Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

2.Dairesi

 

Esas:  2011/1449

Karar: 2012/262

Karar Tarihi: 07.03.2012

 

İDARİ İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ - TÜM SONUÇLARIYLA BİRLİKTE İPTAL EDİLEN İŞLEMİN GÖREVDE YÜKSELME SINAVI OLDUĞU - DAVACIYA ÖDENEN ÖZLÜK HAKLARIYLA İLGİLİ BİR HÜKÜM BULUNMADIĞI - DAVACININ ÖZLÜK HAKLARI YÖNÜNDEN KAZANILMIŞ HAKKININ BULUNDUĞU

 

ÖZET: AYİM 2`nci Dairesinin 26.01.2011 tarih ve 2010/692 - 2011/155 Esas - Karar sayılı kararı ile tüm sonuçlarıyla birlikte iptal edilen işlemin `görevde yükselme sınavı` olduğu, kararda belirtilen `tüm sonuçlarıyla birlikte` ibaresinin, `sınav sonucu yapılan tüm atamalarla birlikte` manasına geldiği, belirtilen iptal kararında, davacıya ödenen özlük haklarıyla ilgili bir hüküm bulunmadığı, iptal kararının, mali sonuçlar doğuracak şekilde uygulanmasının, `kazanılmış hak` ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle, davacının, işlemin iptaline kadar çalıştığı süreler için, özlük hakları yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu.

 

(1602 S. K. m. 48)

 

Davacı, 01.11.2011 tarihinde AYİM`de kayda geçen dava dilekçesinde, özetle; yapılan görevde yükselme sınavı sonucunda MSB`nin 10.08.2010 tarihli yazısına istinaden 01.09.2010 tarihinde Askeri Yargıtay 4`üncü Daire Yazı işleri Müdürlüğüne fiilen katıldığını ve bu tarihten itibaren 11.04.2011 tarihine kadar bu görevi yürüttüğünü, MSB. nin 24.03.2011 tarihli işlemiyle, 11.04.2011 tarihinden itibaren önceki görev yeri olan 4`üncü Daire Yazı işleri müdür yardımcılığı görevine katıldığını, önceki atamasının iptal edilmesinin, idarenin ağır kusurundan kaynaklandığını, belirtilen tarihler arasında icra ettiği yazı işleri müdürlüğü görevi nedeniyle almış olduğu zam ve tazminatların kendisinden geri alınmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu zam ve tazminatlara karşılık gelen 544,94 TL. nin kendisinden iadesinin talep edilmesi üzerine, bu işlemin geri alınması için 14.09.2011 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğunu, bu talebinin 31.10.2011 tarihinde reddedildiğini, idarenin hatalı işleminin sorumluluğunun kendisine yükletilmemesi gerektiğini, yazı işleri müdürlüğünü fiilen yürüttüğü tarihler arasında hak ettiği zam ve tazminatların kendisinden geri alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davacının yürütmenin durdurulması yönündeki talebi, AYİM 2`nci Dairesinin 23.11.2011 gün ve Gensek No: 2011/4759, Esas No: 2011/1449 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.

 

Dava dosyasının incelenmesinden; Davacının Askeri Yargıtay 4`üncü Dairesi Yazı işleri Müdürlüğü görevini ifa ettiği sırada icra edilen görevde yükselme eğitim/sınavı sonrasında MSB`nin 10.08.2010 tarihli yazısına istinaden 01.09.2010 tarihinde Askeri Yargıtay 4`üncü Daire Yazı işleri Müdürlüğüne atandığı, davacının, söz konusu atama işleminin AYİM 2`nci Dairesinin 26.01.2011 tarih ve 2010/692 - 2011/155 Esas - Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, iptal kararı üzerine MSB. nin 24.03.2011 tarihli işlemiyle, 11.04.2011 tarihinden itibaren önceki görev yeri olan 4`üncü Daire Yazı işleri müdür yardımcılığı görevine katıldığı anlaşılan davacının, 01.09.2010 - 11.04.2011 tarihleri arasında icra ettiği yazı işleri müdürlüğü görevi nedeniyle almış olduğu zam ve tazminatlara karşılık gelen 544,94 TL nin kendisinden iadesinin talep edilmesi üzerine, bu işlemin geri alınması için 14.09.2011 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğu, bu talebinin 31.10.2011 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle AYİM`de işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.

 

Davanın tarafları arasındaki ihtilaf, davacının, 01.09.2010 - 11.04.2011 tarihleri arasında icra ettiği yazı işleri müdürlüğü görevi nedeniyle kendisine ödenen 544,94 TL tutarındaki zam ve tazminatların, idarece geri alınmasının hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır.

 

Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacının 01.09.2010 - 11.04.2011 tarihleri arasında fiilen yürüttüğü <Yazı işleri Müdürlüğü> görevi nedeniyle hak ettiği özlük haklarını, müteakiben atamanın iptali nedeniyle geri alınmasının, <kazanılmış hak> ilkesi ekseninde irdelenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

 

Kazanılmış hakkın doğumu birel işlemle oluşmaktadır. Kazanılmış hak, kişiselleşmiş ve kişinin malı olmuş olan haktır. Birel işlemler, hem şart işlemler hem de dar anlamda öznel işlemler kazanılmış hak doğururlar.

