Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
ŞİKAYET DAVASI

 

T.C YARGITAY 

8.Hukuk Dairesi 

Esas: 2013 / 4370 

Karar: 2013 / 9857 

Karar Tarihi: 24.06.2013

 

ÖZET: Somut olayda dava, 6100 Sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup, bu Kanun`da 1086 Sayılı Kanunun ilgili maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK`nun yetkiye ilişkin ilgili maddeleri ve 6100 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür. Davanın bunların dışındaki bir yerde açılması halinde ise, yetki ilk itirazında bulunulmuşsa 6100 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmelidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.(1086 S. K. m. 9, 512) (2004 S. K. m. 50, 96, 97, 99) (6100 S. K. m. 19, 331)

 

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire`ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Karar: Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü`nün 2010/22542 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Muratlı İcra Müdürlüğü`nün 2012/158 sayılı talimat dosyasında yapılan 24.09.2012 tarihli hacze konu menkullerin üçüncü kişi Şirkete ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek yapılan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

 

Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişinin aynı mahcuzlarla ilgili asıl takibin bulunduğu yer mahkemesinde istihkak davası açtığını, bu davanın derdest olmasına rağmen bu kez kötü niyetli olarak şikayet başvurusunda bulunulduğunu, ancak 1086 sayılı HUMK`nun 512. maddesindeki düzenlemeye 6100 sayılı HMK`nda yer verilmediğini, bu nedenle talimat yolu ile yapılan hacizlerde de asıl icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesinde dava açılması gerektiğini belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

 

Davalı borçlular, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.

 

Mahkemece: <dava konusu uyuşmazlığın, üçüncü kişi tarafından ileri sürülen istihkak iddiasına ilişkin olduğu, 1086 sayılı HUMK`nun 512. maddesinde istihkak davaları için özel olarak düzenlenen yetki kuralına 6100 sayılı HMK`nda yer verilmediği, davalı alacaklının yetki ilk itirazında bulunduğu> gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temiz edilmiştir.

 

Dava, üçüncü kişinin İİK`nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.

 

Dava, 6100 sayılı HMK`nun yürürlüğe girmesinden sonra 27.09.2012`de açılmıştır.

 

1086 sayılı HUMK`nun 512/1. maddesinde eşyanın bulunduğu ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde istihkak davasının açılabileceği açıkça düzenlenmişti. Bu özel yetki kuralı HUMK`nun 9. maddesindeki genel yetki kuralına ayrıcalık oluşturmakla birlikte genel yetki kuralını ortadan kaldırmadığı ve İİK`nun 50. maddesi gereğince de HUMK`nun yetkiye ilişkin hükümleri takip hukukunda da uygulandığı için hacizden doğan istihkak davaları genel yetki kuralınca, yasada ayrıca düzenlenmiş olmadıkça davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir, özel yetki kuralı uyarınca da; haciz icra takibinin yapıldığı yerde uygulanmış ise bu yer, talimat aracılığı ile uygulanmışsa hacizli malın bulunduğu yer ya da icra takibinin yapıldığı yer, haczi uygulayan talimat icra dairesi ile hacizli malın bulunduğu yer farklı ise hacizli malın bulunduğu yer icra mahkemesinde açılabilirdi (HUMK`nun 512/1, 9, İİK`nun md. 97-99. maddeleri).

 

Somut olayda dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup, bu Kanun`da 1086 sayılı HUMK`nun 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK`nun yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK`nun 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür. Davanın bunların dışındaki bir yerde açılması halinde ise, yetki ilk itirazında bulunulmuşsa HMK`nun 19, 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmelidir.

 

Sonuç: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK`nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK`nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 42,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18,00 TL`nin temyiz edenden alınmasına, 24.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube