Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

DANIŞTAY 4. DAİRE ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ HAKKINDAKİ KARARI

T.C.

DANIŞTAY

4. DAİRE

E. 2007/5979

K. 2008/3576

T. 14.10.2008

• ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ ( Kazancın Tespitinde Gider Olarak İndirilmesine Olanak Bulunmadığı )

• KAZANCIN TESPİTİ ( Özel İletişim Vergisinin Kazancın Tespitinde Gider Olarak İndirilmesine Olanak Bulunmadığı )

• GİDER OLARAK İNDİRİM ( Özel İletişim Vergisinin Kazancın Tespitinde Gider Olarak İndirilmesine Olanak Bulunmadığı )

6802/m.39

193/m.40

ÖZET : Özel iletişim vergisinin, kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine olanak bulunmadığı hakkında.

İstemin Özeti : : Davacı kurum 2005 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ödediği özel iletişim vergisinin gider olarak indirilebilmesi ihtirazi kaydıyla vererek fazladan ödenen verginin iadesi istemiyle dava açmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesi 28.6.2007 günlü ve E:2006/1392, K:2007/1502 sayılı kararıyla; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu`nun 39 uncu maddesinde özel iletişim vergisinin düzenlendiği, Gelir Vergisi Kanunu`nun 40 ıncı maddesinin 6 ncı bendinde ise işletme ile ilgili olmak kaydıyla gider vergilerinin matrahtan indirilebileceğinin belirtildiği, davacının 6802 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinde belirtilen verginin mükellefi olan telekomünikasyon işletmecisi olmadığı, anılan maddeye göre özel iletişim vergisinin ancak bu verginin mükellefleri tarafından gider kaydedilemeyeceği, telekomünikasyon işletmecisi olmayan davacı şirketin ise ödediği vergileri safi kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapmasına hukuki bir engel bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden verginin kaldırılmasına ve ödenen kısmın iadesine karar vermiştir. Davalı İdare, özel iletişim vergisinin kurum kazancının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Tetkik Hakimi Mustafa Bahtiyar`ın Düşüncesi : 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu`nun 39 uncu maddesine göre özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilmesine olanak bulunmadığından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı İbrahim Erdoğdu`nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

KARAR : Ödenen özel iletişim vergilerinin gider olarak indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2005 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden verginin kaldırılmasına ve ödenen kısmın iadesine karar veren Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

İhtilaflı dönemde yürürlükte bulunan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu`nun 13 üncü maddesinde, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu`nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, Gelir Vergisi Kanunu`nun "indirilecek giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde "İşletme ile ilgili olmak şartıyla; bina,arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar" ın safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

4481 sayılı Kanunla getirilen "özel iletişim vergisi" nin uygulama süresi 4605 ve 4783 sayılı kanunlarla uzatılmış, 5035 sayılı kanun ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu`nun 39 uncu maddesine eklenerek daimi vergi haline getirilmiştir. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu`nun 5228 sayılı Kanunla değişik "Özel iletişim Vergisi" başlıklı 39 uncu maddesinde" 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Telekomünikasyon kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin ( kablo tv altyapısı üzerinden teknik olarak verilebilecek her türlü hizmetleri dışında, görev sözleşmesi ile ulusal egemenlik kapsamındaki uydu yörünge pozisyonlarının hakları, yönetimi ve işletme yetkisine sahip olanlar hariç );

a ) Her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki ( ön ödemeli kart satışları dahil ) tesis,devir,nakil ve haberleşme hizmetleri %25,

b ) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri %15,

c ) ( a ) ve ( b ) bentleri kapsamına girmeyen diğer telekomünikasyon hizmetleri %15, oranında özel iletişim vergisine tabidir. Bakanlar Kurulu %25 oranını %10`a,%15 oranlarını ise ayrı ayrı veya birlikte %5`e kadar indirmeye ve bu oranları kanuni oranlarına kadar artırmaya yetkilidir. Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde ( operatör değişiklikleri hariç ) yirmimilyon lira ayrıca özel iletişim vergisi alınır. Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu şekilde tespit edilen tutarı %50`sine kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir. Verginin mükellefi; birinci fıkrada sayılan telekomünikasyon hizmetlerini sunan işletmecilerdir. Verginin matrahı, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder. Bir aya ait özel iletişim vergisi, izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar beyan edilerek aynı süre içinde ödenir. Bu verginin beyan ve ödenmesine ilişkin olarak 47 ve 48 inci madde hükümleri uygulanmaz. Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uygulanır. Telekomünikasyon işletmecilerinin; imtiyaz ve görev sözleşmeleri, ruhsatlar veya genel izinler uyarınca Hazineye ödeyecekleri payın hesaplanmasında özel iletişim vergisi dikkate alınmaz. Özel iletişim vergisi, düzenlenecek faturalarda ayrıca gösterilir. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez. Tahsil edilen vergiden, 2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanun ile ( 5281 sayılı Kanunun 43/6-a maddesiyle değişen ibare.yürürıük;31.12.2004 ) 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Kanuna göre mahalli idarelere pay verilmez. Bu vergiye ilişkin usul ve esaslar verilmesi gereken beyannamelerin şekil, muhteva ve eklerini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. " denilmektedir.

Anılan maddenin dördüncü fıkrasında, bu verginin mükellefinin birinci fıkrada sayılan telekomünikasyon hizmetlerini sunan işletmeciler olduğu belirtilmiştir. Maddenin altıncı fıkrasında ise " bu verginin ... gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilemeyeceği ... " hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu`nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendine göre safi kurum kazancının tespitinde "genel kural" işletme ile ilgili olmak şartıyla gider vergilerinin indirilmesi olmakla birlikte, Gider Vergileri Kanunu`nun 39 uncu maddesinin altıncı fıkrasında 4481 sayılı Kanundakine paralel şekilde "özel hüküm" olarak, "özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilemeyeceği" hükmüne yer verilmiştir. Vergi Mahkemesince, anılan hükmün sadece bu verginin mükellefi olan telekomünikasyon işletmecileri yönünden geçerli olduğu, bu işletmeciler dışındaki mükelleflerin bu vergileri gider olarak indirebilecekleri gerekçesiyle tahakkukun kaldırılmasına karar verilmiş ise de, özel iletişim vergisinin mükellefinin telekomünikasyon işletmecileri olduğu hususu ihtilafsız olup, madde metninde gider kaydedilmeme hususunun bu verginin mükellefleriyle ilgili olduğu konusunda hiçbir belirleme bulunmamaktadır. sadece vergiyi tahsil edip vergi dairesine yatırmakla mükellef olan bu işletmecilerin, kendi mameleklerinden ödemedikleri bir vergiyi gider olarak indirim konusu yapmalarına hukuken olanak bulunmadığından, anılan kısıtlamanın vergiyi ödeyen ve nihai yüklenici olan mükellefler açısından getirildiği açıktır.

Bu durumda, 6802 sayılı Kanun`un 39 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, özel iletişim vergilerinin kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine olanak bulunmadığından, tahakkukun kaldırılmasına ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ : Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüyle, İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 28.6.2007 günlü ve E:2006/1392, K:2007/1502 sayılı kararının bozulmasına, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube