Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C. DANIŞTAY

3.Dairesi

 

Esas:  1997/4476

Karar: 1999/1617

Karar Tarihi: 29.04.1999

 

DEĞER ARTIŞI KAZANÇLARI - VERGİLENDİRİLEMEYECEK KAZANÇ VE İRATLAR

 

ÖZET: İnşaat malzemeleri ticareti yaparken vefat eden murisin ferdi işletmesine dahil demirbaşların bilançoda kayıtlı değerleri ile emsal bedelleri arasındaki farkın, mirasçıları tarafından değer artış kazancı olarak beyan edilmediğinden bahisle tarhiyat yapılmasında yasal isabet bulunmamaktadır.

 

(193 S. K. m. 81, mükerrer m. 80) (743 S. K. m. 586)

 

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

 

Karşı Taraf: ... Mirasçıları - ... vasisi

 

.... .... vasisi .... ... vasisi .... ... vasisi

 

İstemin Özeti: İnşaat malzemeleri ticareti işiyle uğraşmakta iken vefat eden mükellefin 1996 yılı defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bulunan matrah farkı üzerinden mirasçılar adına ikmalen salınan gelir vergisi ve fon payı ile bunlara bağlı olarak kesilen ağır kusar cezalarına karşı açılan davayı uyuşmazlığın 14.3.1996 tarihinde vefat eden murisin ferdi işletmesine dahil kıymetlerden bir kısmının bilançoda kayıtlı değerlen ile emsal bedelleri arasındaki farkın, değer artış kazancı olarak beyan edilmesi gerektiği halde beyan edilmemesi nedeniyle aradaki fark üzerinden yapılan cezalı tarhiyata ilişkin olduğu. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80/6. maddesinde faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancına tabı olacağının hükme bağlandığı, olay bu yasa hükmüne göre değerlendirilmiş ise de ölüm nedeniyle faaliyeti duran işletmeye ait malzeme ile nakil vasıtalarının, işletmenin faaliyetine devam etmediği gerekçesiyle emsal bedeli yöntemiyle değerlenerek arada doğan farkın değer artış kazancı olarak vergilendirilmesinin mümkün olmadığı. Türk Medeni Kanununun 586. maddesinde de bazı sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla mirasçıların terekeyi diledikleri gibi taksim edebilecekleri öngörüldüğünden miras yoluyla intikal eden malların bilançoda kayıtlı olan değere göre yeniden değerlendirilerek, işletmenin faaliyetine devam etmediği kıstasından hareketle aradaki farkın değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulmasında yasal isabet bulunmadığı, kaldı ki gelir üzerinden vergi alınmasını amaçlayan Gelir Vergisi Kanunu ile intikal eden servetlerin paylaşımının vergilendirilmesinin amaçlanmadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu cezalı tarhiyatı kaldıran Denizli Vergi Mahkemesinin 4.7.1997 gün ve E:1997/109, K:1997/243 sayılı kararının; mirasçılara intikal eden ticari sermayeye dahil malların intikali sırasında gelir vergisinin aranmamasının, ancak Gelir Vergisi Kanununun vergilendirilmeyecek değer artış kazançlarıyla ilgili 81/1. maddesi hükmü uyarınca kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle aynen devir alınması şartları ile mümkün olabileceği, mükellefin ölümünden sonra mirasçıları tarafından işletmenin faaliyetine devam olunmadığından işletmeye dahil demirbaşların işletmeden çekildiği kabul edilerek, emsal bedeli ile değerlenmesi suretiyle ortaya çıkan değer artış kazancının vergilendirilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir.

 

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

 

Tetkik Hakimi: Süleyman Kurt

 

Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

 

Savcı: Cavit Zeybek

 

Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtileri nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

 

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına 29.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube