Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C. DANIŞTAY

Vergi Dava Daireleri Kurulu

 

Esas:  1997/411

Karar: 1998/460

Karar Tarihi: 25.12.1998

 

TARHİYATA KARŞI AÇILAN DAVA - MÜKELLEFİYETİ DEVAM EDEN YÜKÜMLÜNÜN FAALİYETİ OLMASA BİLE KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ VERMESİ GEREĞİ - YÜKÜMLÜ KURUMUN İŞİN BIRAKILDIĞI YOLUNDA YAPILMIŞ BİR BİLDİRİMİNİN BULUNMAMASI

 

ÖZET: Mükellefiyeti devam eden yükümlünün faaliyeti olmasa bile katma değer vergisi beyannamesini vermesi zorunludur. Kaldı ki, yükümlü kurumun işin bırakıldığı yolunda yapılmış bir bildirimi de bulunmadığından, usulsüzlük cezalarının kaldırılması yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

 

(213 S. K. m. 160, 337, 351, 352) (3065 S. K. m. 40, 41)

 

1994 yılının Ocak/Temmuz dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini vermeyen yükümlü adına her bir dönem için ayrı ayrı usulsüzlük cezası kesilmiştir.

 

Cezalara karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve 1995/916 sayılı kararıyla cezaları kaldırmıştır.

 

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Onbirinci Dairesi, ... günlü ve 1996/4241 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 337, 351 ve 352 nci maddeleri ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 40 ve 41 inci maddeleri uyarınca, gayrı faal olanlar da dahil, vergiye tabi işlemi bulunmayan mükelleflerin de katma değer vergisi beyannamelerini vergilendirme dönemini izleyen ayın 25 inci günü akşamına kadar vermek zorunda oldukları, yükümlü şirket tarafından 1994 yılının Ocak/Temmuz dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerinin verilmemesi suretiyle usulsüzlük fiili işlendiği, bu nedenle kesilen cezalarda yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur.

 

Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve 1997/389 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından ticari faaliyetlerinin 1987 yılından itibaren sona erdiğinin iddia edildiği, aksinin idarece kanıtlanmadığı, yoklama memurlarınca düzenlenen ... tarihli yoklama fişi ile şirketin faaliyetini yürüttüğü apartmanın yıkılarak yerine yenisinin yapılmakta olduğunun saptandığı, idarece, şirketin başka bir yerde faaliyette bulunduğunun iddia ve tevsik edilmediği, 3065 sayılı Yasanın 40 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca katma değer vergisi beyannamesi verme mecburiyetinin, faaliyeti devam ettiği halde katma değer vergisi ile ilgili işlemi bulunmayan mükellefler için söz konusu olduğu, kanun koyucunun bu düzenlemedeki amacının, mahsup, indirim ve sonraki döneme devir gibi işlemlerin sağlıklı bir şekilde izlenmesini sağlamaktan ibaret bulunduğu gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.

 

Direnme kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş ve kesilen cezaların yasaya aykırı olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

 

Ocak/Temmuz 1994 dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini vermeyen şirket adına her bir dönem için ayrı ayrı kesilen 1. derece usulsüzlük cezasını kaldıran vergi mahkemesi ısrar kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

 

1994 yılının Ocak ila Temmuz dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini vermeyen ve adına birinci derece usulsüzlük cezası kesilen yükümlü kurum, uzun yıllardan beri ticari faaliyetinin bulunmadığını, faaliyetin yürütüldüğü binanın 1989 yılında yıkıldığını, bunun idare tarafından da tespit edildiğini ileri sürerek cezalara karşı dava açmıştır.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, herhangi bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemi bulunmayan mükelleflerin de beyanname vermek mecburiyetinde oldukları kurala bağlanmıştır. Bu nedenle faaliyeti bulunmasa da katma değer vergisi mükelleflerinin matrahsız beyanname vermeleri gerekmektedir.

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 351 inci maddesinde usulsüzlüğün tarifi yapılmış ve 352 nci maddesinde usulsüzlük dereceleri ile cezalarına yer verilmiş, vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemesi, birinci derece usulsüzlük fiili sayılmıştır.

 

3065 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan kuralına göre mükellefiyeti devam eden yükümlünün faaliyeti olmasa bile katma değer vergisi beyannamesini vermesi zorunludur. Kaldı ki, yükümlü kurumun 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 160 ıncı maddesi uyarınca işin bırakıldığı yolunda yapılmış bir bildirimi de bulunmadığından, usulsüzlük cezalarının kaldırılması yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

 

Bu nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve 1997/389 sayılı ısrar kararının bozulmasına, karar verildi.

 

 

KARŞI OY

 

Temyiz başvurusu; 1994 yılının Ocak-Temmuz aylarına ait katma değer vergisi beyannamesini vermeyen davacı şirket adına kesilen birinci derece usulsüzlük cezasına ait işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararının Danıştay Onbirinci Dairesince bozulmasından sonra, aynı mahkemece; davacı şirketin faaliyetine 1987 yılında son verdiği; bu durumun da, 10.10.1989 tarihinde yapılan yoklama ile tespitli olduğu; faaliyetine son veren şirketin beyanname vermesinin faydası bulunmadığı gerekçesiyle verilen direnme kararının bozulması istemine ilişkindir.

 

Katma Değer Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, mükellefler, vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi, beyanname vermekle yükümlü bulunmaktadır. Öte yandan; Vergi Usul Kanununun 160 ıncı maddesinde de, işi bırakan mükellefler bunu vergi dairesine bildirmekle ödevli kılınmıştır.

 

Bu hükümlere göre; işin bırakıldığının vergi dairesine bildirilmesine kadar işe devam edildiğinin kabulü ve her dönem için, boş da olsa, katma değer vergisi beyannamesi verilmesi gerekmekte ise de; dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin faaliyette bulunduğu binanın yıkılarak yerine yenisinin yapılmakta olduğunun 10.10.1989 tarihli yoklama ile tespit edildiğinin ve davacı şirketin 1987 takvim yılından sonra vergi ile ilgili hiçbir ödevini yerine getirmemiş bulunmasına karşın vergi dairesince 1994 yılına kadar bu nedenle herhangi bir işlem yapılmamış bulunduğunun anlaşılması karşısında; davacı şirketin işi bıraktığının vergi dairesinin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

 

Bu nedenle, temyiz isteminin açıklanan gerekçe ile reddi gerektiği oyu ile aksi yolda verilen karara karşıyız. (¤¤)

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube