Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C. DANIŞTAY

4.Dairesi

 

Esas:  2012/2105

Karar: 2012/6917

Karar Tarihi: 20.11.2012

 

ÖDEME PLANININ İPTALİ İSTEMİ - DAVA AÇMA SÜRESİNİN SON GÜNÜNÜN ÇALIŞMAYA ARA VERME ZAMANINA RASTLADIĞI - DAVADA SÜRE AŞIMI BULUNDUĞU GEREKÇESİYLE DAVAYI REDDEDEN MAHKEME KARARINDA HUKUKA UYARLIK GÖRÜLMEDİĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI

 

ÖZET: 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasına ilişkin olarak düzenlenen ödeme planının iptali istemiyle dava açılmıştır. Mali tatil süresince işlemeyen süre nedeniyle dava açma süresinin son gününün çalışmaya ara verme zamanına rastladığı dikkate alındığında, … tarihine kadar dava açılabileceği anlaşıldığından, … tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

 

(2577 S. K. m. 7, 8, 20) (5604 S. K. m. 1)

 

İstemin Özeti: Davacının başvurusu üzerine vergi borçlarının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasına ilişkin olarak düzenlenen ödeme planının iptali istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 24/1/2012 günlü ve E:2011/1664, K:2012/135 sayılı kararıyla; davacının 5.5.2011 tarih ve 15948 sayılı dilekçesi üzerine oluşturulan ödeme planının davacıya 5.5.2011 tarihinde tebliğ edilmesine karşın 17.8.2011 tarihinde açılan davada, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren başlayan otuz günlük dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı, ödeme planını 29.6.2011 tarihinde aldığını ve yapılandırmanın hatalı olması nedeniyle aynı gün itiraz ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

 

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

 

Tetkik Hâkimi B. Barış ÖZKANAY`ın Düşüncesi: Dava konusu ödeme planının davacıya 5.5.2011 tarihinde tebliğ edildiği davalı İdarece yazılı belgeyle kanıtlanamadığından, davacının tebliğ ve öğrenme tarihi olarak gösterdiği 29.06.2011 tarihine göre davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, süre aşımı nedeniyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesine gerek görülmeyerek işin esası incelenip gereği görüşüldü:

 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 7`nci maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda; tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı belirtilmiş, aynı Kanun`un 8 inci maddesinin 3 üncü bendinde <Bu kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.> hükmüne yer verilmiştir.

 

5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; her yıl Temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil uygulanacağı, Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, mali tatilin Temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden itibaren başlayacağı, üçüncü fıkrasında ise Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirli sürelerde yapılması gereken muhasebe kayıt, bildirim süreleri ve vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma sürelerinin mali tatil süresince işlemeyeceği; belirtilen sürelerin mali tatilin bitiminden itibaren tekrar işlemeye başlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

 

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, vergiyle ilgili idari işlemlere ilişkin dava açma süresinin yazılı bildirim tarihini izleyen günden başlamak üzere 30 gün olduğu, dava açma süresinin mali tatil süresince işlemeyeceği, sürenin mali tatilin bitiminden itibaren tekrar işlemeye başlayacağı anlaşılmaktadır.

 

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun <Dosyaların incelenmesi> başlıklı 20`nci maddesinde; Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin, belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri; bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, haklı sebeplerin bulunması halinde bu sürenin, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği; taraflardan birinin ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilerek ara kararında bu hususun ayrıca belirtileceği kuralına yer verilmiştir.

 

İncelenen dosyada, davalı İdare tarafından, davacının başvurusu üzerine vergi borçlarının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasına ilişkin olarak düzenlenen ödeme planının 05.05.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği belirtilmiş ve Vergi Mahkemesince de bu tarih esas alınmak suretiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; davacı, söz konusu ödeme planını 29.06.2011 tarihinde tebliğ aldığını ileri sürmektedir. Dosyada dava konusu ödeme planının tebliğine ilişkin belge bulunmadığından davacı iddiasının araştırılması amacıyla 16.04.2012 günlü ve E:2012/2105 sayılı ara kararımızla davalı İdareden 6111 sayılı Kanun`a göre düzenlenen ödeme tablosunun davacıya tebliğine ilişkin belgenin okunaklı ve onaylı bir örneği istenmiş ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 20`nci maddesi uyarınca 30 gün içinde ara kararı gereğinin yerine getirilmesi, aksi halde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği hususu ara kararımızda belirtilmiştir. Davalı İdarece, ara kararı gereği yerine getirilmediği gibi temyize cevap dilekçesinde de bu hususa ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmemiş ve belge eklenmemiştir.

 

Bu durumda, dava konusu ödeme planının davacıya 05.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği davalı İdarece yazılı belgeyle kanıtlanamadığından, davacının tebliğ ve öğrenme tarihi olarak gösterdiği 29.6.2011 tarihinin dava açma süresinin hesabında esas alınması gerekmektedir.

 

Buna göre, yukarıda belirtilen Kanun hükümleri uyarınca mali tatil süresince işlemeyen süre nedeniyle dava açma süresinin son gününün çalışmaya ara verme zamanına rastladığı dikkate alındığında, 12.09.2011 tarihine kadar dava açılabileceği anlaşıldığından, 17.08.2011 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

 

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 24/1/2012 günlü ve E:2011/1664; K:2012/135 sayılı kararının bozulmasına 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube