Dava, İİK`nun 94.maddesi uyarınca alınan yetkiye dayanılarak yükleniciye kat karşılığı inşaat sözleşmesince verilmesi gereken 2 ve 9 no`lu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava edilen 2 ve 9 no`lu daireler yükleniciye bırakılmıştır. Yüklenicinin edimini ifası halinde bu dairelerin kendisine ait olacağı kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu dairelerin dava tarihi itibariyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan arsa sahipleri adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; karar eksik incelemeye dayalıdır. Davalılardan ikisi dava konusu dairelerin yüklenici tarafından kendilerine satıldığını, yüklenicinin eksik bıraktığı işleri kendilerinin tamamladığını, bu nedenle tapuda arsa sahiplerinden devir aldıklarını savunmuş, davacının ise bu kişiler hakkındaki davasının muvazaa iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı bu konuda tanık deliline dayanmış olup, muvazaa iddiasının tanıkla ispatı mümkün bulunduğundan davacıya tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi için süre verilerek, bildirmesi halinde bu tanıklar dinlenerek bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesi`nce davanın reddine dair verilen 21.06.2011 gün ve 2009/235 E-2011/237 K sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23.Hukuk Dairesi`nin 06.04.2012 gün ve 2011/5056 E-2012/2676 K sayılı bozma ilamı ile;

( ... Davacı vekili, icra müdürlüğü tarafından İİK`nun 94.maddesi uyarınca verilen yetkiye dayanılarak, borçlu Ö. A.`in diğer davalı arsa sahipleriyle yapmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan hakları nedeniyle dava konusu dairelerin borçlu adına tapuya tescili gerektiğini, yüklenicinin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu 2 ve 9 no`lu dairelerin arsa sahipleri tarafından davalılar E. K. ve A. Ç. adına tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu dairelerin bu davalılar adına olan tapusunun iptali ile borçlu adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalı T. A., cevap vermemiştir.

Diğer davalılar vekili, davalı Emire ve Ayşe`nin dava konu daireleri yükleniciden 2004 tarihinde satın aldığını, yüklenicinin inşaatı tamamlamadan bıraktığını, müvekkilleri ile diğer daire sahiplerinin binadaki eksiklikleri kendilerinin tamamladığını, bu nedenle davacının dava konusu daireler üzerinde bir hak talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu 2 ve 9 no`lu bağımsız bölümlerin borçlu yükleniciye ait olduğu, davadan önce bu dairelerin 3.kişi konumunda olan davalılar E. K. ve A. Ç. adına tapuda kayıtlı olduğu, dava tarihi itibariyle sözleşmenin tarafı olan arsa sahipleri adına kayıtlı olmaması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, İİK`nun 94.maddesi uyarınca alınan yetkiye dayanılarak yükleniciye kat karşılığı inşaat sözleşmesince verilmesi gereken 2 ve 9 no`lu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava edilen 2 ve 9 no`lu daireler yükleniciye bırakılmıştır. Yüklenicinin edimini ifası halinde bu dairelerin kendisine ait olacağı kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu dairelerin dava tarihi itibariyle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan arsa sahipleri adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; karar eksik incelemeye dayalıdır. Davalılardan E. K. ve A. Ç. dava konusu dairelerin yüklenici tarafından kendilerine satıldığını, yüklenicinin eksik bıraktığı işleri kendilerinin tamamladığını, bu nedenle tapuda arsa sahiplerinden devir aldıklarını savunmuş, davacının ise bu kişiler hakkındaki davasının muvazaa iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır. Davacı bu konuda tanık deliline dayanmış olup, muvazaa iddiasının tanıkla ispatı mümkün bulunduğundan davacıya tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi için süre verilerek, bildirmesi halinde bu tanıklar dinlenerek ve dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir ... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, İİK`nun 94.maddesi uyarınca alınan yetkiye dayanılarak yükleniciye kat karşılığı inşaat sözleşmesince verilmesi gereken 2 ve 9 no`lu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; yüklenicinin muvazaanın tarafı ve aynı zamanda davacı konumunda olması nedeniyle eldeki davanın dinlenme olanağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu`ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, davanın 50.000,00 TL değer gösterilerek açıldığı, keşfen taşınmazların toplam değerinin 205.000,00 TL olarak belirlendiği gözetildiğinde, harç ikmali yapılmaksızın yargılamaya devam edilmesinin yerinde olup olmadığı hususu, önsorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

Yapılan görüşmeler sonucunda, davanın İİK`nun 94.maddesi uyarınca alınan yetkiye dayanılarak alacağın tahsiline yönelik açıldığı, İİK 277 ve devamı maddelerinin olayda kıyasen uygulanması gerektiği, dava değerinin davacının alacak tutarı ile sınırlı olacağı ve bu miktar üzerinden harç alınması gerektiği gözetilerek harç ikmali yapılmasına gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulu`nun çoğunluğunca benimsenmiştir.

Bir kısım üyelerce; tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açıldığı, dava değerinin davacının alacak tutarı değil, iptale konu taşınmazların değeri olduğu, bu değer üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu`nun 29.maddesi gereğince harç ikmali yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca yukarıda belirtilen nedenlerle benimsenmemiştir.

İşin esasına yönelik olarak yapılan görüşmeler sonucu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere, özellikle muvazaa iddiasının her türlü delille kanıtlanabileceği gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin eksiksiz toplanılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından, Hukuk Genel Kurulu`nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından da benimsenen Özel Dairenin bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu`nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı kanunun 440/I.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ :

Dava, İİK`nun 94.maddesi gereğince icra dairesince verilen yetki belgesine dayalı olarak açılan tapu iptali tescil davası olup Sayın Çoğunluk tarafından bu dava değerinin davacının alacak tutarı kadar olduğu ve bu nedenle borçlu adına tescil edilecek taşınmaz değeri üzerinden harç ikmaline gerek olmadığı kabul edilmiştir.

Ancak, İİK`nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan davalar da İİK`nun 283`ncü maddesi gereğince kaydın tashihine mahal olmadan alacaklı o mal üzerinde cebri icra ile hakkını alabildiği halde İİK`nun 94`ncü maddesi gereğince alınan yetki ile açılan davalarda dava konusu malın kaydı tashih edilir. Yani, somut olayda olduğu gibi davanın kabulü halinde taşınmazın tapusu iptal edilerek borçlu adına tescil edilir.

Bu davada müddeabih, tasarrufun iptali davasında olduğu gibi davacının alacağı değil dava konusu gayrımenkulun değeridir. Davacı alacaklı bu davada yaptığı masrafları da kaydın tashihini sağladıktan sonra alacağı ile birlikte gayrımenkulu sattırmak suretiyle alabilecektir.

Bu nedenle de 492 sayılı Harçlar Kanunu`nun 29`ncü maddesi gereğince harç ikmal olunmadan müteakip işlemlere devam edilemeyeceğinden keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmal edilerek davaya devam edilmesi görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bu yöndeki kararına katılmıyoruz. 

yarx

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube