Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

T.C. DANIŞTAY

13.Dairesi

 

Esas:  2011/2704

Karar: 2011/3891

Karar Tarihi: 20.09.2011

 

REKABET KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ - DAVA KONUSU KARARIN UYARICI NİTELİKTE BİR İŞLEM OLDUĞU - GEÇİCİ TEDBİR NİTELİĞİ TAŞIMADIĞI - İŞLEMİN ESASININ İNCELENMESİ OLANAĞI BULUNMADIĞI

 

ÖZET: Dava konusu karar, 4054 sayılı yasa uyarınca tesis edilen dikey anlaşmaların 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı tebliğin sağladığı grup muafiyetinden yararlanabildiği, bahse konu dikey anlaşmalara 4054 sayılı yasa çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı, bu nedenle, taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde aralarındaki dikey anlaşmaları sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde, haklarında 4054 sayılı yasa çerçevesinde işlem başlatılacağı konusunda uyaran bir işlem olup, işlemde, geçici tedbir niteliği de bulunmamaktadır.

 

(2577 S. K. m. 2, 4, 5, 6, 7, 9, 14, 15) (4054 S. K. m. 27, 40, 41)

 

Davanın Özeti: Rekabet Kurulu`nun 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52sayılı kararının, davacı şirket ile Güneştepe Petrol İnşaat Gıda Turizm Eğitim ve Ticaret Limited Şirketi ve Ersay Turizm ve Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasındaki dikey anlaşmalara yönelik kısımlarının iptali istenilmektedir.

 

Savunmanın Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

 

Danıştay Tetkik Hakimi Zühal Aysun SUNAY`ın Düşüncesi: 2577 sayılı Kanun`un 15-1/b maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi`nce, 2577 sayılı Kanun`un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü;

 

Dava, Rekabet Kurulu`nun 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararının, davacı şirket ile Güneştepe Petrol inşaat Gıda Turizm Eğitim ve Ticaret Lirmted Şirketi ve Ersay Turizm ve Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi arasındaki dikey anlaşmalara yönelik kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.

 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 2. maddesinde, idari dava türleri sayılmış ve iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; Kanun`un dava dilekçeleri üzerine yapılacak ilk incelemeyi düzenleyen 14. maddesinin 3/d bendinde ise, dava dilekçesinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden de inceleneceği hükme bağlanmıştır.

 

Bilindiği gibi, idari işlemlerin idari davaya konu olabilmeleri için, kesin ve yürütülebilir olma niteliklerini birlikte taşımaları gerekmektedir. Başka bir anlatımla, işlemin yürütülebilir duruma gelmesi, mevzuatta öngörülen unsurları taşıması ve uygulamaya konulmaya hazır bulunması iptal davası için zorunlu koşullardan birisidir. Ön işlemler ise, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerin ortaya çıkarılmasına yönelik hazırlık işlemleridir ve tek başına kişiler üzerinde hukuksal etki yaratmazlar. Bu nedenle iptal davasına konu edilemezler.

 

Bu itibarla, Rekabet Kurulu`nun dava konusu 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararının, yukarıda özellikleri belirtilen idari işlem çerçevesi içinde değerlendirilmesinin yapılması, idari davaya konu olabilme niteliğinin irdelenmesi gerekmektedir.

 

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun`un 27. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun`da yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında, başvuru üzerine veya re`sen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun`da düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idari para cezaları uygulamak Rekabet Kurulu`nun görevleri arasında sayılmış; 40. maddesinde, Kurul`un, re`sen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği belirtildikten sonra 41. maddesinde, önaraştırma raporunun Kurul`a teslimini takip eden 10 gün içinde, Kurul`un elde edilmiş olan bilgileri değerlendirerek karar vermek üzere toplanacağı ve soruşturma açılmasına veya açılmamasına

karar vereceği düzenlenmiştir.

 

Diğer yandan, 4054 sayılı Kanun`un Kurul kararlarına karşı yargı yolunu düzenleyen 55. maddesinde ise, Kurul`un nihai kararlarına, tedbir kararlarına ve idari para cezalarına ilişkin kararlarına karşı açılacak iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği hükme bağlanmıştır.