 

Hukuka aykırı işlemlerin kazanılmış hak doğurmayacağı kabul edilmektedir. Danıştay da kazanılmış hakkı <mevzuata uygun olarak kazanılan bir hak> kabul etmektedir. Hukuka aykırı işlemlerin kazanılmış hak doğurmayacağı kabul edilmekle beraber, hem öğretide, hem de uygulamada bazı hukuki durumları meydana getireceği belirtilmektedir. Buna kazanılmış durum ya da müesses durum denilmektedir. Ancak kazanılmış durum, belli bir süre-dava açma süresi-geçtikten sonra var olabilmektedir. Bu süre dolmadan önce bir hak doğurmamasına rağmen, süre dolunca kazanılmış durum meydana getirmektedir.

 

Belirli bir sürenin geçmesinin, hukuka aykırılığı ortadan kaldırdığı söylenemez. Ancak kişilerin lehlerine doğan hukuki durumların sınırsız bir şekilde tartışma konusu haline getirilmesi, hukukun güven ve istikrar ilkeleri ile bağdaşmaz. Bu nedenle kişisel sonuçların dokunulmazlığı prensibi gereği, hukuka aykırı işlemden de doğmuş olsalar, belli süre geçince hukuksal durumlar korunur. Bu yüzden hukuka aykırı işlemler, kişi lehine hukuki durumlar doğuruyorsa, ancak dava açma süresi içinde geri alınabilir.

 

Bilindiği üzere, iptal kararı geçmişe etkilidir. İptal kararı üzerine işlem, yapıldığı andan itibaren hukuk düzeninden kalkar. İşlem hiç yapılmamış sayılır. İptal kararının etkisi sadece iptal edilen işlemde kalmamaktadır. İptal kararı, iptal edilen karara istinad eden, onunla doğrudan doğruya alakalı bulunan tasarruflara da şamil olmakta ve bu suretle iptal hükmü, iptal edilen karara dayanan, onunla bağlı bir mahiyet arzeden tekmil tasarrufları ortadan kaldırmak suretiyle, makabline şamil olur. Bu görüş Danıştay tarafından da benimsenmiştir. Danıştay 3.D.nin E.78/151, K.78/199 sayılı kararına göre <İptal kararı tasarrufu ve ona bağlı işlemleri ittihaz edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırarak o tasarrufun ittihazından önceki hukuki durumu ortaya koyar...>

 

Öğretide iptal edilen işlemin doğurduğu hukuki sonuçlar ve iptal edilen işleme dayanılarak yapılan işlemler şeklinde ikili bir ayırım yapılmaktadır. Buna göre, iptal edilen işlemin doğurduğu hukuki sonuçlar, iptal kararından etkilenmezler, geçerliliklerini sürdürürüler. Buna karşın, iptal edilen işleme dayanılarak yapılan işlemler, iptal kararından etkilenerek hukuka aykırı hale gelirler.

 

Atama işleminin iptal edilmesi üzerine memura yapılan ödemeler geri alınmaz. Zira maaş, hizmetin karşılığıdır. Görev süresince alınan maaş işlemin doğurduğu sonuçtur. Bu sonuç iptal kararından etkilenmez. Aksi takdirde kişiyi karşılıksız çalışmaya zorlamak olur ki, bu durum hukuka aykırı bir tutum olur. Ücret bir bakıma müktesep hak oluşturmaktadır.

 

Bir diğer hukuki sonuç ise, bu hizmetin geçerli olup olmadığıdır. Bu hizmet süresi, emeklilikte, terfide, kıdemde temel alınacaktır. Hizmet karşılığında yapılan ödemelerin müktesap hak teşkil edeceği ve geri alınamayacağı kabul edildikten sonra, bu hakkın sebep ve mesnedini teşkil eden hizmeti hükümsüz saymak mantıken ve hukuken mümkün değildir.

 

Burada hizmeti yapılan ödemelerden bağımsız düşünmek de olasıdır. İlgili fiilen çalıştığına göre, başka bir şart aranmadan, hizmetin geçerli sayılması gerekir.

 

Dava konusu olaya bu açıklamalar çerçevesinde bakıldığında; davacı 01.09.2010- 11.04.2011 tarihleri arasında fiilen yazı işleri müdürlüğü görevinde istihdam edilmiştir. Belirtilen görevi fiilen ifa etmekle, bu görevden kaynaklanan zam ve tazminatları da hak etmiştir. Ayrıca, yazı işleri müdürlüğü görevine gerçek dışı beyanı veya hilesi sebebiyle atanmış değildir. Dolayısıyla, söz konusu zam ve tazminatları geri alma işleminin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. AYİM 2`nci Dairesinin 26.01.2011 tarih ve 2010/692 -2011/155 Esas - Karar sayılı kararı ile tüm sonuçlarıyla birlikte iptal edilen işlem `görevde yükselme sınavı` dır. Kararda belirtilen `tüm sonuçlarıyla birlikte` ibaresi, `sınav sonucu yapılan tüm atamalarla birlikte` manasına gelmektedir. Belirtilen iptal kararında, davacıya ödenen özlük haklarıyla ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, iptal kararının, mali sonuçlar doğuracak şekilde uygulanması, <kazanılmış hak> ilkesine aykırıdır. Zira davacının, bu davanın konusu zam ve tazminatları aldığı kadroya atanması, idareyi aldatarak tesisini temin ettiği bir işlem değildir. Bu nedenle, davacının, işlemin iptaline kadar çalıştığı süreler için, özlük hakları yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu değerlendirilmiştir. Belirtilen tespitlere nazaran, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

 

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

 

Davacı......`in yazı işleri müdürlüğü görevinden kaynaklanan zam ve tazminatlarının geri alınması İŞLEMİNİN İPTALİNE,

 

07 MART 2012 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube