Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 
Şikayetli avukat hakkında “27.06.2010 tarihinde nöbetçi olmadığı halde 2010/414 No’lu soruşturma dosyasında mağdur KO’ın sorgusuna katıldığı, 05.07.2010 tarihinde vekaletname almasına ve ilgili hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış olmasına rağmen dosyaya ibraz etmediği, ancak 26.08.2010 tarihli talep ile CMK müdafii ücreti aldığı, yargılama aşamasında kişiye başka bir avukatın atanması üzerine kendisinin görevlendirilmesi gerektiği konusunda tartışma yaşaması üzerine dosyaya vekaletnameyi ibraz etmek zorunda kaldığı, amacının hem müdafilik ücreti hem de vekaletnameye dayalı ücret almak olduğu, avukatın cezaevinde müvekkili bulunmayan şahıslarla görüşerek davaları takip etmeye çalıştığı, başka bir dosyada avukatın rızası olmadan vekaletname sunduğu ve bu avukata azilname gönderttiği, aynı vekaletname ile vekil tayin edildiği şahıslardan biri hakkında vekaleti kullanırken diğerine de müdafii görevlendirilmesini istemesi yönünde telkinde bulunduğu ve bu suretle avukatlık meslek kurallarına aykırı hareket ettiği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir. Şikayetli avukat savunmasında, KO’ın ifadesine kolluk tarafından telefonla çağırıldığını, zorunlu müdafilik kapsamında CMK Yönetmeliği uyarınca ücret aldığını, kişinin vekaletnamesini hukuk mahkemelerinde tazminat davası açmak üzere aldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını, kovuşturma aşamasında başka bir avukatın tayin edilmesi üzerine müvekkilin talimatıyla Ağır Ceza Mahkemesi’ne vekaletname sunduğunu, bu konuda tartışma yaşamadığını, mesleğe başladığı tarihten bu yana avukatlık meslek ve onurunu korumaya çalıştığını, hiçbir meslektaşının müvekkiliyle görüşmediğini, birçok meslektaşının müvekkillerinin kendisiyle görüşmek için dilekçe verdiğini, fakat etik bulmadığı için görüşme yapmadığını, bahsi geçen dava dosyasında aynı vekaletname ile vekil tayin edildiği şahıslardan birinin vekilliğini yaparken diğerininkini yapmamasının nedeninin aralarında menfaat çatışması bulunması olduğunu, şikayetçi avukatın ifadelerinin mesleki itibarını olumsuz etkilediğini bildirmiştir. Baro Disiplin Kurulu, yapılan disiplin kovuşturması sonucunda 26.06.2012 tarih, 2012/5 esas ve 2012/7 karar sayılı karar ile şikayetli avukatın “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesine göre, “Hakkaniyete uygun yargılama” , “silahların eşitliği” ni zorunlu kılar. Yargı organı önünde sahip oldukları hak ve yükümlülükler açısından taraflar arasında tam bir eşitliğin kurulması ve bu dengenin bütün yargılama aşamasında sürdürülmesi gerekir….. taraflar arasında “silahların eşitliği”, sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin sağlanması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. ( Del Court / Belçika 1970, Monnel ve Morris / İngiltere 1987, Ekbatani / İsveç 1988 ) Dosyadaki bilgi ve belgelerden, disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin 21.06.2012 tarihli ve 2012/74 karar sayılı Yönetim Kurulu kararı üzerine açılan disiplin kovuşturmasında, Baro Disiplin Kurulu’nun şikayetçi ve şikâyetliye tebligat yaparak, başkaca iddia ve savunmaları ile delilleri olup olmadığını sorması, şikâyetli avukata kovuşturmanın duruşmalı yapılmasını isteyip istemediğini sorması, duruşma istendiği takdirde duruşma günü tayini ile usule uygun tebligat yapılarak duruşmada savunmalarının alınması, bu işlemler tamamlandıktan sonra kovuşturmaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Baro Disiplin Kurulu tarafından bu usule uygun hareket edilmediği, Yönetim Kurulu kararından 5 gün sonra Baro Disiplin Kurulu tarafından şikayetli avukat hakkında Uyarma cezası verilerek kovuşturmanın sonuçlandırılmış olduğu görülmüş ve bu durumun savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan Avukatlık Yasasının 137.maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır. Kurulumuzun önceki kararlarında da belirtildiği üzere, disiplin kovuşturmasının açılmasından sonra Baro Disiplin Kurulu tarafından Avukatlık Yasasının 137.maddesi uyarınca şikayetli avukata en az on günlük süre verilmek suretiyle savunmasının istenmesi, başkaca savunması ve göstermek istediği delilleri varsa sunmasının istenmesi, Avukatlık Yasasının 144. maddesi uyarınca kovuşturmanın duruşmalı yapılmasını isteyip, istemediğinin sorulması, talebi halinde veya gerek görülmekte ise kovuşturmanın duruşmalı yapılması, silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesinin korunması açısından, şikâyetçiden de kovuşturma aşamasında bildireceği hususlar ve göstereceği başkaca delil varsa sorulması gerekmektedir. Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yukarıda belirtilen hususlar yerine getirildikten sonra oluşacak duruma göre bir karar vermek üzere, Baro Disiplin Kurulu’nun şikayetli avukat hakkında “Uyarma cezası verilmesine” ilişkin kararının bozulması gerekmiştir. Sonuç olarak, şikâyetli avukatın itirazının kabulü ile …Barosu Disiplin Kurulunun “Uyarma cezası verilmesine” ilişkin kararının BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube