Ana Sayfa
0.312 231 02 25
 

Şikâyetli avukat hakkında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Müşaviri görevinden emekli olmasına karşın .. İdare Mahkemesi’nin 2008/58 Esas sayılı dosyasında H.Ö. vekili olarak kurumuna karşı Avukatlık Yasası 14 ve 2531 sayılı “Kamu Görevinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkındaki Kanun” un “yasak ve süresi” başlıklı 2. maddesine aykırı davrandığı iddiasıyla açılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülmeyerek disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Şikâyeti avukat savunmalarında özetle; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Müşavirliği görevinden 25.01.2007 tarihinde emekliye ayrıldığını 1136 sayılı Avukatlık kanununun 14. Maddesini ihlal kastı ile hareket etmediğini, kanunda 2 yıl olarak öngörülen sürenin zihninde 1 yıl olarak yer etmesi nedeniyle bu sureyi doldurmuş olduğu inancıyla engeli kalmadığını düşünerek vekâletname üstlendiğini, kurumu zarara uğratmadığını, hakkında eylem nedeniyle açılan davadan beraat ettiğini, suçsuz olduğunu savunmuştur.

İncelenen dosya kapsamından; Kurumdan 25.01.207 tarihinde emekliye ayrılan Şikâyetlinin 16.05.2008 tarihinde … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/69 Esasında kayıtlı dosyada H.Ö. vekili olarak “idari yaptırım kararına itiraz” davası açtığı, itirazın reddi üzerine … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/162 D.İş esasında karara itiraz ettiği, … İdare Mahkemesi’nin 2008/508 Esasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine dava açtığı, eylem nedeniyle “Görev Gereklerini Yerine Getirmemek” iddiasıyla … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.03.2010 gün ve 2009/470 Esasında açılan kamu davasında Mahkeme’nin 2010/59 Karar sayılı kararı ile “1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 14. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre geçmeden sanığın aynı kurum aleyhine … İdare Mahkemesinde ye … Sulh Ceza Mahkemesinde davalar açtığı yukarıda da içeriği açıklanan kararlarla tespit edilmiş ise de, sanık tarafından açılan davalar sonucu daha önceden bağlı bulunduğu kurunun bir zarara olmadığı gibi kamusal bir zararın da gerçekleşemediği bu tespitler karşısında TCK’nun 257/1.rnaddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmak suçunun yasal unsurlarından olan zarar unsurunun gerçekleşmediği ve sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerin TCK`da bakaca bir suç olarak da düzenlenmediği göz önünde bulundurularak sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının gerçeklemediği” gerekesi ile beraatına karar verildiği görülmektedir.

Avukatlık Yasası M. 140/3, “Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.” hükmünü amirdir.

Bu yasal düzenleme karşısında ceza davasının konusuna giren eylem ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette ise Avukatlık Yasası’nın 140. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca, avukatın beraat etmiş olması disiplin kovuşturması açılmasına ve koşulları mevcut olduğu takdirde disiplin cezası verilmesine engel oluşturmamaktadır.

Nitekim Danıştay 8. Dairesi’nin 20.11.2006 gün ve 2005/ 3760 esas, 2006/4476 karar sayılı kararı: “Uyuşmazlık; avukat olarak görev yapan davacının altı ay süre ile işten çıkarılmasına ilişkin... Barosu Disiplin Kurulu kararı ile bu kararı para cezasına çevirerek onayan Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali isteminden kaynaklanmaktadır.

Avukatlık Yasası’nın 140. Maddesinde, avukat hakkında başlatılmış olan ceza kovuşturmasının disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacağı, eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatla sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemden dolayı disiplin kovuşturmasının o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır.Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçları bakımından temel nitelik farkları mevcuttur, işte bu sebepledir ki kanun koyucu ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenlemeye yer vermektedir.

Olayda, davacının eylemi nedeniyle her ne kadar adli yargıda “hizmet sebebiyle emniyeti suiistimal” suçundan dolayı açılan kamu davasında delil yetersizliğinden beraat ettiği açık ise de, bu durumun disiplin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, disiplin kovuşturmasına konu eylemin adli yargı kararından bağımsız olarak incelenebileceği açıktır.

Bu durumda, sadece Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş olan beraat kararına atıfta bulunularak, üzerine atılı disiplin suçunu işlemediği sonucuna varılmakla, dava konusu işlemin bu gerekçe ile iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Görüşü ile salt beraat nedeniyle disiplin cezası verilmesine yer olmayacağına karar verilemeyeceğini, unsurları varsa disiplin cezası tayin ve takdirinin zorunlu olduğunu bildirmektedir.

Avukatlık Yasası madde 14/2 , “Devlet, belediye, il özel idare ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren iktisadi Devlet Teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinde çalışanlar, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte bulunamazlar.” hükmünü amirdir.         

Bu yasal düzenleme karşısında “zarar oluşmadığı” veya “suç kastı bulunmadığı” gerekçesi ile diplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilemez. Şikâyetli avukatın eylemi Avukatlık Yasası 14/2, 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelere aykırı olmakla itirazın kabulü ile disiplin cezası tayini gerektirmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetçi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın itirazının kabulü ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 28.12.2012 gün ve 2010/309 Esas, 2012/302 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, Şikâyetli avukat H. Ö.’un KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, oybirliği ile karar verildi.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ BAYTOK HUKUK BÜROSU
Korkutreis Mahallesi Sezenler Caddesi No: 4/16 06430 Sıhhiye / Çankaya - ANKARA
Tel: +90 312 231 02 25
Fax: 0 312 231 02 26
E-mail: info@baytokhukukburosu.com
Başa Dön
Facebook
Twitter
Youtube