 

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin taraf olduğu iki ayrı dikey anlaşma hakkında şikayet başvurusunda bulunulduğu, Güneştepe Petrol İnşaat Gıda Turizm Eğitim ve Ticaret Limited Şirketi (Güneştepe Petrol) tarafından Kuruma 30.11.2010 tarihinde gönderilen şikayet dilekçesinde özetle; mülkiyeti Güngören Güneştepe Tabakçılar Cami Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği (Güngören Derneği)`ne ait olan arazinin 05.03.2004 tarihinde Güneştepe Petrol tarafından kiralandığı, 05.04.2005 tarihinde Güngören Derneği tarafından davacı şirket lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tanındığı, 22.08.2005 tarihinde ise Güneştepe Petrol ile davacı şirket arasında işleticilik anlaşması imzalandığı, 05.11.2009 tarihinde söz konusu arazinin Güngören Derneği tarafından Güneştepe Petrol`e satıldığı belirtilerek, istasyonun bulunduğu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının kaldırılması için gereğinin yapılmasının talep edildiği, Ersay Turizm ve Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi (Ersay Petrol) tarafından Kurum kayıtlarına 27.09.2010 tarihinde giren şikayet dilekçesinde ise özetle; mülkiyeti Devlet Demiryollarına ait olan ve Mersin ili, Nusratiye Mahallesi istasyon Mevkiinde bulunan taşınmazın, halen Ersay Petrol ortağı olan Yılmaz Er`e 08.10.1992 tarihinde Yap-işlet-Devret modeliyle devredildiği, söz konusu taşınmaz üzerindeki istasyonun Ersay Petrol tarafından inşa edildikten sonra davacı şirket ile bayilik anlaşması yapıldığı, 23.02.1995 tarihinde ise davacı şirket lehine 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkı süresinin dolmasından sonra 28.02.2005 tarihinde yine davacı şirket lehine 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan 10 yıl süreli devir sözleşmesinin 2002 yılında sona ermesinin ardından yapılan 1`er yıllık kira sözleşmeleri çerçevesinde istasyonun Ersay Petrol tarafından işletildiği, kira bedellerinin Ersay Petrol tarafından Devlet Demiryollarına ödendiği, bu çerçevede istasyonun bulunduğu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ermesi gerekirken yapılan ihtarlara rağmen davacı şirket tarafından intifa hakkının kaldırılmadığı iddialarının yer aldığı, başvuru üzerine önaraştırma yapılmasına karar verildikten sonra, önaraştırma sonucu alınan dava konusu 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı Rekabet Kurulu kararında yapılan başvurular ile ilgili olarak; malikler ile bayiler arasında bağlantı bulunduğundan taraflar arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ`in 5. maddesinin (a) bendinde yer alan istisna hükmünden yararlanmadığı, bahse konu anlaşmalara 4054 sayılı Kanun`un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı, bu nedenlerle 4054 sayılı Kanun`un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde söz konusu anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’a uygun hale getirmeleri gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesi hususunda Başkanlığın görevlendirilmesine karar verildiği, hakkında şikayet başvurusunda bulunulan davacı şirket tarafından da sözü edilen Kurul kararının iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

 

4054 sayılı Kanun`un 9. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul`un, ihbar, şikayet ya da Bakanlığın talebi üzerine veya re`sen bu Kanun`un 4., 6. ve 7. maddelerinin ihlal edildiğinin tespiti halinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu Kanun`un Dördüncü kısmında belirtilen hükümler çerçevesinde, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunması için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları kapsayan bir kararı bildireceği; üçüncü fıkrasında, Kurul`un, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildireceği; dördüncü fıkrasında ise, Kurul`un, nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbirler alabileceği hükme bağlanmıştır.

 

Dava konusu Rekabet Kurulu kararı; 4054 sayılı Kanun`un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tesis edilen, dikey anlaşmaların 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ`in sağladığı grup muafiyetinden yararlanabildiği, bahse konu dikey anlaşmalara 4054 sayılı Kanun`un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı, bu nedenle taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde aralarındaki dikey anlaşmaları sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı konusunda uyaran bir işlem olup, işlemde 9. maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen geçici tedbir niteliği de bulunmamaktadır.

 

İdari işlemlerin yukarıda belirtilen niteliği ve dava konusu işlemin içeriği birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Kurul kararının, kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, buna karşılık takdirin anlaşmaların taraflarında olmak üzere, Kanun`un 4. maddesine aykırı görülen dikey anlaşmalara son verilmesi konusunda uyarılmasına ve ilgililerin bilgilendirilmesine yönelik bir işlem olduğu anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda; 2577 sayılı Kanun`da yer alan yasal düzenleme karşısında, idari davaya konu edilebilecek nitelikleri taşımayan dava konusu Kurul kararının iptali isteminin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanun`un 15-1/b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 120,70-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu`na temyiz yolu açık olmak üzere, 20.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

 

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube