Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

BEDEN VE RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2014/3539

K. 2014/8385

T. 19.6.2014

• BEDEN VEYA RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI ( Cebir Tehdit veya Hile Gibi İradeyi Etkileyen Herhangi Bir Hal Olmadığı - Ağır Netice Olarak Ortaya Çıkan Mağdurenin Ruh Sağlığındaki Bozulmanın Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Tarafından Öngörülemeyeceği/Cezanın Bireyselleştirilmesinde Alt Sınırdan Uzaklaşılacağı )

• CEZANIN BİREYSELLEŞTİRİLMESİNDE ALT SINIRDAN UZAKLAŞILMASI ( Cinsel İstismar Sonucunda Ağır Netice Olarak Ortaya Çıkan Mağdurenin Ruh Sağlığındaki Bozulmanın Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Tarafından Öngörülemeyeceği - Cezanın Bireyselleştirilmesinde Alt Sınırdan Uzaklaşılacağı/Mağdurun Beden veya Ruh Sağlığının Bozulması Halinde Uygulanacak Hükümlerin Uygulanmayacağı )

• MAĞDURENİN BEDEN VEYA RUH SAĞLIĞININ BOZULMASI ( Cinsel İstismar Sonucunda Mağdurenin Ruh Sağlığındaki Bozulmanın Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Tarafından Öngörülemeyeceği - Mağdurun Beden veya Ruh Sağlığının Bozulması Halinde Uygulanacak Hükümlerin Uygulanmaması Gerektiği/Cezanın Bireyselleştirilmesinde Alt Sınırdan Uzaklaşılacağı )

5237/m. 103/6

ÖZET : Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmuştur.

Cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın suç tarihinde 13 yaş 11 aylık olan mağdureyle, cinsel ilişkiye giren 18 yaş 9 aylık sanık ve 15 yaş 8 aylık suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve meydana gelen bu zararın ancak cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilmelidir. Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde uygulanacak hükümlerin uygulanmaması gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık D. müdafiin süresinden sonra, yaptığı ve aynı zamanda tayin olunan cezaların miktarına göre uygun olmayan duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

KARAR : 25.12.2013 tarihli duruşmada, sağlık personeli yardımıyla doğan mağdurun duruşma tarihi itibarıyla 15-16 yaşlarında olduğunun, daha büyük göstermediğinin gözlemlenmesi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda 27.11.2013 tarihi itibariyle mağdurenin 16 yaşı içinde olduğunun bildirilmesi karşısında; sanıklar hakkında TCK.nın 30. maddesinde yer alan hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda gerekçeli kararda tartışma yapılmamasına dair tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanık D. ve suça sürüklenen çocuk A. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık D. hakkında müstehcenlik suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının incelemesinde;

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, katılan vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık D. ve suça sürüklenen çocuk A. hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Oluşa uygun kabule göre; cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın suç tarihinde 13 yaş 11 aylık olan mağdureyle, cinsel ilişkiye giren 18 yaş 9 aylık sanık D. ve 15 yaş 8 aylık suça sürüklenen A.`in dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve meydana gelen bu zararın ancak TCK.nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilerek, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması gerekirken, anılan maddenin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube